banner17

Varlık, Özdenören için ne dedi?

İdeolojik körlük bu ülkede en çok da sol kemalizme yakışan bir özelliktir. Bir sol yayında bir müslümanı görünce bu yüzden şaşar kalırız.

Varlık, Özdenören için ne dedi?

2008 yılının sonbaharında Sel Yayıncılık, Kadın Öykülerinde Ankara adında derleme bir kitap yayımlamıştı. O tarihlerde yayımlanan -Türkiye’nin en köklü kitap eki- Cumhuriyet Kitap’ta bu kitabın yazarlarının görüşlerine yer verilmişti; aralarında Yıldız Ramazanoğlu ve Cihan Aktaş da vardı, ki garipliği sonradan farkettim: Diğer yazarların fotoğrafları sayfada yer alıyorken, bu iki yazarın fotoğrafları yoktu. Biraz sayfa editörüne acıma yüklü, biraz da içim acıyarak gülmüştüm bu manzaraya. Bu komik, “öteki” yazarları hasıraltı etme “operasyon”una. Dergilerdeki, edebiyattaki, düşüncedeki bu tür anlamsız kamplaşmalardan nefret ederim. Anlamsız gelir yani; bir yazar “iyi”yse, “biz”den değil diye onu neden görmezden geleyim ki? Benim seviyeme uymuyor bu.

Varlık
(+)

Sol alt köşede Rasim Özdenören

Varlık’ın Temmuz sayısını elime aldığımda, “Yaşar Nabi Nayır Gençlik Ödülleri” yuvarlağı dikkatimi çekti, şiir ve hikâye alanında ödül alan isimleri zihnime nakşettim. O sırada bulunduğum kitapevinde rastlaştığımız Selçuk Abi’nin [Azmanoğlu] sorusuyla yöneldim bu yazının konusuna: “Kapaktaki Rasim Abi fotoğrafını gördün mü?” Sol alt köşeye baktım ki Rasim Özdenören. Varlık Dergisi ve Rasim Özdenören? Alışık değiliz böylesi duvar yıkımlarına sevgili okur. İnsan, elinde olmadan umuda kapılıyor yahu! Bir Mustafa Şerif Onaran’ın Hece’de yazması ve birçok sosyalist ismin Hece’ye katkı sağlaması, mesela Hüseyin Alemdar’ın Yedi İklim’de şiirlerini yayımlaması, Cihan Aktaş’ın Taraf’ta, Ömer Erdem’in Radikal Kitap’ta bir köşesinin bulunması, Leyla İpekçi’nin Zaman’da yazmış olması beni katıksız sevinçlere yönelten durumlarken, bunların üzerine bir de Varlık’ın kapağında Rasim Özdenören’in fotoğrafını görmek.

Mustafa Şerif OnaranÖykü anlayışının çevrenini genişletiyor

Varlık’ın Temmuz 2010 tarihli bu 1234. sayısında Mustafa Şerif Onaran, Rasim Özdenören’in İmkânsız Öyküler kitabı üzerine neredeyse her yazısında olduğu gibi nirengi noktasını yakalayan tespitler içeren bir yazı kaleme almış. Yıllar önce Rasim Özdenören hakkında kaleme aldığı bir yazıdan yola çıkarak, öykünün imkânlarına değiniyor Mustafa Şerif Onaran. Necip Tosun’un Türk Öykücülüğünde Rasim Özdenören kitabından yaptığı bir alıntıyla, Çarpılmışlar kitabında noktalama işaretleri kullanmayarak yeni bir imkân oluşturduğunu söyleyen Rasim Özdenören’in ve o dönemde bunu deneyen yazarların zorlama bir yolu seçtiklerini belirten Onaran, sözü Özdenören’in son kitabına getiriyor.Rasim Özdenören

İmkânsız Öyküler’de birçok öyküdeki başlangıç ve sonun belirsizliğini, bazı öykülerin sonsuzluğunu [bkz. Kitabın ilk öyküsü “Kel Satıcı”], aynı zamanda bu öykülerin gerçekten de kopmadığını bir araya toplayarak, bu kitaptaki öykülerin “deneysel öykü” için yeni bir çıkış olduğunu söylüyor ve ekliyor Onaran: “Rasim Özdenören’in 80 deneysel öyküsü, yer yer şaşırtıcı dil özellikleriyle yeni öykülere çağırıyor bizi. Öykü anlayışının çevrenini* genişletiyor.”

 

*çevren: ufuk, göz erimi

M. Fatih Kutan bir körlük daha tedavi edildiği için sevindi

Güncelleme Tarihi: 08 Temmuz 2010, 20:17
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
Mustafa UĞURLU
Mustafa UĞURLU - 8 yıl Önce

Sol kesimin görmezden gelmesi meselesine bir de diğer yönden baksak nasıl olur. Onların (biz)i görmezden gelmesine üzülüp onlardan bir yerlerde görüldüğümüz zaman da sevinmek aşağılık psikolojisi değil midir? Başka mahalle tarafından hoş görülmek bizim için çok da sevindirici olmamalı. Onlar tarafından kabul görülmek bizim için kıstas olmamalı.

Gülden Menekşe
Gülden Menekşe - 8 yıl Önce

Güzel bir haberdi teşekkürler.

banner8

banner19

banner20