Ürdün'de Türk-Arap kültür ilişkileri tartışıldı

“Türk-Arap Müşterek Değerler Sempozyumu” Ürdün’de yapıldı. Sempozyuma Türkiye’den Nabi Avcı, Hayati Develi Bekir Karlığa gibi isimler de katıldı..

Ürdün'de Türk-Arap kültür ilişkileri tartışıldı

 

Arap ülkeleriyle Türkiye arasındaki ortak kültürel değerlerin ele alındığı ve Türkiye başta olmak üzere çeşitli Arap ülkelerinden pek çok katılımcının sunumlarıyla katkıda bulunduğu Türk-Arap Müşterek Değerler Sempozyumu Ürdün’de yapıldı. Ürdün Başbakanı Abdullah en-Nusur, Milli Eğitim Bakanmızı Nabi Avcı, Ürdün Büyükelçimiz Sedat Önal, Yunus Emre Kültür Enstitüsü Başkanı Hayati Develi ve Ürdün eski Kültür Bakanı Salah Cerar sempozyuma katılanlar arasındaydı.

Sempozyum başta Yunus Emre Türk Kültür Enstitüsü olmak üzere Unesco, BM, Arap Üniversiteler Birliği ile Kültür ve Turizm Bakanlığı gibi pek çok kuruluş tarafından desteklenerek organize edilmişti. Sempozyumun açılışı başkent Amman’daki Ürdün Üniversitesi’nde yapıldı. Ürdün Başbakanı Abdullah en-Nusur açılış konuşmasında “Türk kültür ve medeniyeti kültürel mirasımızın bir parçasıdır" dedi. Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı ise konuşmasında aradaki kadim ve kuvvetli bağların varlığına dikkat çekerek, iki ülke arasındaki kültürel ilişkileri eğitim kanalıyla geliştirmeye çalıştıklarını ifade etti.

Sempozyum açılışını ise Başbakan Kültür İşleri Başdanışmanı ve Medeniyetler İttifakı Türkiye Eşgüdüm Başkanı Prof. Dr. Bekir Karlığa yaptı. Konuşmasında Türklerle Araplar arasındaki kadim ilişkilere değinen Karlığa, bu dostluğun son zamanlarda daha da pekiştiğini vurguladı. Açılış konuşmaları arasında ayrıca Prof.Dr. Abdullah Uçman “Rıza Tevfik’in Kral 1. Abdullah’a Mektupları” adlı sunumunda Rıza Tevfik’le Ürdün Kralı 1. Abdullah arasındaki mektuplardan okudu. Sempozyum daha sonra Ürdün Üniversitesi Diller Merkezi’nde devam etti.

Türk-Arap ilişkilerinin dini, siyasi ve kültürel boyutunun kelimelere yansıdığını görüyoruz

Türk-Arap Ortak Değerler Sempozyumu’nda bir dil öğrencisi olarak en çok üzerinde durduğum mesele Arapça ve Türkçe arasındaki ilgi oldu diyebilirim. Bu kelimeler ortak tarihimizin adeta birer şahidi niteliğinde. Bu birlikteliği besleyen iki dilde de bu kadar çok ortak kelimenin bulunmasının sebebi Türk-Arap ilişkilerinin asırlar öncesine dayanmasıdır. Bu ilişkilerin dini, siyasi ve kültürel boyutunun kelimelere yansıdığını görüyoruz. Şu an pek çok örneğini verebileceğimiz kelimeleri zikretmek bu haberi aştığından sadece kabaca ortak kelimelerin birer ipucu olduğunu ve bunun Türk-Arap ilişkilerinin tarihsel derinliğine işaret ettiğini belirtmemiz gerekmekte.

Ve üzerinde durulması gereken bir diğer nokta da Arapça eğitiminin böylece bizler için çok fazla kolaylaştığı gerçeğidir. Ancak ülkemizde Arapçaya olan ilginin geçmişi fazla uzun değil. Zira medeniyetimizin büyük bir parçası olan Arapça öğrenimine dair çok geç kalındığı ve bu dilin öğretiminin ihmal edildiği unutulmamalıdır. Fakat son yıllarda gösterilen çabalar gerçekten ümit verici. Bu sebeple yapılan bu sempozyumu da bu çabanın bir parçası sayabiliriz.

 

Selma Elmas haber verdi

Güncelleme Tarihi: 20 Mayıs 2013, 10:58
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13