Uluslaşma sürecinin görüntüsü idi her biri

Metin Önal Mengüşoğlu “Yeni Hece Şiiri”ni anlattı. Fakat o şiirin artık miadını doldurduğunu söyleyerek…

Uluslaşma sürecinin görüntüsü idi her biri

 

Bursa Kültür AŞ tarafından organize edilen ve her ayın ikinci çarşambası akşamı Mahkeme Hamamı İbrahim Paşa Kültür Merkezi’nde icra edilen bir etkinlik var: Hece Taşları… Ocak ayında dördüncüsü gerçekleştirilen programda şair ve fikir adamı Metin Önal Mengüşoğlu, geçmişten bugüne şiirimize damgasını vurmuş isimleri veya dönemleri ele alıyor. Son oturumun konusu “Yeni Hece Şiirinden Esintiler” başlığını taşıyordu.

O şairler, uluslaşma sürecinin görüntüsü olmaktan öteye geçemediler

Mengüşoğlu, “Yeni Hece Şiiri” ile 20. yüzyılın ilk çeyreğinde Türkiye’de belirin ve gittikçe egemen bir form haline gelen hece şiirini kastediyordu. Konuyu sosyolojik arka planıyla birlikte masaya yatıran Mengüşoğlu, bu şiirin Türkiye’nin Batılılaşma ve toplumun sekülerleştirilme macerasıyla paralellik gösterdiğini belirtti.

Halit Fahri, Enis Behiç, Orhan Seyfi, Faruk Nafiz, Yusuf Ziya gibi Beş Hececi şairin yanısıra Kemalettin Kamu, Behçet Kemal, Ziya Gökalp, Ahmet Kutsi gibi isimleri de gündemine alan Mengüşoğlu, bu şairlerin Batıcılık cereyanının yanı sıra Türkçülük akımının da etkisinde kaldıklarını, böylece uluslaşma sürecinin görüntüsü olmaktan öteye geçemediklerini belirtti.Metin Öanl Mengüşoğlu

Bundan ötürü dönemin hececi şairleri her şeyi bırakıp “Tek Adam” manzumesi yazmaya başlamışlar, dolayısıyla vıcık vıcık hamaset kokan bir toplamın meydana çıkmasına yol açmışlardır. Mengüşoğlu, bu şairlerin bir süre sonra Anadolu’yu yazmak istediklerini, fakat bunu gerçekleştiremediklerini, ancak Anadolu’yu bir müze olarak görebildiklerini söyledi.

Bugün dönüp bakan var mı?

Böyle bir şiirin belki edebiyat tarihine geçebileceğini, fakat kesinlikle kalıcı olamayacağını söyleyen Mengüşoğlu, bugün o dönemin şiirine dönüp bakma ihtiyacı hissedenin bulunmadığını ileri sürdü. Bunların zamanını aşamadığını belirten Mengüşoğlu, klişeleri bol bir şiir olarak bu şiirin miadını çoktan doldurduğunu ifade etti. Bunun yanı sıra, aynı tarihî dönemde yaşayan Ahmet Haşim ve Yahya Kemal, yerliliği temsil eden şairler olarak daha kalıcı eserler vermişlerdir.

Mengüşoğlu, Nihat Sami Banarlı’nın yaptığı tespitlere de atıfta bulunarak, dönemin şiirini marazi bir hassasiyet şiiri olarak ele aldı. Serüven düşkünlüğünün, bencil bir ruh halinin yansıması olan bu dönem şiirleri arasında, kimi iyi metinlerin de bulunduğunu belirten Mengüşoğlu, örnek metinler okuyarak, konuşmasını tamamladı.

 

Cevat Akkanat, dinleme notlarını paylaştı

Yayın Tarihi: 19 Ocak 2013 Cumartesi 11:27 Güncelleme Tarihi: 19 Ocak 2013, 11:27
banner25
YORUM EKLE

banner26