banner17

Ülke Virgülsüzlüğü kabullenir mi?

'Kitapların kendine yer bulmak için birbirini yediği bir dergiydi Virgül. Orada yazmak da, yazılmak da bir başka duyguydu. Virgül kapandı. Başımız sağolsun.'

Ülke Virgülsüzlüğü kabullenir mi?

Ali  Çolak’ın bir denemesinin mi adıydı? “Neden yüz yaşında bir dergimiz yok?” diye soruyordu. Ne ilginç gelmişti bana. Yüz yaşında bir dergi neden olsun ki? Nasıl olsun diye düşünüp durmuştum. Sonra bir hâl yolunu bulup dergi/cilik denen bağımlılık dünyasına doğru ilerleyince her iyi ürünün ortadan çekilmesine üzülür oldum. Eşik Cini vardı mesela… Yakın zamanda dergiler kabristanına gitti. Ne iyi işler, ne sağlam hikayeciler çıkacaktı o dergiden. Olmadı. Sonra Virgül

Ali Çolak
Ali Çolak

TÜYAP Kitap Fuarı’nın Taksim Tepebaşı’nda olduğu yıllardı. Kaç  yıl geçmiş aradan? Taksim’in, Beyoğlu’nun adını  söyleyemezken, kalkıp Tepebaşı’na fuara gitmişiz. Upuzun bir kuyruğun ardından girdiğimiz fuar alanı. Bunaltıcı bir sıcak. Basık tavan, havasızlık. TÜYAP Beylikdüzü’nü ayarladı  da bu çile sona erdi. O yıl bir adam, elinde soğuk, donuk, renksiz bir dergi dağıtıyordu. Ücretsiz. Okuduğu üç beş kitapla TÜYAP gezmesi yapan ben, bu kapağındaki isimlerini duymadığım, ürktüğüm bir dergiyi çantama sokuşturup eve gelmiştim. Aklım edebiyattan yana ermeye başladığında, eski dergileri karıştırırken kitaplığımda, farkettim ki bu Virgül dergisinin ilk sayısıymış.

Virgül130. sayısında yazı yayımlamak bana da nasip oldu. Virgül klasikleşecek bir dergi olarak okurlarına son bir defa daha selam verdi. “Noktalı  Virgül” başlığıyla şunları da söylediler: “Ekim 1997’den beri, 12 yılı aşkın bir süredir aralıksız yayımlanmakta olan dergimiz tahmin edilebilecek ekonomik zorluklar ve dağıtım sorunları yüzünden yayın hayatını sona erdiriyor.”

Sözü  böyle uzatarak Virgül’ün kapanmasını geciktireceğimi sanıyorum.

Virgül dergisi 12 yıllık, 131 sayılık serüvenine şuan bayilerdeki sayısıyla son verdi.

Biz de, edebiyat camiamızdan isimlere Virgül hakkında ne düşündüklerini sorduk.

Orada yazı  yayımlamanın bir yazar için güzelliğini vurgulayan da oldu, yeri doldurulabilir diyen de… 

Velhasıl nitelikli kitap eleştiri yayıncılığında bir devir kapandı. Ayçil’in dediği gibi bundan sonra bir kitap dergisi çıkaracak olanlar düşünsün, omuzlarına binecek yükün ağırlığını. Okur da oturup derdine yansın…

 

ali ayçil.jpg
Ali Ayçil

Ali Ayçil:“Bazı sonlar bir değer boşluğu oluşturur!”

Türkiye'de bir kaç sebepten ötürü kitap tanıtımı ve eleştirisi hem birbirine karıştırılıyor hem de her ikisinin hakkı tam olarak verilemiyor. Virgül dergisi, yayın hayatı boyunca bu ikisini nispeten tefrik eden, belli çıtanın üstünde bir yayıncılık yaptı. Bazı sonlar bir değer boşluğu oluşturur! Virgül'ün kapanması kitap dünyasında bir değer boşluğu oluşturacak. Bu da işlerini ciddiye aldıklarını gösteriyor. Şu da var ki, sonu başarısızlıkla biten her  iyi girişim kendinden sonra çıkılacak yolculukların yükünü artırıyor. Virgül'den sonra benzer bir çabaya girişecek olanlar bu tecrübeden bağımsız hareket edemezler. Yine de keşke demek yerine, yerini bir başka iyi kitap dergisinin almasını umalım."  

 

Dünya Vicdan Günü, Zeki Bulduk
Zeki Bulduk

Zeki Bulduk:  “Bu ülke virgülsüz cümleler kurmaya alışıyor.”

Virgül'ün yayın hayatına katıldığı dönemde E-dergisi için röportajlar ve tahlil yazıları yazıyordum. Virgül'de yazmanın ve Virgül okumanın artı bir değer olduğunu düşünmüş ve o vakitler dergiyi kıskanmıştım. Çok geçmeden bazı yazılarım yayınlandı Virgül’de.

Son zamanlarda ekonomik sıkıntılar içinde olduğunu biliyordum. Üzülmüştüm ve üzülüyorum. Zira, bu ülke gittikçe virgülsüz cümleler kurmaya alışıyor, zorlanıyor, virgülsüzlüğü kabulleniyor.

Kitaba hürmet eden insanların dünyası gittikçe küçülüyor. Hele ki Virgül gibi bir dergi, geri çekiliyorsa başta yazarlar, ardından okuyucular ve en sonunda da politikacılar ah etmeye başlamalı. Zira Fahrenhait 451 zamanlarına az kaldı demektir.

 

8706
Cafer Keklikçi

Cafer Keklikçi:“Biz üzüldüğümüzle kalıyoruz!”

Virgül dergisi, her sayısında derinlikli kitap eleştirisi yazılarıyla dikkatimi çekerdi. İyi bir kitap tanıtım ve eleştiri dergisiydi. Yalnız, günümüzde dergilerin çoğunda olduğu gibi ‘tek yön’ bir bakış açısına sahipti. İşin açığı, edebiyat dünyasında bütün ‘kesim’e hitap eden bir dergi değildi. Bu tür dergilerin hepsinde olduğu gibi ‘adam kayırma’ Virgül’de de vardı.  Örneğin; benim iki şiir kitabıma dair tek harf çıkmadı Virgül’de. Bunu söylemezsem rahatsız olurum. Belli bir çevreyi aşmış  şair ve yazarlara hak ettiği oranda yer verilmeliydi ama bu yapılmadı. Yeri doldurulamaz diye bir şey yok. Her derginin yeri başka bir şekilde doluyor ülkemizde. Bu sözlerimden iyi ki kapandı gibi bir niyet okunmasın; her kapanan dergi beni üzer. Virgül’ün kapanması  da üzdü. Nihayetinde, ülkemizde kültüre verilen değerin aczini görüyoruz dergilerin kapanmasında. Alıp okunsaydı, kapanmazdı  değil mi? Kültür Bakanı dergileri maddi olarak desteklemek yerine bakanlığının Turizm kısmını ‘turistik bir şekilde’  icra etmeye devam etsin. Ülkemizde bu davranış herkese ‘yetiyor’  maşallah. Yayıncıların vurdumduymazlığı da ayrı bir hikâye! Kimse rahatsız değil. Her şey güllük gülistanlık! Yayıncılık dünyasında anasını satan babasının gözyaşına bakmıyor! Bu sebeple biz şair, yazar ve dergi okurları üzüldüğümüzle kalıyoruz! 

 

Suavi Kemal Yazgıç
Suavi Kemal Yazgıç

Suavi Kemal Yazgıç:  “Tanıtıma teslim olmamış bir kale idi.”

Virgül ilk çıktığı  yıllardan beri benim için emsalsiz bir kaynaktı. Yayınlanan kitaplar hakkında en kapsamlı eleştirel yazıların olduğu bu dergi benim için tanıtıma teslim olmamış bir kale idi. Virgül’le ilgili en büyük mutluluğum orada bir, iki tane bile olsa yazımın çıkmış olmasıydı. Bugün pek çok kitap eki çıkıyor. Ayraç gibi güzel bir dergi de var. Yine de Virgül’ün yeri ayrıydı.

 

Bülent Parlak
Bülent Parlak

Bülent Parlak:“Her dergi ölümü tadacaktır.”

Virgül Dergisi'nin kapanmasına gerçekten üzüldüm. Benim takip ettiğim birkaç dergiden biriydi. Aslında bazı söylentiler dolaşıyordu ama 12 yıllık bir derginin kapanacağına inanmak istememiştim. Maalesef söylentiler doğruymuş. 
 Bir önceki sayısını daha dün gece okumaya başlamıştım. Dergileri alınca hemen okumak yerine biraz bekletiyorum. Bu yemeğin etli kısmını sona bırakmak gibi bir şey benim için. Şiirlerini hemen okumak istemediğim dergileri sonra okuyorum. Korkumdan. Virgül dergisinin son sayısını da öyle bekletiyordum okumak için. Ama şimdi son sayısı da çıkmış ve sonmuş.   
Bir dergiyi çıkarmak, onu mütemadiyen okuyucuya sunmak zor  ama bu eşiği geçmiş dergilerden biriydi Virgül. Muhtemelen maddi zorluklardan kaynaklanmıştır. İnsan heyecanını kaybedince para bulacak her yer kördüğüm oluyor. 12 yıl sonra kalmayan heyecandan belki de. Her dergi ölümü tadacaktır Yakup. Virgül dergisi de kurtulamadı bundan...

 

   H8559. Fatih Turan:“Virgül’e teşekkür ediyorum.” 

Birçok dergiyle köklü okuyucu irtibatlarım vardır ama Virgül’ün ancak 1-1,5 senelik okuru olmak büyük eksikliklerimden. Tam Virgül’le yakından ilgileniyordum, sıkı bir şekilde yazıları hatmediyorum ki, kitap yazısı ve/ya eleştirisi üzerine nasıl daha iyi bir üslûp/dil/bütünlük ortaya çıkarılabilir konusu üzerine konuşurken Hüseyin Su, Virgül’ü takip etmemin bu konularda fazlasıyla yardımı dokunacağını söylemişti, hocanın tavsiyesiyle daha bir yoğunlaşmıştım dergiye. Bir yandan kaliteli ve değerli yazıları okuyup, diğer yandan da hâlâ kör bıçak görevi gören ‘kamplaşma’ gibi ergen kaprislerini fersah fersah aşmış bir dergi olduğunu fark ettikçe pahası daha bir artmıştı Virgül’ün. Geçmiş zaman fiiliyle konuşmak durumundayım maalesef; aklımda yazacağım birkaç kitap vardı,  yazıp Virgül’e göndermeyi düşünüyordum, hatta uzun süreler yazarım bu dergide diye hayal kuruyordum desem abartı olmaz. En basit ifadeyle, güzel haberler değil bunlar. Onca değersiz uğraşın, gerekçenin, çabalamaların arasında böyleliklerin yitip gitmesi acı; hele maddiyatsızlık gibi etkenlerle olunca bu, durum fecaat raddesine geliyor benim gözümde. Virgül’ü yayımlamayı kendilerine çaba ve emek edinmiş herkese, kitaba ve okumaya bir adım daha yaklaştıran bir cephe oluşturdukları için, dergiye son demlerinde yetişmiş bir okurları olarak teşekkür ediyorum.

 

Yakup Öztürk üzüntüyle sordu

ozturk.yakup[at]yahoo.com.tr

Güncelleme Tarihi: 04 Kasım 2009, 17:02
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
mustafa aydın
mustafa aydın - 9 yıl Önce

Dergicilikte "nokta" askeri müdahaleyle yayın hayatına son vermişti, Virgül ise herhalde ekonomik gerekçelerle vefat etti. Virgül için ağlanması garibime gitti. Hiç ilgisiz bir yazıda, ruh hastası birinin şahsıma yaptığı hakaretle ilgili cevap hakkımı kullandırtmamış bir derginin yayın hayatına son vermesi beni ziyadesiyle memnun etmiştir. Selülozu bol olsun!

hüseyin kethüda
hüseyin kethüda - 9 yıl Önce

"Zira, bu ülke gittikçe virgülsüz cümleler kurmaya alışıyor, zorlanıyor, virgülsüzlüğü kabulleniyor."

Retorik. Ne güzel de başarıyoruz şöyle cümleler kurmayı.

nurettin durman
nurettin durman - 9 yıl Önce

virgül kendi meşrebine uygun bir iş yapıyordu. Filistin Şiirleri Antolojisi çalışmam için Cevat Akkanat bir yazı yazdı, lakin yazıyı kuşa çevirip zar zor yayınladılar. kısa, kıytırık bir tanıtım yazısı. keşke Cevat Akkanat'a da sorulsaydı. virgül müslümanların yazdığı edebiyat ürünlerine çok çok uzak bir dergiydi. doğrusu hiç üzülmedim. virgül sadece beni değil bizi, bizleri çok üzmüştü... her şeyin hayırlısı olsun.

kudret parıldar
kudret parıldar - 9 yıl Önce

her dergi ölümü tadacaktır sözü ülke için acı bir söz.

sabri ünal
sabri ünal - 9 yıl Önce

noktayı okumaya başladığımdan 3 ay sonra ergenekondan kapanmasına üzülmüştüm... arada virgüle de göz gezdiriyorduk, o da kapandı... bu ülkede kültür üstüne yayın yapan dergiler kapanır da neden yağlı ballı kaymaklı sektörlere yayın yapanlar kapanmaz... Savunma ve Havacılık isimli alman menşeli derginin kapandığını ne zaman görecek bu ülke... veya hiç mi göremeyecek... virgül de nokta demişse, birileri için noktalı virgül demenin vakti gelmiş demektir ?

banner19

banner13

banner20