Türkiye ilk yarıda 15 gol yedi!

Ahmet Akkoç "Türkiye İran veya Malezya olmasın, Ürdün olsun!" diyor. Bir de Filistin Türkiye maçını anlatıyor.

Türkiye ilk yarıda 15 gol yedi!

dunyabizim Amman

Reha Muhtar yıllarca Atina’dan bildirir de ben Amman’dan bildiremez miyim deyu, sizlere  “Renkli Resimli Ürdün Maceralarımı" sunmaya başlıyorum.

Öncelikle güzel ülkemin güzide insanlarının genelinde ve dahi görmeden önce bende de var olan bir önyargıyı yıkarak başlamalıyım: Amman, öyle aman aman bir yer değildir sanmayın! İstanbul, İzmir, Ankara gibi büyük bir şehir…  Çünkü ben gelirken kimi arkadaşlar o kadar endişeliydiler ki; “Orada yol da yoktur.” diye acıyan gözlerle bana bakıyorlardı. Ben de “Ben zaten uçakla gideceğim için sorun yok!” diyerek işi şakaya vurmuştum.

 

Ürdün, AmmanAdana'nın yolları taştan  Amman'ın yolları asfalttan

Fakat şehrin dışındaki havaalanından, kalacağım yere gidene kadar yaklaşık 30 dakika (bu da 40 km. eder kaba bir hesapla), bölünmüş sıcak asfalttan yolda giden araba çok az sarsıldı, düşünün işte o kadar iyi yollar yani…

Neyse geldik buradaki üniversite tarafından bize tahsis edilen çamlık içindeki lojmana… Biz yine “Ne olacak işte uyduruk bir yerdir!” diye kendimizi en kötüsüne alıştırırken eve girdiğimizde yaşadığımız şaşkınlığı size anlatamam. Çift yatak odalı, ebeveyn banyolu ve her türlü eşyası içinde, bildiğin lüks bir ev… “Herhalde hoş geldin şakası bu…” dedim içimden… Ancak arkadaşlar evlerine gidip koca evde yalnız kalınca gerçek olduğunu anladım.

Sabah, yürüyerek beş dakikalık uzaklıktaki üniversiteye gittik, benimle aynı görev için burada bulunan arkadaşla beraber… Bize bir de oda tahsis etmişler bölümde... Bu kadarı ancak rüyada olur, diye ne zaman uyanacağımızı beklerken, yazıyı yazdığım bugün tam 15 gün bitmiş oluyor.

Ürdün Üniversitesi'nden bahsetmeliyim size…  Yaklaşık 40.000 öğrencisiyle ve devasa kampüsüyle buraların en büyük üniversitesi ki Türkiye’deki bir çok üniversiteden de büyük… Konya’daki Selçuk Üniversitesi'nin yeni kampüsünü bilenler için söylüyorum: O büyüklükte ama hem şehrin içinde, hem yemyeşil hem de içi bina ve öğrencilerle dolu bir yer düşünün…

 

Ürdün, AmmanKraldan çok laik kralcıyım

Manzara şu: Açığı, kapalısı, haç takanı, burka giyeni, sakallısı, at kuyruklu küpelisi, kot-tişört giyeni, diştaş giyeni (geleneksel Arap kıyafeti, hani şu Yeşilçam filmlerindeki Arapların giydiğinden), ne bulursa giyineni, neredeyse hiç giyinmeyeni… Her milletten, her çeşitten insan var ve kimse birbirinden rahatsız değil… Ne oluyoruz, dedim içimden… Ürdün laik krallık değil miydi yahu? Biz de laiktik ama herhalde bizdeki demokrasiden kaynaklanıyordu üniversitelerimizdeki yasaklar… Olsundu, demokrasi krallıktan daha demokrattı! Ve bizdeki demokratlar, demokrasiden çok demokrattılar. (Laf aramızda kraldan çok kralcı olasım geldi bir anda… ilerleyen günlerde bu çeşnili öğrencilerle de bir söyleşi yapmayı düşünüyorum.)

 

Avrupa avrupa duy sesimizi, bu gelen Filistin'in ayak sesleri

Üniversitenin düzenlediği turnuvalar varmış kapalı spor salonundaki halı sahada… Türk öğrenciler “Gelir misiniz hocam?” dediler. “Tabii…” dedik “Kimle oynuyoruz?”  “Filistin hocam.” deyince kesin gitmeye karar verdik. Aklımızca, elimizde Türk bayraklarıyla orada Filistin’e tezahürat yaparak çok farklı yeneceğimizi düşündüğümüz o takıma destek olacaktık. Hem böylece onlara jest yapmış olacak hem de aramızdaki kardeşliği vurgulayacaktık. Ama o da nesi??? Zaten ilk yarısı on dakika olan maça, biz beş dakika geç gidebilmiştik ve 7-0 yeniliyorduk!!! Cebimizdeki Türk bayraklarını hiç çıkarmadan, sorduk soruşturduk: Meğer altı kişi olan takımda milli takımlarında oynayan üç kişi varmış ve adamlar her yıl şampiyon oluyorlarmış. İlk yarı bitti: 15-0… Neredeyse çıkıp biz oynayacaktık: Muhtaç olduğumuz her şey damarlarımızda vardı ama eşofmanımız ve spor ayakkabımız yoktu. Kahretsindi!

Devre arası yanımıza gelen oyunculardan biri “Hocam” dedi “Ben konuştum; çok atmayacaklar bize”… “Yahu, daha ne atsın adamlar!” dedim. Gerçekten de ikinci devre çok atmadılar: Ben yirmiden sonrasını hatırlamıyorum ama otuz olmadı. Hem adamlar insaflı çıkmıştı; bizim de iki-üç gol atmamıza izin vermişlerdi.

 

Ürdün, AmmanYanılıyorsunuz; Araplar bizi seviyor!

Türklük gururum incinmiş bir şekilde, yaralı bilincimde Filistin’in dostluğunu sorgularken spor salonunun müdürü koptu geldi sonlara doğru… Bir izzet bir ikram… Türkiye’den gelen hocalar olduğumuzu duymuş,  “Bi çayımı içmeden bırakmam” diyor. (Tabii ki Arapça diyor!) Sağ olsun bizi çok güzel ağırladı, derse zor yetiştik. “Bunu saymayız, yine bekleriz.” dedi. (Zaten Türkiye’yi ve Türkleri çok seviyorlar. Bunun sebepleri üzerinde de duracağım sonraki yazılarda… Ama en belirgin sebepler Türkiye’nin şu anki kapsayıcı kucaklayıcı dış politikası ve bizim beğenip de izlemediğimiz kimi Türk dizileri…)

İlerleyen günlerde “Hocam Katar’la maçımız var, bu sefer kesin yeneceğiz.” dedi öğrenciler… Ben de “Önemli olan yenmek-yenilmek değil; katılmak… Spor dostluğu, kardeşliği….” falan filan diye bir sürü didaktik lafı ağzımın içinde geveleyip durdum. Ama ikinci defa yıkılmaya asil kanım dayanamazdı, gitmedim. (Ki 4-1 yenilmişiz yine…)

Bir dahaki sefere “Ölü Deniz, Karak Kalesi, Ürdün Pazarı” gibi yerleri tanıtacağım sizlere. Sonra Damat Ferit’in akrabası olan Hurşit Paşa’nın torunlarıyla bir söyleşi yapacağım ve ardından Ürdün’ün en ünlü şairlerinden biriyle bir söyleşimiz olacak. Özellikle sorulmasını istediğiniz sorularınız varsa lütfen iletiniz.

 

Ahmet  Akkoç Amman’dan bildirdi

metahcakko(at)gmail.com

Güncelleme Tarihi: 25 Kasım 2009, 09:33
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
muratk
muratk - 9 yıl Önce

Bi sorum olacak Araplar gülüyo mu? :))

Çok keyifli ve bilgilendirici bir yazı, ellerine yüreğine sağlık Ahmet Bey. Bizi Araplar da, Farslar da, Malezyalılar da seviyor. (Son asırda sevilecek pek birşey yapmamamıza rağmen) Aynı yüreğin insanlarıyız hepimiz. Lakin biz, hakim güç batının çizdiği şablondan dünyaya baktığımız için bazı gerçekleri görmekte zorlanıyoruz. Bu tür aydınlatıcı yazılarınız bakış açımızı düzeltmekte çok faydalı olacaktır. Teşekkür.

Maç sonucu benimde zoruma gitti yav:)

izzet
izzet - 9 yıl Önce

Bu hoş yazı için teşekkürü bir borç biliyorum...

Meth
Meth - 9 yıl Önce

İzzet kardeşim, öncelikle teşekkür ederim. Murat Kardeşim, 1 ay oldu daha hiç tartışan, sokakta suratı asık bir insan görmedim. Ciddi söylüyorum. Zaten şarkılarından da belli: Sordum "Yok mu şöyle bizim arabeske benzeyen acılısından?" ,Yok, bulamadık... En ağırında bile ritm ön planda... Bir de çok rahat insanlar; stres, gerginlik yok... Bunu hurma ve zeytin tüketiminin çokluğuna bağlayanlar da var... Evet, hiç beklemediğin yerde insanlar sırf Türkiyedensin diye muhabbet gösteriyor. Yazacağım.

banner19