Turgut Cansever'e vefa toplantısı yapıldı!

22 Şubat 2009 tarihinde aramızdan ayrılan Bilge Mimarımız Turgut Cansever için Çocuk Vakfı ve Ailesi tarafından bir yâd programı düzenlendi.

Turgut Cansever'e vefa toplantısı yapıldı!

Geçtiğimiz günlerde aramızdan ayrılan Turgut Cansever Üstadımız için 11.04.2009 tarihinde Çocuk Vakfı'nda ailesinin de katılımıyla nezih bir program tertip edildi. Program Turgut Cansever ve tüm geçmişlerinin ruhlarına okunan Kur'an-ı Kerim ile başladı. Ahmet Erdoğdular kendisi de bir neyzen olan Turgut Bey için bizi uzaklara sürükleyen ney'ini üflediler. Yine Turgut Bey'le yapılmış bir görüşmenin video kayıtları kurulan ekran ile izletildi. Ardından ev sahibi sıfatıyla konuşan Çocuk Vakfı Başkanı Mustafa Ruhi Şirin, vakfın binasının da Turgut Bey'in eseri olduğundan hareketle, binanın tefrişi esnasında kendisine çıraklık yaptığını ve bu işin bütün inceliklerini de kendinden öğrendiğini söyledi. Bu vakıf da aslında onun bir evi dedi. Eşi Nilüfer Hanım da Turgut Bey'i anlatmak için söz aldı ama kelimeler, sözler duygulara karıştı.

 

Turgut Bey'in inceliğinden, ufkunun ve tahayyülünün ne kadar büyük olduğundan konuştular. Öyle ki bazen bir seccade motifinden saatlerce bahis açıp konuşabilen bir insan olduğunu ifade ettiler. Daha sonra, ev meclislerinde bir arada meşk ettikleri Tanburi Abdi Coşkun, kanuni ve kemençevi iki kızı ile birlikte küçük bir dinleti sundular. Sonrasında Beşir Ayvazoğlu, Mustafa Armağan ve Süleyman Seyfi Öğün'ün konuşmalarında Turgut Cansever portresi çizilmeye çalışıldı. Mustafa Armağan bir asistan gibi hocanın yazılarını nasıl derlediğini, hocayla olan mesailerini paylaştı.  

 

 

 

Cemâl-i Mutlak'a aşık bir insan

Konuşmacılar özellikle bazı hususların altını çizdiler. Turgut Bey, mutlak güzele, cemal-i mutlaka teslim olmuş bir mimardı. İşini kesinlikle ciddiye alırdı. Hiçbir zaman yaptığı işi iş olsun diye yapmazdı. Yaptığı işlerde tasavvufun emarelerini görürdünüz. Öyle ki masasında sürekli duran kitap İbn Arabî'nin Fususü'l Hikem'i idi. Bunun yanında çok özel hatıralar nakledildi. Aslında kaybımızın ne derece büyük olduğunu bir kere daha anladık, idrak ettik. Yine yakın arkadaşları da toplantı salonunda idiler. Onlara da söz verildi. En dikkat çekeni Anayasa Mahkemesi Üyesi Sacit Adalı Bey'in konuşması idi. Sözlerinde iki şair ve şiirini kullandı. Zaten bu beyitler, mısralar Turgut Bey'i layıkıyla anlatmaya yetti. Adalı ilk şiiri Necip Fazıl'ın dizelerinden nakletti: 

 

Ben ki, toz kanatlı bir kelebeğim,  
Minicik gövdeme yüklü Kafdağı,  
Bir zerreciğim ki, Arş'a gebeyim,  
Dev sancılarımın budur kaynağı!
 

 

Sonra Yahya Kemal'in mısralarıyla Turgut Bey'i tanımladı.  

 

Ne Harabiyim Ne Harabati 
Kökü Mazide Olan Atiyim
 

 

Salon küçüktü ama yürekler büyüktü. Turgut Bey ve mirası için ümitvâr olabilecek kadar insan vardı. Cansever ailesi, Turgut Bey'in yakın dostları, İsmail Kara, Akif Emre, Belkıs İbrahim Hakkıoğlu, Süleyman Erguner, Korkut Tuna da bu yâd programına iştirak edenler arasında idi. Program sonunda katılımcılara Türk Edebiyatı ve Anlayış dergilerinin Turgut Cansever özel sayıları da hediye edildi. Akabinde ailenin ve vakfın hazırladığı ikramlarla program son buldu.

 

Kamil Büyüker yazdı

GYY'nin notu: Programda Kur'an-ı Kerim tilavetini dunyabizim ekibimizden Kamil Büyüker yapmış ve okuyuşu ile salondakilerde bir hayli tesir uyandırmış. İsmail Kara takdirlerini ifade etmekten kendisini alamamış. 

 

Yayın Tarihi: 13 Nisan 2009 Pazartesi 18:34 Güncelleme Tarihi: 10 Haziran 2011, 09:36
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
sami yaylalı
sami yaylalı - 13 yıl Önce

Turgut Cansever'in hiçbir çabası boşa gitmeyecek.İnşallah genç mimarlar kendisinin bıraktığı yerden bayrağı teslim alıp yollarına devam etcek.

yılmaz
yılmaz - 13 yıl Önce

tebrik ediyorum bu güzel işe imza atan abilerimizi... cansever için, onun fikri ve mimari dünyasını anlamak için bir başlangıç olur inş. bu program..

not. kamil abinin o davudi sesini cacabey camiinde dinleme imakını bulmuştuk. Allah razı olsun..

banner19

banner26