banner17

Trakya'da miniklerin Ramazan programındaydık!

Tekirdağ’ın Malkara ilçesinde müftülük ve Altındal Derneği işbirliğiyle güzel bir Ramazan programı gerçekleştirildi.

Trakya'da miniklerin Ramazan programındaydık!

 

Son birkaç yıldır “Ramazan eğlenceleri” adı altında Ramazan’ın ruhuna uymayan programlardan illallah dediğimiz bir zamanda Tekirdağ’ın Malkara ilçesinde yapılan program tam da Ramazan’a yakışır nitelikteydi.

Madem rahatsız oluyorduk, “bu rahatsızlığımız sadece eleştiriyle kalmamalı, bir şeyler yapılmalı” diyerek kolları sıvadık. Ramazan’ın güzelliklerini, dinî değerlerimizi anlatan ve çocuklarımıza “Ramazan bilincini” kazandıran bir program hazırladık.Tekirdağ'da Ramazan

Malkara Müftülüğü Aile Bürosu ile Altındal Hizmet Kültür Derneği’nin yaz Kur’an kurslarındaki 50 kişilik çocuk grubuyla gerçekleştirdiğimiz program; eğiten, düşündüren ve “işte Ramazan eğlencesi bu olsa gerek” dedirten cinstendi.

Programda neler yoktu ki…

Programın açılışı, Ramazan davulcusuyla başladı. Okuduğu manilerle salonu mest eden davulcumuz epey bahşiş topladı. Beş yaş grubu çocuklarının Ramazan’la ilgili görüşlerinin alındığı sokak röportajında miniklerin oluşturduğu grup içerisinde 40 hadis-i şerifi ezberleyenler, Fetih suresini ezbere okuyanlar izleyenleri hem duygulandırdı hem de “maşallah” dedirtti.

Ve ilgi çeken bir diğer etkinlik, nostalji klasiklerimizden “Hababam Sınıfı”nda Adile Naşit’in zili çalmasıyla başladı. Hababam sınıfının din kültürü dersinde müfettişin “İslam’ın şartı kaç evladım” sorusuna öğrencilerin Bektaşi fıkrasıyla verdikleri cevap (“Bir hocam. Zekâtı ve haccı zenginler kaldırdı. Orucu ve namazı da biz kaldırdık. Geriye kaldı Kelime-i Şehadet) hem güldürdü hem düşündürdü. Gönüllerimize işleyen bir program hazırlayan miniklerimiz, bir gönüller sultanı olan Yunûs’un “Yan yüreğim yan gör ki neler var” ilahisi eşliğinde yaptıkları görsel kolajla izleyenleri erenler meclisine götürdü.

Tekirdağ'da RamazanHacivat-Karagöz ve Nasreddin Hocasız olmaz

Geleneksel kültürümüzün nadide ürünlerinden Hacivat-Karagöz’ün ardından Hoca Nasreddin’in torununa adaleti anlattığı oyun ise bizlere hak kavramını tekrar hatırlatması bakımından anlamlıydı. Program o kadar dolu dolu geçti ki işte açgözlülüğümüzü, şükürsüzlüğümüzü anlatan “kanaat” adlı skeçle minikler bizlere ders vermeye devam ediyorlardı.

Sunucular arasında geçen diyalogla Müslümanların kardeş olduğu vurgusu yapılarak, salondaki çocuklara bu bayram harçlıklarını Arakan’a gönderme çağrısı yapıldı.

Ve sahneyi gül çocuklar doldurdu

50 kişilik çocuk grubunun masumane ve saf bir şekilde hep bir ağızdan seslendirdikleri ilahiler (özellikle “savaşlar bitsin” ilahisi) büyük alkış topladı. Çocuklarımızın biz büyüklere anlatmak istedikleri çok şey vardı; “namaz bahaneleri” adlı skeç de onlardan birisiydi. Bu skeçle namazı nasıl savsakladığımızı bizlere ima ediyorlardı.Tekirdağ'da Ramazan

Mehter coşturdu

Mehteran bölüğü, “Ya Allah Bismillah” nidasıyla sahneyi aldığı anda, iki saatlik programın sonuna gelinmesine sıcağa ve kalabalığa rağmen salonda coşkuyu zirveye ulaştırdı ve marşlara hep bir ağızdan eşlik edildi.

Boylarını aşan program gerçekleştirdiler

Miniklerimiz, “Ramazan’ın ruhuna uygun program böyle yapılır” dercesine, değerlerin yozlaştırıldığı günümüzde biz büyüklere adeta ders verdiler. Programa halkın yoğun ilgisini görünce Trakya insanının yapılan hizmetlere kayıtsız kalmadığını ve teveccüh gösterdiğini bir kez daha fark ettim. Evet, Tekirdağ’da güzel şeyler oluyor ve olmaya devam edecek; yeter ki biz gönülleri fethetmesini bilelim.

 

Meryem Dalğıç ümitle haber verdi

Güncelleme Tarihi: 13 Ağustos 2012, 18:38
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
hilal
hilal - 6 yıl Önce

allah razı olsun böyle değerli çalışmalar yapan kardeşlerimizden. Tam da milletimizin huzura ihtiyaç duyduğu şu günlerde gönüllerimiz dinginleşiyor. gelecek nesiller sizlerin sayesinde inşallah dahada iyi olacak bizlerden. yaptıklarınız bir eser olarak kalacak

banner8

banner19

banner20