Tevhid, hayatın merkezinde Allah'ın olmasıdır

Davet Derneği Kurani Kavramlara Giriş Seminerleri Eğitimci-Yazar Ahmet Kalkan sohbeti ile devam etti.

Tevhid, hayatın merkezinde Allah'ın olmasıdır

 

Davet Derneğince yapılan Kur’ani Kavramlara Giriş seminerlerinin ikincisi geçtiğimiz günlerde gerçekleştirildi. İlk seminer Abdullah Yıldız’la  ‘Kuran Kendisini Nasıl Tanımlıyor?’ başlığı ile gerçekleştirilmişti. Bu seminerde ise eğitimci-yazar Ahmet Kalkan ile ‘Tevhid ve Şirk’ kavramları ele alındı.

Seminer Hamit Özkırış’ın Kuran tilaveti ve Muharrem Altay’ın Meal-i şerifi ile başladı. Ardından Yazarın özgeçmişi ve İslami çalışmalara yaptığı katkılar Davet Der Başkanı Asım Dundar tarafından ifade edildi. Sonrasında ise Eğitimci-yazar Ahmet Kalkan seminere başladı:

“Tevhid kalbe girerse orda hapis hayatı yoktur”...

Tevhide yaklaşmak aynı zamanda şirkten uzaklaşmayı gerektirir diyerek seminere başlayan Ahmet Kalkan, tevhid ve şirk konusunda genel olarak bilgi sorunu olmadığını ama hayatımızda güncelleştirmede sorun yaşadığımızı, toplumda ise yanlış bir din ve tevhid anlayışının hakim olduğunu ifade etti.

Vakıflarımız ve derneklerimiz

Türkiye’deki İslam için gayret gösteren dernek ve vakıfların sayısından bahseden Kalkan, bu kuruluşların vakıanın önemini kavradıkları  müddetçe tevhidi değişimin gerçekleşebileceğini kaydetti. Geçmiş ümmetlerin nasıl bir işkenceden geçtiklerine de değinen Kalkan, bunun bir bayrak yarışı olduğunu ve kendimize  insanlara ulaşmada ‘nasıl projeler tasarlıyoruz’ sorusunu  sormamız gerektiğini ifade etti.

“Tevhid, hayatın merkezinde Allah olmasıdır”

Kur’an ayetlerinin tek bir konusu vardır o da tevhid. Günümüzde hayat ile Kur’an arasında bağlantının koparıldığını oysaki Kur’an’ın hayatımızın her alanına müdahalesinin olması gerektiğini  ve unutulduğunu da ifade etti.

İlk inen ayetlere hatta Kur’an’ın ilk sırasındaki Fatiha suresine de  baktığımızda ‘Rabb’ kavramının geçtiğini ve bunun önemine değinen Kalkan, konuşmasına şöyle devam etti:

“Tağutu red, olmazsa olmazımızdır”

Ilımlı İslam anlayışında ‘tağutu red’ söz konusu değildir. Ilımlı İslam anlayışı aynı zamanda ılımlı bir peygamber üretir. Kur’an’a inananlar ile  Kur’an’a iman edenlerin aynı olamayacağını, yaşadığımız toplumda ise bunun birbirine karıştırıldığını ve şirkten sakınmadan da takva sahibi olunamayacağını, La ilahe illallah diyen bir kişinin tağuta kulluktan da sakınması gerektiğini ayet(16-Nahl/36) ile hatırlatan Ahmet Kalkan konuşmasına ‘Müslümanca yaşamak ve ölmek’ duası  ile son verdi.

Seminer yapılan ikramın ardından sona erdi.

Eren Azaklı notlarını aktardı

Güncelleme Tarihi: 17 Aralık 2011, 11:22
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13