banner17

Teşekkür, Allah'ın emirlerini yaşamaktır

Osman Nuri Topbaş hoca efendi bu hafta Konya'da idi. Allah adına, kendisi için hüsnü zan besleyen Müslümanlar, bir nasihat dinlemek için tekrar buluştular. Haşim Akın sohbetten notlarını aktarıyor.

Teşekkür, Allah'ın emirlerini yaşamaktır

Osman Nuri Topbaş hoca efendi bu hafta Konya'da idi. Allah adına, kendisi için hüsnü zan besleyen Müslümanlar, bir nasihat dinlemek için tekrar buluştular. Aslında anlatılanlar çok da yeni ve duyulmadık şeyler değildi. Ama önemli olan Allah rızası için anlatmak ve yine onun rızası için dinlemekti ya… Geniş alanlar bu amaçla doldu. Allah'ın istediği ideal Müslüman tipinin tarif edildiği sohbette bir tek konu üzerinde durmak yerine, kısa hatırlatmalar ve onlarca konu hakkında ikazlar yer aldı.

Fetih suresinin son bölümünün okunmasıyla başlayan sohbette, Hz. Muhammed gibi bir Peygamber'e ümmet olmayı bizim seçmediğimiz belirtilip, bunun bir takdir-i ilahi olduğu vurgulandı. Bu durum, onun sünnetine ciddi bir bağlılığı gerektirir. Her anımız ümmet olmanın şuuru içinde olmalıdır.

En büyük tahsil

Osman Nuri Topbaş hocaefendi ölümün yakın olduğunu belitti ve devam etti: “Bu dünya bitecek ve yeni bir dünyada yaşayacağız. Ya cennet olacak. Ya da cehennem olacak. Cehennemde özür olmayacak. Kazandıklarımız buradandır. Allah insana akıl vermiş, vahiy ve kitap göndermiş, örnek alabileceği bir peygamberle uyarmış. Bu peygamberde üsve-i hasene var.

En büyük tahsil peygamberi tanımak ve ona ümmet olmaktır. Bunu için takva şarttır. Eğer bir kulda takva varsa, Allah o kuluna bilmediklerini de öğretir. Bunu için çok okumak yerine takva üzere bildiklerini yaşamak önceliklidir. Takva sahibi bir kul, her anında Allah'ın kendisiyle beraber olduğunu bilir ve O'na güvenir. Peygambere itaat eden, Allah'a itaat etmiş olur. Kullara peygambere itaatinden, peygamberlere de tebliğ görevini yapıp- yapmadığından sorgu var.”

Sahabe ve salihler

Sonra “tezkiye” kavramı üzerinde duran Hocaefendi, kavramı ayet-i kerimelerle açıkladı: “Tezkiye önemli bir unsurdur. İnsan iç dünyasını dünyevi şeylerden arındırmalıdır. Bunun en güzel örneği sahabedir. Onların vahşice hayatları vardı. Ama bir peygamber terbiyesinde arınınca sahabe diye örnek bir nesil ortaya çıktı. Mal, mülk, saltanat, hatta evlat bile olsa hepsinin sevgisini temizledi. Zulme mukavemet gösteren bir muhacir topluluğu, her şeyini kardeşine veren bir ensar topluluğu oluştu.”

Sahabeler dönemine yetişemedik ama” diyecekler için hoca efendi var olan ve eksilmeyecek bir önderler grubuna dikkat çekerek şöyle devam etti: “Sonra salihler grubu geldi. Allah'ın ayette övdüğü salih insanlar, toplumun yoluna ışık oldu. Dedikodudan uzak, hümeze ve lümezeyi terk etmiş, dilini ve gönlünü arındırmış bir toplum olacak. Kibir ve gurur bir Müslüman'a yakışmaz. Kul hakkı sevapları yok eder. Başa beladır. Hasan-ı Basri şöyle buyurur: 'Eğer dedikoduyu bırakamıyorsanız, hiç olmazsa anne babanızın gıybetini yapın da sevaplar yabana gitmesin. Onları bari kurtarın.' Allah israfın her türlüsünü yasaklamış. Müslüman, her yönüyle emin olacak, güvenen ve güvenilen insan olacak.”

Teşekkür, Allah'ın emirlerini yaşamaktır

Bizi kuşatan nimetlere dikkat çeken Hocaefendi, şu hususlarla sohbete devam etti: “Çevresindeki her türlü nimetin kula amade kılındığını bilen, ama bu nimeti kullanırken şükreden bir kul olacak. Teşekkür, Allah'ın emirlerini yaşamaktır. İnsan kıyamet günü kiminle beraber olmak isterse, ona göre bir hayat yaşamalıdır. Allah, Yasin suresinde, 'Ey günahkârlar topluluğu! Ayrılın şöyle' denileceğini, 'Mü'min kullara ise, cennette selam yurdunun verileceğini' haber verir. O gün her şey bir şahittir. El şahit, ayak şahit… Deriler bile konuşur. Olmadı, yeryüzü yaptıklarımızı anlatır.”

Osman Nuri Topbaş sohbetine şöyle devam etti: “Müslüman İslam'ı tavizsiz yaşar, kâfirlere karşı çetin, mü'min kardeşlerine merhametlidir. Asla gayriİslami bir hayata benzeme derdine düşmez. Onun derdi, nimet verilen şu dört grubun ardında olmaktır: Peygamberler, Sıddıklar, Şehitler ve Salihler. Böyle olunca kendisi için yaşamaz. Hz. Osman, Hudeybiye'de Mekke'ye gönderildi. Müşrikler ona, 'Kâbe'yi tavaf edebilirsin' deyince, 'Ben peygamberimin gelmediği bir tavafa katılmam' dedi. Biat, böyle bir şeydir. Akabe biati, Hudeybiye biati… Hepsi çok önemli ve çok özel...

Firavunun sihirbazları, Ashab-ı uhdud, Habib-i Neccar gibi… Müslüman, Allah için yaptığına pişman olmaz. Sadece Allah'tan sabır ister. Müslüman, vermeyi bilir. Bolluk ve darlıkta verir. Zekât- öşür önemlidir. Mesela Suriyeli kardeşlerimiz var. Onlarla bizim halimiz tam tersi de olabilirdi. Bunun için, vermeyi bilmek lazım. Allah için kardeş olmayı başarabilenleri Allah arşın gölgesinde ağırlayacaktır. Bu büyük bir lütuftur.”

Seherler bir şarj olma vaktidir

Hedef, Allah'ın gazabı ve azabından kurtulmak olunca, Osman hocamız burada kurtulacak Müslümanların özelliklerinden bahse geçti: “Kurtulan mü'min, namazı huşu içinde kılanlardır. Namaz çok mühimdir. Çocuklar alıştırılmalı. Camiye cemaatte devam edilmelidir. Müslüman kardeşiyle aynı safa durmak, bir duygu geçişidir. Ama namazı gerçek namaz gibi kılmayanlar için, 'Vay o namaz kılanların haline' buyrulur.

Müddessir suresinde rabbimiz, 'sagar' diye cehennemin bir yerinden bahseder. Buraya giren insanlara 'niçin girdikleri' sorulduğunda, 'Namaz kılanlardan değildik, miskin ve düşkünleri doyurmak için gayret içine girmezdik, boş ve lüzumsuz işlere dalardık, ahiret gününü yalanlardık' cevabını vereceklerdir. Sakınılması gereken davranışlar gayet açık olarak sıralanmıştır.”

Hocaefendi miras taksimi konusunda dikkatli olmaya davet etti: “Allah'ın taksimi konusunda rıza önemli bir husustur. Düğünlerde mahremiyet ve İslam ölçüsü unutulmamalıdır.”

Toplumsal bir hastalık olan bir başka konuya, aile, eş dost meclislerinde mahremiyete dikkat çeken Hocaefendi, bu durumun doğuracağı sıkıntılara dikkat çekti. Sonra da seherler konusunda uyarısını yaptı: “Seherler bir şarj olma vaktidir. İnsanın bu saatte yapacağı istiğfar, tesbihat ve zikirle kalbini ve benliğini doldurması onu gün boyu zinde tutacaktır. Gece böyle ibadet edecek, gündüz ise lokmaya dikkat edecek. Büyükler, yediği her bir şüpheli lokmanın nasıl etkilediğini birçok örnekle haber vermiştir.”

Allah'a daha güzel bir kul olabilmek için yapılan dualarla sohbet buluşması, bir manevi sofra tamamlandı.

 

Haşim Akın haber verdi

Güncelleme Tarihi: 07 Ağustos 2015, 15:08
banner12
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20