Tebük'e sonradan katılan sahabe arasındaydı

82 İl 82 Sahabe projesinin 37.durağı Bursa'ydı. Bursa'nın nasibi olan sahabe ise Malik bin Teyyihan oldu..

Tebük'e sonradan katılan sahabe arasındaydı

 

82 İl 82 Sahabe projesinin 37.durağı Bursa'ydı. Bursa'nın nasibi olan sahabe ise Malik bin Teyyihan oldu. Siyer Araştırma Merkezi'nin düzenlediği program Bursa'da Tayyare Kültür Merkezi'nde gerçekleştirildi.

Engin siyer bilgisi ve tane tane anlatışı ile televizyonda denk geldiğimiz Muhammed Emin Yıldırım Hoca şehrimize gelmiş, kaçırmak olmazdı. Kur’an tilaveti ile başlayan program slayt gösterisi ile devam etti. Ardından Siyer Vakfı yönetim kurulu başkanı Mehmet Kaya, selamlama konuşması yapması ve sahabe projesi ile ilgili bilgi vermesi için kürsüye davet edildi.

Sahabeleri bu çağa anlatmak, Yesribleşen coğrafyaları Medine yapmak için koşanları tanıtmak amacıyla başlanan 82 il 82 sahabe projesi 1 yıldır devam ediyor, 3 yılda tamamlanacak. Hangi ilde hangi sahabenin anlatılacağı tespit edilirken 3 unsura bakılarak karar verilmiş. O şehirde sahabe kabri varsa onu anlatmaya öncelik verilmiş. Makamları varsa yani bir süre konaklamışlarsa bu da sahabe-şehir ilişkisi bakımından belirleyici olmuş. Son olarak o şehrin tarihi ile hangi sahabenin karakteristik özellikleri arasında bağ varsa o sahabe o şehir için tercih edilmiş.

Bursa'ya düşen sahabi: Malik bin Teyyihan

Bursa için seçilen Malik bin Teyyihan'ın özellği ise şöyle: Bursa, Osmanlı medeniyetinin doğup büyüdüğü yer. Malik bin Teyyihan ise Medine'de -Musab bin Umeyr hariç- İslam'ın doğmasına vesile olan Medinelilerden biri. Osmanlıyı Osmanlı yapan Bursa, Yesrib'i Medine yapan kişilerden biri ise Malik bin Teyyihan. Bu özelliği sebebi ile Bursa'da anlatıldı.

Malik bin Teyyihan Medineli. Künyesi Ebu'l-Heysem. Akabe biatları sırasında İslam'a giriyor. Rivayet ettiği tek hadis var: "Her kim Es selamu aleyküm derse on sevap kazanır. Kim Es selamu aleyküm ve rahmetullah derse yirmi sevap kazanır. Kim de Es selamu aleyküm ve rahmetullahi ve berekatuhü derse otuz sevap kazanır." Muhammed Emin Yıldırım Hoca bu hadisi nakledip selam vererek konuşmasına başladı.Muhammed Emin Yıldırım Bursa'da Malik bin Teyyihan'ı anlattı

Malik bin Teyyihan, Esad bin Zürare ile yakın arkadaş. Hicret esnasında Esad (r.a)'ın 33 yaşında olduğu biliniyor. Doğum tarihi belli değil fakat O'nun arkadaşı olduğu için Malik bin Teyyihanın da kesin olmamakla beraber o yaşlarda olduğu söylenir. İslam'dan önce de bu iki arkadaş şirke bulaşmamış. Onlar için fetret döneminin müminleri yani 'hanif' denilebilir. Buluştuklarında putlara tapmayı eleştiren konuşmalar yaparlar, kabilelerinin hak dinde olmadığını söylerler.

İslam günlerine gelindiğinde 10 yılın sonunda Mekke'de iman eden insan sayısı 250. Nüfus 10000 olduğuna göre iman edenlerin oranı yüzde 2,5. Fakat bu davada arkaya bakmak yok, biz kaç kişiyiz demek yok; nebevi mücadeleyi gerçekleştiren peygamberlerin yolunu takip etmek var. Taif'e gidiyor Peygamberimiz, davasını anlatmak için. Şehir halkının kötü muamelesiyle karşılaşıyorlar, iman eden tek kişi oluyor: Sığındıkları bahçedeki köle Ninovalı Addas.

Muhammed Emin Hoca bu aşamadan sonra Akabe biatlarını ve hicreti anlattı. Bir yanında Hz. Ebubekir, bir yanında Hz. Ali olmak üzere Peygamber Efendimiz Akabe'deki kabilelere tebliğe gidiyor. Ondan önce Ebu Cehil ve amcası Ebu Leheb propagandaya başlamış bile. Ebu Cehil, 'Sakın ona inanmayın, ona ancak zayıflar ve köleler inanıyor' diyor. Peygamberimiz Hz. Ebubekir'i göstererek bunun yalan olduğunu, Darunnedve'de yargının en üst makamında görev yapan Ebubekir'in onun yanında olduğunu söylüyor. Ebu Leheb'in, 'Ben onun amcasıyım, iman etmedim, ailesi ondan yüz çevirdi' demesine karşın Peygamberimiz bunu da yalanlayıp 'Bu benim amcamın oğlu' diyerek Hz. Ali'yi gösteriyor.

Akabe'nin hasılatı

Muhammed Emin Hoca’nın ifadesine göre Akabe'nin zorlu yollarında 26 ayrı yeri dolaşıp tebliğ ediyorlar. Ümitler tükenmek üzereyken küçük bir çadır görüyorlar. 6 genç var içerde. Esad bin Zürare de içlerinde. Peygamberimiz yeni dini onlara anlatıyor, o günün hasılatı 6 genç oluyor. İbrahim suresinin son 17 ayeti Esad bin Zürare'nin hafızasında artık. 1 sene sonra aynı yerde buluşmak üzere sözleşip ayrılıyorlar.

Esad bin Zürare'nin yaptığı ilk iş arkadaşının yanına koşup, sevincini onunla paylaşmak. Madem hidayet en büyük mutluluktur, o halde arkadaşla paylaşmasın da ne yapsın? Medineli 7. Müslüman Malik bin Teyyihan. Muhammed Emin Yıldırım Hoca onun İslam'a giriş anını kelime-i tevhidle öyle güzel anlattı ki.

Muhammed Emin Yıldırım Bursa'da Malik bin Teyyihan'ı anlattıYeni Müslümanlar gayret ettiler, koştular, insanların imanına vesile oldular. Bir sene sonra 12 kişi Akabe'ye geliyor. Medineliler bir Kur’an öğretmeni, namaz kıldıracak birini istiyorlar Peygamberimiz'den. Efendimiz hiç tereddüt etmeden Musab bin Umeyr diyor.

Bir yıl sonra Akabe... 73 erkek, 2 kadın orada. Oraya gelmeyip iman edenler de var. Peygamberimiz Musab bin Umeyr ile hasret giderdikten sonra 'Yesrib'de ne yaptın' diye soruyor. Cevap sevinçleri katlayan cinsten: “İmanın girmediği ev kalmadı Ya Resulullah!” Bunun üzerine Peygamberimiz 'Sen Musab bin Umeyr değilsin, Musab bin Hayr'sın. Desene senin elinle Allah Yesrib'i bize kazandıracak.' diyerek sevincini belli ediyor.

Her şeyinizi onun yolunda feda edecekseniz onu davet edin!

Muhammed Emin Yıldırım Hoca, Akabe biatları sırasında sahabenin coşkusunun had safhada olduğunu ifade ettikten sonra biat edilirken Malik bin Teyyihan’ın ayağa kalkıp oradakilere şöyle hitap ettiğini nakletti: "Ey Yesribliler! İman ettiğiniz bu peygamberi aranıza almak demek, tüm Arapları karşınıza almak demektir. Yarın onun için her şeyinizi feda edebilecekseniz onu davet edin!" Yani heyecanınız olsun ama bunu iman ile besleyin. Yesribliler 'Biz herşeye razıyız' diyerek kararlı olduklarını dile getiriyorlar. Peki, Peygamber, Allah nurunu tamamladığında Yesrib'i terk edip vatanına dönecek mi? İşte can alıcı soru. Peygamberimiz merakla beklenen cevabı açıklıyor: "Bundan böyle kanım kanınız ile, kabrim kabriniz iledir. Benim dostlarım sizin dostlarınız, benim düşmanlarım sizin düşmanlarınızdır. Sizin dostlarınız da benim dostlarım, düşmanlarınız da düşmanlarımdır." İlk el koyan Malik bin Teyyihan oluyor.

Muahat (ensar-muhacir kardeşliği) eşleştirmesi sırasında Malik bin Teyyihan'ın kardeşi Osman bin Mazun oluyor. Dillere destan olacak bir kardeşlik hukuku ortaya koyuyorlar. Malik bin Teyyihan tüm gazvelerde kahramanlık örnekleri sergiliyor.

Tebük Gazvesi yani Zorluk Gazvesi

Sıcağın en şiddetli zamanları... Mevsim hasat mevsimi. Ebu'l-Heysem'in bağı bahçesi var. Seferden geriye kalanlardan. Peygamberimize onun nerede olduğu sorulunca "Eğer onda bir hayır varsa Allah onu bize kavuşturacak" diyor her seferinde. Tam çeşit çeşit nimetlerin olduğu sofrasına oturacakken Peygamber ve arkadaşları aklına geliyor. 'Yazıklar olsun Ebu'l-Heysem sana!' Hemen kalkıyor sofradan. Seferle arasına bir lokma dahi sokamaz artık. Muhammed Emin Hoca bu olayı anlatırken aklıma bir marş geliveriyor.

Ömer Karaoğlu'nun seslendirdiği, Tebük gazvesini konu alan 'Es Rahmet Rüzgarı' adlı marşı dinlerken “Ebu Hayseme hoş bahçesinde/ Tek başınadır nefsine köle/ Nefsini kınadı düştü yollara/ Yetişti Allah'ın askerlerine” kıtasındaki Ebu Hayseme'nin kim olduğunu merak ederdim. Kaynaklarda sahabeler arasında Hz. Kâ`b bin Mâlik, Hz. Mürâre bin Rebi` ve Hz. Hilâl bin Ümeyye'nin geri kalanlar arasında olduğu yazıyordu çünkü. Meğer öğrenmek bu programa nasipmiş. Ebu'l-Heysem sonradan yetişenler arasında imiş. Özrünü beyan eden Malik bin Teyyihan, imanın ve nifakın keskin çizgilerle birbirinden ayrıldığı bu seferden geri kalmamış oluyor.

O üç sahabe ise tevbenin nasıl olacağını bize gösteriyor. Rasim Özdenören, Ben ve Hayat ve Ölüm adlı kitabının “Tevbe ve Ahlak” bahsinde, seferden geri kalan bu üç sahabenin vicdan azabını, iç dünyalarını, bütün genişliğine rağmen dünyanın onlara nasıl dar geldiğini adeta yaşatarak tasvir eder.Muhammed Emin Yıldırım Bursa'da Malik bin Teyyihan'ı anlattı

İman ve ilimden yoksun heyecan ile nereye kadar gidebilirsin?

Kaynaklarda Peygamberimiz'in Hz. Ebubekir ve Hz. Ömer ile Eb'ul-Heysem'in evine konuk olduğu, en güzel biçimde ağırlandıkları yazıyor. Malik bin Teyyihan Hicret'in 20.yılında Medine'de vefat ediyor. Muhammed Emin Yıldırım Hoca, Hz. Malik'in, Peygamberimiz ile olan bazı hatıralarını paylaştıktan sonra, onun hayatından alınması gereken derslere dikkatimizi çekti. Hoca’ya göre Hz. Malik bizlere şu konularda örneklik arz ediyor:

1) Heyecan - ilim dengesi (Dinî hayatını heyecan ile yaşamalı, onun altını ilim ve iman ile doldurmalısın. İman ve ilimden yoksun heyecan nereye kadar gidebilir ki?)

2) Dost ve kardeş sevgisi (Kulluk çizgisinin zorlu yolunu dostlar ve kardeşlerle yürüyebilirsin.)

3) Muhasebe ve tevbe duygusu (Her günün muhasebesini yapıp tevbe etmezsen nasıl saadete ulaşabilirsin?)

4) Tebliğ ve irşat aşkı (Bir insanın hidayetini bir âlemin fethine denk tutan bir Peygamber'in ümmetisin. Tebliğ vazifesi uykularını kaçırmıyorsa görevini nasıl yapıyorsun?)

5) Muhabbet - merhamet derinliği (Muhabbet ve merhameti yüreğinin ta derinlerinde istenilen düzeyde tesis etmelisin. Bunları yapmazsan nasıl gerçek manada sevebilirsin ki?)

Muhammed Emin Yıldırım Hoca dua ile konuşmasını tamamladı. Adını daha önce duymadığım bir sahabeyi tanımanın mutluluğu ile salondan ayrıldım. Allah çıktıkları bu yolda Sahabe sevdalılarının yardımcıları olsun.

Bu seminer ve diğer şehirlerdeki sahabe seminerleri //www.siyertv.com/ adresinden izlenilebilir.

 

Ayşegül Sena Kara dinledi ve haber verdi

Yayın Tarihi: 01 Şubat 2013 Cuma 14:15 Güncelleme Tarihi: 01 Şubat 2013, 14:15
YORUM EKLE
YORUMLAR
MUHAMMED
MUHAMMED - 10 yıl Önce

Ben mi yanlış biliyorum 81 il yok mu, 82 ilin bir anlamı mı var yoksa?

Hamza
Hamza - 10 yıl Önce

82. il olarak Kıbrıs Lefkoşe seçilmiş.

banner19

banner36