Tarık Ramazan Avrupa için neler dedi?

İTİCÜ’nün düzenlediği “Avrupa Demokrasilerinin Geleceği ve Müslüman Topluluklar Forumu”nun kapanış konuşmasını Prof. Tarık Ramazan yaptı..

Tarık Ramazan Avrupa için neler dedi?

 

“Avrupa Demokrasilerinin Geleceği ve Müslüman Topluluklar Forumu” başlığı altında, 10–11 Mayıs’ta İstanbul Ticaret Üniversitesi tarafından düzenlenen etkinliğin kapanış konuşması Prof. Tarık Ramazan tarafından yapıldı.

Müslümanlar reaksiyoner değil aksiyoner olmalı

Hasan el-Benna’nın torunu, İsviçreli Müslüman fikir adamı Tarık Ramazan, konuşmasına bazı temel noktaları hatırlatarak başladı. Bu temel noktaları, “Avrupa Müslümanlarıyla ilgili meselelerde bütüncül bir yaklaşıma geçiş” ve “reaksiyoner tutumlardan aksiyoner tutuma geçiş ihtiyacı” şeklinde özetleyebiliriz.

Ramazan’a göre Avrupa Müslümanlarının problemi temelde Avrupa’nın aşırı popülist “haklar” söyleminin normalleşmesiyle ilintili. Bu “popülizm”in ne olduğunu, konuşması boyunca açmaya çalıştı Ramazan. Tarık Ramazan, Avrupalı Müslümanların probleminin yeni bir problem olmadığını, bunun çok köklü ve eski bir mesele olduğunu belirterek problemin “aşırı göç” vs. olmadığını, daha esaslı bir problem olduğunu söyledi.Tarık Ramazan

Globalleşen transnasyonel popülizm Müslümanları tehdit ediyor

Fakat bununla birlikte problemin yeni boyutları olduğunu, globalleşen dünyada globalleşen transnasyonel popülizmin de esaslı, yeni bir problem olarak Avrupa Müslümanlarının karşısında olduğunu belirtti. Ramazan’a göre, bu popülizm, Müslümanların kültürünü hiçe sayıyordu.

Popülistlerin aslında Selefilere benzer şekilde, tehlikeli ve zor sorulara basit ve sığ çözümler sunduğunu söylüyor Ramazan. Popülizmin bir vehimden ibaret olduğunu, Brüksel’in tarihte ilk defa Müslümanların çoğunlukta olduğu bir şehir olması korkusu gibi korkuların bu popülizmi beslediğini ve yönettiğini söylüyor. Ve bu korkunun sadece Fransa’da değil, hatta sadece Avrupa’da değil, tüm Batı’da da cari olduğunu söylüyor.

Avrupa Müslümanları “kurban zihniyeti”yle özgüvenini kaybediyor

Bunun yeni tarz bir ırkçılık meydana getirdiğini, fakat ilginç şekilde bunun da kendi kurbanlarını oluşturarak, Avrupa Müslümanlarının bir “kurban zihniyeti”ne bürünmelerine sebep olduğunu ifade ediyor Tarık Ramazan. Böylelikle, aslında Avrupa, Müslümanlara vatandaşlık vererek onları kendi açısından daha tehlikeli görmeye ve göstermeye çalışıyor.

Buna karşılık Müslümanlarınsa sadece bir vatandaş olmaktan fazlasını göstermeleri gerektiğini, demokrat olmaları gerekliliğini, hatta sadece Batı’da değil, Müslüman ülkelerin kendi içlerinde de demokrat olmaları gerekliliğini ifade ediyor Ramazan.

Ramazan’a göre Batı, Müslüman demokratlara hazırlıklı değil. Müslümanların demokrasinin araçlarıyla yeni görünürlük alanları kazanmaları, yeni güçler elde etmeleri anlamına geliyor ve Batı buna hazır değil. Bu noktada, Avrupa’daki bu gerginliğin politik bir çatışmadan ziyade ilkesel bir savaş olduğunu, Müslümanların da ancak ilkesel bir tavır alarak çözüme ulaşabileceklerini ifade ediyor.

Ramazan, Avrupa’da, farklı ilişki ağlarının oluştuğunu, Müslümanlara karşı popülistlerin Siyonistlerle ittifak halinde olduğunu da sözlerinin arasında ifade etti.

İlkesel duruş, demokrasi… Peki ya Katar?

Soru-cevap kısmında, ilkesel demokratik duruşuna rağmen niye Katar Emiresi’nin verdiği işi kabul ettiğini soran bir dinleyiciye, bunun akademik bir iş olduğunu ve onlarla da rahatça bu meseleleri konuştuğunu, kendisinin hür olduğunu ifade etti. Fakat doğrusu bu soru, çok yerinde ve zor bir soruydu.

Tarık RamazanBir soru münasebetiyle, Selefiliği destekleyen petro-monarklerin Mısır’da selefilere 80 milyon dolar yardım aktardığını da laf arasında söylemiş oldu Ramazan.

Yine başka bir soru münasebetiyle Müslümanların henüz İslam ve insan hakları arasındaki ilişkiyi çözemediklerini, her ne kadar Avrupa’da üçüncü, dördüncü nesil Müslümanlar olsa da Müslüman kültürün halen Avrupa’da olgunlaşmadığını, yeni sayılabileceğini de sözlerine ekledi.

Batı’da Müslümanlara karşı yeni ittifaklar yükseliyor

Tarık Ramazan’a göre, Avrupalı Müslümanlar, bir taraftan Batı tarafından popülist akımlarla tehdit edilmekte. Diğer taraftan, kendi içlerinde de demokratik olup olmama ikilemiyle malul durumda.

“Batı’da Müslümanlara karşı yeni ittifaklar teşekkül ediyor, bunlara karşılık Müslümanların ilkesel bir tavır benimsemeleri gerekiyor” diyor Ramazan.

Ramazan, sadece vatandaş olmakla meselenin bitmediğini, bilakis Avrupa’nın vatandaşlık vererek aslında Müslümanları kendi açısından daha tehlikeli görmeye ve göstermeye teşne olduğunu, bunun da Müslümanlar üzerinde bir “kurban zihniyeti” oluşturarak Müslümanları tepkiselliğe ya da ümitsizliğe iteceğini söylüyor.

Bu bağlamda da Müslümanlara düşen demokratik aletler marifetiyle, sosyal ve siyasal alanda yeni varlık, görünürlük alanları açmak ve kendi kültürlerini oluşturmak.

 

Abdullah Taha Orhan haber verdi

Güncelleme Tarihi: 15 Mayıs 2012, 12:13
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13