banner17

Tarihselcilik Bize Uyar mı?

Ali Akdoğan ve Yavuz Köktaş, geçtiğimiz günlerde 'İslam ve Tarihselcilik' başlıklı bir panelde konuştu. Ünal Şahin etkinlikten notlarını aktarıyor.

Tarihselcilik Bize Uyar mı?

Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Özgür Düşünce Topluluğu’nun hazırladığı “İslam ve Tarihselcilik” programındaydık 15 Aralık Perşembe günü. Yoğun bir katılımın olduğunu gözlemlediğim panelde salon tamamen dolmuştu; hatta dışarıda ve ara yerlerde ayakta dinleyen öğrenci arkadaşları görmek beni bir hayli memnun etti.

Doç. Dr. Ahmet İshak Demir’in moderatörlüğünde gerçekleştirilen; Prof. Dr. Ali Akdoğan’ın “Geleneksellik ve Modernlik Bağlamında Tarihselciliğe Bakış” ve Prof. Dr. Yavuz Köktaş hocanın “Tarihselcilik Bize Uyar mı”? başlıklı sunumlarını yaptıkları panele katıldım.

İlk sözü Ali Akdoğan hoca aldı ve tarihselciliğin doğuşu ve felsefi alt yapısına değindi. Ben özellikle Köktaş hocanın konuşmasına yer vermekle beraber, Akdoğan hocanın da özellikle vurguladığı birkaç şeye değinmeden geçemeyeceğim. Akdoğan hoca; “düne ait çok değerli şeyler vardır ki bunlar o toplumun sabiteleridir” diyerek tarihselcilik ile beraber yaşanan savrulmalara dikkat çekti. Tarihçilik ve tarihsellik kavramlarının karıştırıldığını ifade eden ve bu iki kavram arasındaki farka işaret eden Akdoğan hoca, bazı olayların kendi bağlamlarında değerlendirildiğinde daha farklı anlamlar kazandığına vurgu yaptı.

Bazı tartışmalarda kendi değerlerimizi yıpratıyoruz

Daha sonra söz alan Yavuz Köktaş hoca, konuya direkt girmeden birtakım şeylere değindi. Köktaş hoca “bazı tartışmalarda kendi değerlerimizi yıpratıyoruz” deyip özellikle günümüzde sala okumak veya salavat getirmek gibi bazı uygulamaların bir takım çevrelerce eleştirildiğini ancak bunların toplumun harcı olduğunu, zamanı gelince fevkalade şeyler yaptığını belirterek; 15 Temmuz gecesi hain darbe girişimine karşı mücadelenin, minarelerden okunan sala sesleriyle daha farklı bir boyut ve anlam kazandığına dikkat çekti. Bu ve benzeri toplumda yer etmiş şeylerin uyuyan hücre gibi oldukları, yeri ve zamanı geldiğinde çok farklı şeyler gerçekleştirdiğine şahitlik ettiğini belirtti.

Tarihselciliğin Batı şartlarında doğmuş bir gelişme olduğu, 19. yüzyılda determinizm anlayışının Batıyı kasıp kavurmasıyla ortaya çıktığına vurgu yapan Köktaş hoca, tarihselciliğe ilk vurgu yapanın Fazlurrahman (ö. 1988) olduğunu belirtti. Kur’an üzerinden öznel ve nesnel anlamlandırmalara gidenlerin bir noktadan sonra anakronizme düştüğünü ifade eden Köktaş hoca, daha sonra bana göre konunun en can alıcı noktasına temas etti.

Tarihselcilik beraberinde ilah tasavvurunu da meydana getirmektedir

Tarihselcilikle beraber ilah tasavvuruna da dikkat çeken Köktaş hoca, bu noktada çok kritik değerlendirmelerde bulundu ve tarihselcilikle beraber kişinin Allah’ın ilmiyle ve Allah’ın kudretiyle alakalı olan problemleri doğuracağına işaret etti. Allah’ın ilmiyle alakalı olan problemin Allah’ın geleceği bilmemesini ortaya çıkaracağına çünkü hitap ettiği zaman diliminin o anki zaman olup ötesiyle bağının olmaması, daha sonrasında ne olacağını bilmemesini intaç etmekte olduğunu ifade etti. Şöyle ki; Allah sahabeyi muhatap alarak onlara bir takım hükümler bildirdi ve o hükümler onların zamanıyla alakalıydı; dolayısıyla daha sonraki ümmet için ifade etmemiş olduğunu ortaya çıkarmakta.

Tarihselciliğin Allah’ın kudretiyle alakalı doğurduğu problemin ise; Allah’ın bir takım şeyleri murad ettiği ancak buna gücünün yetmediğini ifade etmek anlamına geldiğini belirten Köktaş hoca, bu noktada kölelik ve çok eşlilik örneklerini dile getirdi. Allah bunları kaldırmayı istedi ama buna güç yetiremedi fakat ümmete hedef olarak köleliğin olmamasını ve tek eşliliği amaç gösterdiğini belirten Köktaş, bunların ne kadar sakat bir mantık düzleminde olduğuna dikkat çekti.

Ayrıca tarihselciliğin haramlar ve farzların alanında olmadığına vurgu yapan Köktaş hoca, “söz konusu Allah’ın kitabı olduğunda daha temkinli ifadeler kullanmanın zorunluluğuna” işaret ederek bu gibi vartalara düşmemek için Usül-i Fıkh’ın olmazsa olmazlığına işaret ederek konuşmasını sonlandırdı.

 

Ünal Şahin

Güncelleme Tarihi: 21 Aralık 2016, 14:47
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
Selahattin Can
Selahattin Can - 1 hafta Önce

Helal olsun Köktaş Hoca sana.

banner8

banner19

banner20