banner17

Tarihi Mirasımız Bizi Hamasete Değil, Mesuliyete Götürmeli

Prof. Dr. Mazhar Bağlı geçtiğimiz günlerde Cafer Ağa Medresesi’nde “Modern Dünyada Müslüman Olmak” başlıklı bir konuşma gerçekleştirdi. Yunus Sürücü etkinlikten notlarını aktarıyor.

Tarihi Mirasımız Bizi Hamasete Değil, Mesuliyete Götürmeli

Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mazhar Bağlı, 25 Mart Cumartesi günü Eyüp’te modern dünyada Müslüman olmakla alakalı bir konuşma yaptı. Bağlı, hayatın içinden misaller vererek modern dünyada Müslüman olabilmenin nasıl mümkün olacağını ve bunun aslında zannedildiği kadar zor olmadığını ifade etti.

Mazhar hoca, meselenin aslında zannedildiği gibi o kadar da çetrefilli olmadığını beyan ederek söze başladı. “Bizim üzerimize düşen İslam’ı yaşamak ve onu bütün şartlar altında taşıyabilmektir. Her nerede yaşarsak yaşayalım Müslüman olma ve Müslüman kalma mecburiyetimiz vardır. Dünyanın bütün coğrafyalarında, bütün şartlara ve bütün farklı sosyolojik farklılıklara rağmen bizim Müslüman olmamız gerekir. Müslümanlık devamlı bir hâldir. İslam’a olan bağlılığımız ve onu yaşama gayretimiz bir gömlek gibi bazı durumlarda üzerimizden çıkarabileceğimiz bir vaziyette hiçbir zaman olmamalıdır.” diyen Mazhar hoca, meselenin Müslüman yaşamakla da ilgisi olduğuna dikkat çekti.

Tarihi mirasımız bize bir mesuliyet yüklüyor

Günlük pratiklerin ve ehemmiyetsiz gördüğümüz günlük muamelât ve muaşerâtımızın, bizim modern dünyada Müslüman kalabilme kudretimizi artırdığını dile getiren Mazhar hoca, en küçük içtimai bir pratiğin bile hayat sahasında çok müteessir alakalar peyda ettiğini ifade etti. Ayrıca tarihî bir mirasımızın olması ve bu tarihî mirasın bize her açıdan büyük bir zenginlik katmasının da bizim modern dünyada Müslüman olmamıza ve Müslüman kalabilmemize katkısı olduğunu söyleyen Bağlı, bu tarihî zenginliğin Müslüman olabilme ve Müslüman kalabilme noktasında bizi hamasete değil mesuliyete götürmesi gerektiğinin de altını çizdi. Çünkü zengin bir İslamiyet kültürünün taşıyıcısı olmak bir sosyal yapı için büyük bir şansken aynı zamanda bu zenginlik o sosyal yapıya büyük bir mesuliyet yüklemektedir.

Adalet ve güvenilir olmak

Modern dünyada Müslüman olabilmenin temel şartı olarak adalet ve güvenilir olmayı sayan Mazhar hoca, bunların sosyal yapıyı ayakta tutan sütunlar olduğunu vurguladı. “Adalet bir yere kapanmak veyahut cam fanuslar arkasında olmak değil, nerede ne yapacağını, nasıl davranılmasını bilmektir” deyip adaletin tarifine biraz daha farklı bir pencereden bakan Mazhar hoca, adaletin devletin temel taşı olması gerektiğini dile getirerek bütün toplumu teşmil etmesi gerektiğinin de altını çizdi.

Mazhar hocanın üzerinde durduğu bir başka nokta ise “güvenilir olmak” prensibi. Eğer bu şart da sağlanırsa modern dünyada Müslüman olmanın çok da zor olamayacağını dile getiren Mazhar hoca, bu hususiyetin toplumun tamamını bir arada tutan yegane kuvvet olduğunun altını çizdi. Güvenilir olmayan insanların teşkil ettiği içtimai bir yapı ve adaletin tesis edilmediği bir hayat, Müslüman olmamıza müsaade etmeyen bir saha demektir.

Estetikle ilgilenmek ve günlük muamelât/ pratikler önemli

Konuşmasının sonlarına doğru yaşadığı tecrübelerden bahseden Mazhar hoca hayli ilginç şeyler anlattı. Çin’e gittiğini ve orada komünist bir rejimin olduğunu lakin buna rağmen Çin’deki kapitalist yapının dünyanın hiçbir ülkesinde teşekkül etmediğini ifade eden Mazhar hoca, buradaki tezatlığa dikkatimizi çekerek, sahip olduğumuz tarihî mirasın kıymetini anlamamıza vesile oldu. Tahakkümü ve kendisini merkeze alma cüretkârlığıyla malûm ve meşhur olan Batı, her fırsatta İslam dünyasının kendisinin gözleriyle kendisine bakmasını arzu etmektedir. Bu tavrıyla asırlardır Müslümanları bütün veçheleriyle kendisine esir etmek isteyen Batı, bugün de bu tutumunu hâlâ sürdürmektedir.

Japonya’ya da gittiğini ve orada da ilginç şeylerle karşılaştığını ifade eden Mazhar hoca, Japonya’da anne şefkatinden mahrum kalmış liseli gençler için saatlik ücreti olan rehabilitasyon merkezlerinin mevcudiyetinden söz ederek meselenin aslında dünya çapında ne kadar mühim olduğuna temas etti. Kanada’da izlediği bir yarışmadan da bahseden Mazhar hoca, yarışmanın ahlâk itibariyle tam bir felaket olduğunu beyan ederek ahlakın ve insan olma kıymetinin nasıl alçaltıldığını dile getirdi. Yarışma şöyle: Bir genç kız çocuğuyla programa geliyor ve çocuğunun DNA testi de bir zarfta bulunmak üzere gelen erkeklerden hangisinin kızın babası olduğu tespit edilmeye çalışılmaktadır. Hangi erkekle ve kaç erkekle birlikte olduğunu ve çocuğun hangi erkekten olduğunu bilmeyen bir kadın ve yarışmaya gelen şüpheli baba adayları ve bu programı izleyenler ve modern dünya…

Bütün bunlara karşı kalkan şeklinde olan büyük bir tarihî mirasımızdan ve kültürümüzden söz eden Mazhar hoca, bunun İslam ile mezcedilip devam ettirilmesi hâlinde, bizim için önemli mukavemet noktaları oluşturacağını ısrarla beyan etti.

Son olarak ise “modern dünyada Müslüman olmakla alakalı iki tavsiyem var” diyen Mazhar hoca şunları sıraladı: 1) Estetikle ilgilenmek 2) Günlük muamelât/pratikler. “İnsanın bu âleme gelmesinden sonra daima Allah’ı araması onda bir estetik kapı açmıştır” diyen Mazhar hoca, estetikle meşgul olmanın insanı Batı’nın sömürgeci tahakkümünden kurtaracağına inanmakta. Ayrıca günlük pratiklerimizin bizi bir arada tutan küçük ama yan yana geldiklerinde muazzam büyük bir yekûn oluşturduklarını dile getiren Mazhar hoca, bu iki noktanın ihmâl edilmemesi gerektiğini vurguladı.

 

Yunus Sürücü

Güncelleme Tarihi: 28 Mart 2017, 15:51
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20