Tahran'da Günümüz Türk Şiiri Konuşuldu

Tahran Yunus Emre Enstitüsü, şairler Osman Özbahçe ve Hakan Şarkdemir’in katılımı ile İran’ın başkenti Tahran’da Türk şiirinin konuşulduğu iki program düzenledi.

Tahran'da Günümüz Türk Şiiri Konuşuldu

Tahran Yunus Emre Enstitüsü, şairler Osman Özbahçe ve Hakan Şarkdemir’in katılımı ile İran’ın başkenti Tahran’da Türk şiirinin konuşulduğu iki program düzenledi.

Türk şiirindeki değişim ve dönüşümler

24 Ekim Salı günü Şehr-i Kitap Kültür Merkezi konferans salonunda yapılan panelde Osman Özbahçe ‘Modern Türk Şiiri Genel Çerçeve’ başlıklı bir konuşma yaptı. Konuşmasında Türk şiirindeki yaşanan değişim ve dönüşümleri şu şekilde sınıflandırdı: “Türk şiiri 1850’li yıllardan 1950’li yıllara, yüzyıllık süreçte üç büyük değişim yaşamıştır. 1950’li yılları izleyen 1960’lı ve 1970’li yıllarda şiirimiz toplumcu şiir şeklinde tanımlanan bir çizgide seyretmiş, 1980’li yıllarda anti-toplumcu çıkışlarla saf şiire dönüş çabaları hızlanmıştır. 2000’li yıllar, şiirimizin yeni ifade yolları arama bağlamında teknik sorunların en çok tartışıldığı yıllardır.

Tanzimat şiiri Divan’dan aşama aşama uzaklaştı. Giderek fikir tartışmaları üzerine kurulu düz hitabet şiir formunu oluşturdu. Düz hitabete karşılık Servet-i Fünûn şiirin iç meselelerine bir geri çekilişti. Şiir bu tepkiyle ikinci defa 1950’li yıllarda İkinci Yeni’yle, üçüncü defa bizim dönemimizde ‘90 kuşağıyla karşılaştı. Şiir 1990’lı yıllardan itibaren şiir olarak tartışılmaya başlandı.”

Türk şiirinde ikibinli yılları bir manifestolar dönemi olarak tanımlayan Özbahçe, bu yıllarda art arda şiir manifestolarının yayınlandığını, bu manifestoların açmazının şiiri dogmatik bir yapıda yeniden inşa çabası olduğunu ve kesin kurallar çerçevesindeki manifestoların hayatın sürekli değişen yapısı karşısında “hızla” eskidiklerini dile getirdi. 

Bir sanat olarak şiirin çözülmesi

Panele “Türk Şiiri: Modern Postmodern ve Sonrası” başlıklı konuşması ile katılan Hakan Şarkdemir ise şiirin bir yandan felsefi düşünceyi bir yandan da devrimci düşünceyi beslediğini belirterek bu düşüncenin en somut örneğinin modern Türk şiiri olduğunu iddia etti. Modern Türk şiirinin geçirdiği evreler ve öncü şairlerinden bahseden Şarkdemir, İkinci Yeni akımının özellikle 1954-1959 yılları arasına denk düşen ilk dönemiyle postmodern bir şiir olduğunu dile getirdi. 1960’larda şairlerin İkinci Yeni’nin deneyim özelliklerinin bir amaçtan ziyade imkan olarak gördüklerini belirttikten sonra bu dönemin en dikkat çekici şairinin İsmet Özel olduğunu söyledi.

Konuşmasının sonunda ikibinli yıllardan itibaren ortaya çıkan şiir anlayışlarına değinen Şarkdemir, ikibinli yılların başından itibaren bir sanat olarak şiirin çözüldüğü, düşüncelerin, seslerin, imgelerin yerine, şiirsel süreci gösterenlerin belirlediği eklektik bir şiirin ortaya çıktığını söyleyerek sözlerine son verdi.

Panelin ikinci kısmında Türkçeden yaptıkları tercümelerle tanınan şairler İbrahim Emini ve Nasır Feyz söz aldılar. Konuşmalarında Türk şiirinin İran’da algılanışına değinen şairler İran’da en meşhur Türk şairinin Nazım Hikmet olduğunu belirttikten sonra bunun nedenleri üzerinde kendi görüşlerini dile getirdiler.

İran'daki şiir ortamı da konuşuldu

Tahran’daki ikinci program 25 Ekim Çarşamba günü Buhara dergisi işbirliği ile Platform Darbest salonunda gerçekleşti. İranlı şairlerin de dinleyici olarak hazır bulunduğu programa Osman Özbahçe ve Hakan Şarkdemir’in yanı sıra Kebuter Erşedi ve Ferzane Kavvami gibi hanım şairler de şiirleri ile katıldılar. Buhara dergisi yazı işleri müdürü Ali Dehbaşi’nin yönettiği programın başında Tahran YEE müdürü Turgay Şafak, İran’da son yıllarda şiir üzerine tartışmaların yapılmadığını, şiirin zayıfladığı, şiir ve edebiyat merkezli yayın yapan derginin bulunmadığını, aksine Türkiye’de ise şiir tartışmalarının canlı olduğunu, şiir ve edebiyat odaklı pek çok derginin yayın hayatına devam ettiğini söyledi. Şafak’ın bu eleştirisine cevap veren şair Kebuter Erşedi, durumun böyle olmadığını, son otuz yılda İran’da birçok şiir akımının ortaya çıktığını ve bunlar hakkında çok ciddi tartışmaların olduğunu dile getirdi ve tartışmaların son yıllarda internet sitelerinde, sanal âlemde devam ettiğini söyledi.

Şairlerin kendi şiirlerini seslendirmelerinin ardından programın ikinci bölümünde katılımcıların şairlere yönelttikleri sorular çerçevesinde Türkiye ve İran’da günümüz şiirinin durumu hakkında görüşler dile getirildi.

 

 

Güncelleme Tarihi: 27 Ekim 2017, 16:11
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner26