Tahkiyeli metinler nereye gidiyor?

Samanyolu liseleri ile Yağmur dergisinin birlikte düzenlediği Ankara Hikâye Roman Günleri’nde on yazar “Tahkiyeli Metinler Nereye Gidiyor” konusunu konuştuk.

Tahkiyeli metinler nereye gidiyor?

 

Samanyolu liseleri ile Yağmur dergisinin birlikte düzenlediği Ankara Hikâye Roman Günleri’nde on yazar “Tahkiyeli Metinler Nereye Gidiyor” konusunu konuştuk. Üç aşamalı bir program yapıldı bize. Öğleye kadar biz yazarlar tahkiyeli metinlerin nereye gittiğini konuştuk. Salonun ortasında yuvarlak masada biz tartışırken, müzakere ederken, hikâye-roman yazan, yazmayı düşünen öğrenciler bizi çevreleyen koltuklarda dinlediler.

Unutmadan şunu belirteyim, program baştan sona güzel tasarlanmıştı. Hava alanından alındık, misafirhanede ağırlandık, tekrar yolcu edildik. Yazarların havaalanından, terminalden alınıp program aşamasında ve tekrar yolcu edilmesine kadar bütün aşamalara ayrı ayrı öğretmen tahsis edilmiş. Bunca yazarı, yönetmeni, editörü karşılamak,  ağırlamak ve memnun etmek zor iş. Samanyolu okulları bu işi en ufak aksaklık olmadan başardı. Bu hizmetler muhteşemdi.

Her birimize de iki öğrenciyi asistan olarak verdiler. Benim asistanlarım Bilal ve Salih idi. Program bitinceye kadar yanımdan ayrılmadılar. Saat ondan on üçe kadar yuvarlak masada konuştuk. Kimler vardı, ne konuştuk? Konuşmalardan sözler aktarmaya çalışarak yazarları söyleyelim.

Tahkiyeli metinler nereye gidiyor?

“Tahkiyeli metinler nereye gidiyor?” konusunu tartışmak üzere bir araya geldiğimizde ben geleceğin anlatım biçiminin ‘sen’ anlatıcı olacağını ve öyküden karamsarlığın kalkacağını dile getirdim. Yien bu metinlerde bana göre din duygusu aslî yerini alacaktır. Toplum yitirdiği masalını tahkiyeli metinlerle giderecek. Gerçeklik büyülü bir dille anlatılacak ve olay asla kaybolmayacak. Oturum başkanı Osman Alagöz ise, insanla başlayan tahkiyeli anlatımın kutsal metinlerle desteklenerek günümüze kadar geldiğini ve bundan sonra da böyle devam edeceğini vurguladı.

Renkli siması ve güler yüzü ile dikkat çeken Duran Çetin ise, “Edebiyat paraya koşuyor. Şöhrete, sanala koşuyor. Tekno-edebiyat gelişiyor.” dedi. Genç hikâyecilerden Emrah Bilge Merdiven, “İnsan nereye gidiyorsa edebiyat da oraya gidiyor.” fikrini savundu. Gonca dergisi editörlerinden Murat Kaya, edebiyatımızın karamsarlığa götürülmek istendiğini fakat kendileri gibi yazarların aydınlık metinler yazacağını söyledi. Islak Kibritler’in yazarı Akif Hasan Kaya ise şunları söyledi özet olarak: “Tahkiyeli metinler görsele gidiyor. Gelecekte Müslüman yazarların metinleri diğerlerinden üstün olacaktır. Kur’anî yaklaşım öykülerde görünür olacaktır.”

“Hizmetkâr” serisi ile dikkatleri çeken Cenk Enes Özer de tahkiyeli metinlerde tasvirin önemini yitireceğini, artık tasvire boğulmuş eserlere klasik denmeyeceğini, olay ve kurgunun öne çıkacağını, fantastik öykünün gelişeceğini ve gaybe imanın bu yolla anlatılacağını söyledi. Genç hikâyecilerden Zekeriya Kantaş ise, biz nasıl olursak hikâyemizin de öyle olacağını vurguladı. Genç Hikâyecilere Tavsiyeler kitabı ile okur karşısına çıkan ve bize ev sahipliği yapan Şemsettin Yapar da gençlerin öğrenilmiş çaresizlikten kurtulacağını, günaha girmeden günahın acısının anlatılacağını söyledi.

Yağmur dergisinin yayın yönetmeni H.Ahmet Gökçe, yayın sorumlusu Yusuf Gündüz, editör Yalçın Yaman’ın ve okul edebiyat zümresinin ortak yönettiği bu aşamada okurların ilgisini çekecek bu özetlediğimiz konular gündeme getirildi.

Samanyolu okulları bu sene ikincisini düzenlediği bu organizasyonu geleneksel hale getirmek istiyor. Kültürün başkenti İstanbul’da yapılması beklenirdi böyle bir olayın. Ankara’da yapılıyor olması daha da anlamlı hale getirdi kültür günlerini.

Bu hayırlı iş devam etmeli

Nezih bir öğrenci kitlesi karşısında konuşmak biz yazarları da heyecanlandırırdı. Okul yönetimi ile edebiyat zümresi, başta Mikail Doğan ve Şemsettin Yapar olmak üzere bütün öğretmenler sorumluluk üstlenmişler. edebiyatufku.com’dan tanıdığımız kimya öğretmeni Mustafa Şahin de etkinliği destekleyenler arasındaydı.

Ankara Hikâye ve Roman Günleri biz yazarlar için de yeni bir nefes alma imkânı oldu. Genç beyinleri tanıdık, onların ilginç sorularına cevap vermeye çalıştık. Gençler kitaplarımızı dikkatle okumuşlar ve aklımıza gelmeyecek sorular hazırlamışlar.

Böyle hayırlı işi Samanyolu okulları artık sekteye uğratmadan yapmalı. Bu hadise geleceğin aydınlarını, romancılarını, şairlerini, gazetecilerini, kültür adamlarını, hikâye, deneme, roman yazarlarını, basın mensuplarını yetiştirecek bir adımdı. Bu göze alınarak kısa vadeli düşünülmeden otuz yıllık bir yatırım göze alınmalı. Okul yönetimini ve Yağmur dergisi yöneticilerini bu vesileyle kutluyor, hizmetlerini alkışlıyoruz.

 

Recep Şükrü Güngör yazdı

Yayın Tarihi: 30 Mayıs 2013 Perşembe 15:12 Güncelleme Tarihi: 30 Mayıs 2013, 15:19
banner25
YORUM EKLE

banner26