banner17

Sünnet, dini yaşamaniçin var!

Prof. Dr. Hayrettin Karaman Hoca, 'Kuran ve Sünnet' ilişkisini anlattığı konferansındaydık. Neler anlatıldı toplantıda?

Sünnet, dini yaşamaniçin var!

Başakşehir Belediyesi’nin nisan ayında yaptığı Kutlu Doğum özel programlarından sonuncusu Çınar Kongre Merkezinde gerçekleşti. Programda Prof. Dr. Hayrettin Karaman, İslam’da Kur’an-sünnet birliğini anlattı. Halkın yoğun ilgi gösterdiği programda Hayrettin Karaman, vefatının ardından geçen bunca zamana rağmen O’nun konu edildiği bir program olduğunda bu kadar insanın ilgi göstermesinin bile başlı başına Peygamberimizin (s.a.v.) bir mucizesi olduğunu belirtti.

Karaman Hoca, Peygamberimizin gönderiliş gayesinin –teşbihte hata olmasın- postacılık olmadığını, sadece kendisine vahyedilenleri tebliğ edip sonra da vakti geldiğinde ahirete intikal etmekle sınırlı bir hayatı olmadığını; vahyedilenin anlaşılması ve yaşanması konusunda bir yol göstericiliği, kılavuzluğu olduğunu, seçtiği 10 ayetle anlattı.

Vahiyle akıl çelişmez

26063Karaman, “Biz nerden geldik, nereye gidiyoruz, ne olacağız?” gibi sorulara filozofların akıl yoluyla, dinlerin ise Allah Tealanın verdiği bilgiyle yani vahiyle cevap verdiğini, aklı yaratanın da Kur’an’ı vahyedenin de Allah olduğu için bu iki delil arasında bir çelişmenin asla mümkün olamayacağını söyledi. “Akıl ile vahiy arasında bir çelişki olmayacağı gibi Kur’an ve sünnet arasında da çelişki olmaz” diyen Karaman, bunun her şeyden önce akla aykırı olduğunu da belirtti.  

Allah’ın Kur’an’daki emirlerine, önce Peygamberimizin (s.a.v.) uymasını istediğini, böylelikle Peygamberimizin Müslümanlara örnek teşkil ettiğini, eğer O’nun gibi bir örnek olmasaydı namaz nasıl kılınır, zekât nasıl verilir, hacc nasıl yerine getirilir bilemeyeceğimizi vurguladı.

Kur’an sünnet ilişkisini Kur'an'a sordum

Azerbaycan’a gittiğinde kendilerine Moskova’da felsefe okumuş bir gencin rehberlik ettiğini, bu gencin aklındaki, yaratılış ile ilgili sorulara cevap bulamadığından ateist olduğunu, sonra eline geçen bir Kur’an tercümesinden aldığı cevaplar karşısında iman ettiğini anlatarak sözlerini şöyle sürdürdü: “Ben de sünnet ve Kur’an ilişkisini Kur’an’a sordum. Yarabbi sen peygamberine hangi vazifeleri verdin? Bizim Allah’la konuşma imkânımız var mı? Yok, ama kitabı var. Aslında Kur’an’ı Kerim’de bu sorunun cevabı baştan sona var da ben on tane ayet tespit ettim. Bu 10 ayet Peygamber Efendimizin Kur’an’ı tebliğ etme dışında bugünde bizi bağlayan, bize rehberlik eden, ışık tutan rolü var mı gösteriyor.” dedi.

Dine aykırı olmamak başka din kuralı olmak başka

Ben de bütün ayetleri değil de birkaç ayeti buradan sizlere aktarmak istiyorum. Ayetlerden biri, mealen “Ey peygamberim sen ümmetine dön ve de ki: Ben de sizin gibi bir beşerim.” diyor. Bu ayette Peygamberimizin bir beşer olduğuna vurgu yapıldığını ama onun sıradan bir beşer olmadığını, Allah’ın Ona vahyettiğini, hakikat bilgisini verdiğini, hakikat bilgisinin bir kısmına insanların akıl yoluyla ulaşabileceğini ama bir kısmına Allah bildirmeden asla ulaşılamayacağını, o bilgileri de Allah’ın Peygamberimize vahiy yoluyla bildirdiğini söyledi. Peygamberimizin beşeriyetiyle ilgili şunları da ilave etti: “Peygamberimiz bize din kuralı olan bir söz söylediğinde kendiliğinde söylemez. Mutlaka vahiy alır, onu söyler. Peygamberimizin ağzından çıkan her sözün ya da yaptığı her davranışın bir din kuralı olması gerekmez ama yaptıkları ya da söyledikleri dine aykırı da değildir. Namazda oturma şekli din kuralıdır ama istirahat ederken oturma şekli din değildir. Dine aykırı olmamak başka din kuralı olmak başkadır. Peygamberimiz hayatı boyunca at, katır ve deveye binmiştir ama eşeğe binmemiştir. ‘Peygamberimizin eşeğe binmediğine göre eşeğe binmek sünnete aykırı mıdır?’ gibi bir düşünce yanlıştır.”

Prof. Dr. Hayrettin KaramanOnun bize mirası iki şey

“Allah’a itaat edin.” diye başlayan ayete de değinen Hayrettin Karaman, ayetin devamında “Resulüme de itaat edin” emrinin de yer aldığına dikkat çekti. “Eğer sadece Kur’an’da olanı uygulamakla yükümlü olsaydık o zaman sadece Allah’a itaat edin derdi. Kul olmak istiyorsanız bir yandan Kur’an’ı rehber edineceksiniz bir yandan da Allah Resulünün sünnetini rehber edineceksiniz.” diyerek Peygamber Efendimizin bir hadisi şerifine de değindi: “Ümmetim ben size iki şey bıraktım. Bu iki şeye sarıldığınız sürece doğru yoldan sapmazsınız: Allah’ın kitabı ve sünnetim.”

Mealen “Allah ve melekleri Peygambere selam ve salat ederler. Ey iman edenler sizde ona salat edin ve selam verin.” ayetinin de üzerinde duran Hayrettin Karaman, “Ayetteki salat nedir belli değil. Bunu Allah bilir. Tefsirciler, iltifat ve rahmet gibi manalar vermişler ama bunlar zaten Arapça kelimeler, öyle olsa Kur’an’da o şekilde geçerdi. Bu salat, Allah ile Peygamber arasında bir sır. Allah’ın salatı geçici değil. Ezel ve ebedde de devam edecek.” dedi.

Selamımıza mutlaka mukabelede bulunur

Peygamberimizin selamımıza mutlaka mukabelede bulunduğunu şu cümlelerle izah etti Karaman Hoca: “Peygamberimiz “Ümmetim bana selam verdiğinde Allah bana ruhumu iade eder ve selamınızı alırım.” diyor. Bu olup bitmiş bir olay değil. Fakir fukara üzülmesin. Hacca gidemezseniz de içinize dönün, Peygamberimizi düşünün, kendinizi onun huzurunda bilin ve salavat getirin.  Bir milyar altı yüz milyon insan Müslüman dünyanın çeşitli coğrafyalarında yaşıyor. Bu ümmet devamlı salavat getiriyor, tahiyyat okuyor. Kesintisiz olarak peygamber ve ümmeti arasında selamlaşma devam ediyor.”

Allah’ın bizi sevmesi için Onu sevmeliyiz

“Habibim ümmetine de ki: Siz Allah’ı seviyorsanız, sevmek istiyorsanız, bana tabi olun Allah da sizi sevsin.” ayetini de açıklayan Hayrettin Karaman “Allah bizi sevmek istiyor. Biz maddiyiz. Allah Teala maddeden münezzeh. Biz Allah’la nasıl irtibat kuracağız ve onun sevdiğini nasıl anlayacağız? Bu soruların cevabı olarak peygamber gönderiyor ve ‘işte size sevdiğim. Benim sizi sevmemi istiyorsanız onun gibi olun sizi seveyim’, diyor.” diyerek Peygamber sevgisinin önemine işaret etti.

Peygamberimiz efendimizin tekrarsız olan hadislerinin sayısının 10 binin üzerinde, tekrarlısının 40-50 bin civarında olduğuna değinen Hayrettin Hoca, “Allah murat etseydi bütün söyleyeceklerini Kur’an’da söylerdi. O zaman Kur’an’ın hacmi artar ve yazılması, korunması, bize kadar intikali zor olurdu.” dedi.

 

 

Meryem Uçar not aldı, aktardı

Güncelleme Tarihi: 14 Mayıs 2011, 21:39
YORUM EKLE
YORUMLAR
tiii
tiii - 8 yıl Önce

Allah'ı sevdiğini söylemek iddiası ağır bir yükümlülüktür. Bu iddianın ispatı ise Allah Rasulü'ne benzemeye çalışmak ve bunu istemekle kabule karin olur.

Efendimiz sav'den ve O'nun sünnetinden uzaklaşarak en büyük peygamber katlini gerçekleştirmeyelim inşallah. Teşekkürler aktarım için.

hatice hiranur tüfekci
hatice hiranur tüfekci - 8 yıl Önce

maşallah hocamız ne güzel anlatmış. Sünneti yaşamayan bir ev bir insan düşünemiyorum ben. Esasen şöyle, yaptığı zerre temizlikte dahi sünnet bilincinde olmayan bir dimağ düşünemiyorum! İnsan çok çabuk deforme olur heralde.

banner8

banner19

banner20