Süleymaniye'de çeyrek altın dağıtılacak!

“Kur’an’la ve Namazla Diriliş” programında konuşma yapan yazar Ahmet Bulut Bey’in Kur’an üzerine yaptığı konuşmadan aldığımız notları paylaşıyoruz.

Süleymaniye'de çeyrek altın dağıtılacak!

 

Sinop Boyabat İlçesi Tepeköy Yardımlaşma ve Kalkındırma Derneği’nin düzenlediği “Kur’an’la ve Namazla Diriliş” programında konuşma yapan yazar Ahmet Bulut Bey’in Kur’an üzerine yaptığı konuşmadan aldığımız notları paylaşıyoruz.

Bin beş yüz program

Namaz gönüllüleri olarak bundan beş yıl önce girdiğimiz bu yolda çok şükür ülkemizin tamamını taradık. Bir ilimiz haricinde bütün illerimize gittik. İlçe ve köylerle beraber, bin beş yüz-iki bin civarında program yapılmış oldu. Bir de ek olarak radyo ve televizyon programları yapıldı.

Derdimiz şu: 2007’de bir anket yaptık. Evinizde Kur’an var mı diye sorduk bu ankette... Ülkemizde yaşayan insanların yüzde doksan beşi evet cevap verdi. Evlerinizde Kur’an’ın Meali/ Türkçe Açıklaması var mı, diye sorduk tam yüzde kırk beşi var dedi. Hayat kitabınız Kur’an’ı sürekli ve düzenli okuyor musunuz diye sorduk yüzde 4.9 evet dedi.

Şu kadar diyanet camiamız, şu kadar ilahiyat camiamız, şu kadar A cemaatimiz B cemaatimiz var ama sonuç 4.9 dostlar. Hayat kitabımızla aramız açılmış. Aramız açıldığı için de iki yakamız bir araya gelmiyor.

Sırık kebabı yer gibi namaz

(Konuklara Sinop’un en meşhur yemeğini soran Yazar Ahmet Bulut, Sırık Kebabı cevabını alınca şöyle bağladı sözünü..)

Sırık kebabı yemeye gider gibi seccadenin üzerine gittiğiniz oluyor mu? İşte öyle namaza gittiğimiz gün bizim dirildiğimiz gündür. Namazı bir borç olarak görmek yanlıştır. Peygamberimiz namazı kulun Rabbiyle sohbet etmesi olarak nitelendirmiştir. Namaza çağrıldığında bir kimse gitmediği zaman kimi reddetmiş oluyor bunu düşünmeliyiz. Allah celle celalühü “haydi namaza” diyor, “işim var gelemem, dizim var gelemem, maçım var gelemem” diyoruz. “Namaza gel kurtulacaksın” diyor ama bu daveti reddediyoruz. Böyle bir şey olabilir mi değerli kardeşlerim?

Katılmayanlar güne mağlup başlarAhmet Bulut

Günde beş kere namaz içtimaı var, yoklamayı yapan Allah celle celalüh… Hele bir de sabah namazı vardır ki Allah’ın o günkü ilk ikramıdır. Aynı zamanda günün ilk imtihanıdır, şeytanla ilk savaşımızdır. Kalkamayanlar güne şeytana karşı mağlup başlarlar. Sabah namazına kalkan o gününü sigorta yapmış olur.

Bakıyorsunuz bir mağaza ilan veriyor; sabah mağazamızın açılışında falan ürün dörtte bir fiyatına diye… Bir bakıyorsunuz sabahın beşinde altısında kalkmışlar mağazanın önünde büyük bir kuyruk oluşturmuşlar. Ama camiye bakıyorsunuz sabah namazında üç beş kişi var. 

Süleymaniye’de çeyrek altın dağıtılsa

Düşünün ki; Sabah Süleymaniye Camiinde yarın sabah namazına katılanlara çeyrek altın dağıtılsa ve denilse ki; “sakın ha kimseye söylemeyin her sabah namazına geldiğinizde bu altınlardan size yine verilecek.” Böyle bir şey denilse yarın sabahtan itibaren Süleymaniye camiinde yer bulabilir misiniz kardeşlerim? Böyle bir şey olsa herhâlde herkes çoluk çocuk herkesi alır camiye koşar değil mi? Neden? Çünkü işin ucunda bir tane çeyrek altın var.

Kıymetli kardeşlerimiz! Efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem buyuruyor ki: “Sabah namazının iki rekât sünneti dünya içindeki her şeyden daha hayırlıdır.” Altının faydasına inandığımız kadar Allah resulünün bu sözüne iman etmiş olsak ben de Müslümanım diyen hiçbir Müslüman namazını kazaya bırakmazdı.

Kıymetli Kardeşlerim! İmanınız varsa imkânınız var. Allah’ı seviyorsanız korkmayın güçlü sizsiniz. “Allah’ım seni seviyorum” demenin gözle görülür, elle tutulur somut ifadesi namazdır.

Çocuk ve namaz

Çocuklarımızı hepimiz düşünüyoruz öyle değil mi? Peki çocuklarımızın sınavlarını düşündüğümüz kadar onların ahiretlerini de düşünüyor muyuz? Onları okula kaldırmakta zorlandığımız gibi namaza kaldırmak için de zorlanıyor muyuz? Ya da ateşi yükseldiğinde telaşlandığımız kadar namazlarını kılmadıklarında da telaşlanıyor muyuz?

Çocukların karnını doyurmayı, sırtını giydirmeyi çocuk yetiştirmek olarak algılıyoruz. Hâlbuki beş vakit namaz şuurunu vermek bütün bunlardan daha önemlidir.

Kıymetli kardeşlerim! “Oğlum namaz kıl, kızım namaz kıl” demek de çözüm değildir. Çünkü insan duyduğunu değil gördüğünü uygulamaktadır. Siz namaz merkezli bir hayat yaşarsanız, ezan okunduğunda tüm işlerinizi bırakıp namaza durursanız evladınız da bundan etkilenecektir. 

Aydın Başar haber verdi

Güncelleme Tarihi: 10 Aralık 2011, 10:48
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13