banner17

Şule Yüksel Şenler'e Vefa Gecesi

İhlsözlük'ün hazırladığı 'İlk Cemre: Şule Yüksel Şenler' programı, yoğun bir katılımla Bağlarbaşı Kültür Merkezinde gerçekleşti.

Şule Yüksel Şenler'e Vefa Gecesi

Kutlu bir davanın kutlu yolcularından birine teşekkür vaktiydi 15 Mart akşamı. Hava muhalefeti nedeniyle ertelenen program, ılık bir bahar akşamına misafir oldu. Bağlarbaşı Kültür Merkezi'nde, ihlsözlük'ün organizasyonuyla eşsiz bir akşam yaşadı seyirciler. Konu Şule Yüksel Şenler olunca, hem yakın tarihle bağlarımızı güçlendirdik hem de bu örnek hanımefendinin mücadele dolu hayatından birçok feyz aldık. Konu Şule Yüksel Şenler olunca, Huzur Sokağı'na daldık...

Sunuculuğunu Selahaddin Kocaaslan'ın yaptığı “İlk Cemre: Şule Yüksel Şenler Vefa Gecesi”, hanımların yoğun ilgisinin yanında ağzına kadar dolu bir salonda gerçekleşti. Tanıdık simaların da yoğun olarak bulunduğu programda emeğin, samimi çabanın ve tatlı bir acemiliğin heyecanı okunuyordu. 

Şule Yüksel Şenler, Huzur Sokağı'nı yazdığı yıllardaŞule Yüksel Şenler Kimdir?

Birçok gencin hidayetine vesile olan kitapların yazarı, kendi döneminde konferansların aranan ismi, beklenen bir neslin müjdecisi Şule Yüksel Şenler... Bu ülkede Müslümanların en büyük darbeleri aldıkları yılların korkusuz ve yalnız savaşçısı... Ağabey'inin hidayetiyle İslam sınırlarına bir adım daha yaklaşan, yaklaştıkça gel-gitleri azalan, Müslüman kadını anlatan, öğreten, bu uğurda gerektiğinde hapis de yatan, şimdilerde ise nur yüzüne sinen sakinliğin ardında davaya adanmış koca bir hayatın izlerini taşıyan eli öpülesi, duası alınası bir insan. Programda izlediğimiz kadarıyla görüyoruz ki, hayatı anlatmakla ve Hak bildiğini yazmakla geçer. Karşısındaki cumhurbaşkanı da olsa bir adım geri atmaz. İnancın insana kazandırdığı izzeti konuşturur dik duruşuyla.

Kaleme aldığı Huzur Sokağı hangi genci etkilememiştir ki? Leyla ile Mecnun'u gözümüzde fantastikleştiren sistem içinde, olması gerekeni güncel bir yorumla hayatımızın tam da ortasına koyan o kitap, en çetin imtihanlardan birine yol gösterip silkelemez mi insanı? Mustafa Demirci'nin de dediği gibi "Sadece Huzur Sokağı için bile kendisine ne kadar teşekkür etsek azdır."

ilk cemreBelgesel'den notlar

ihlsözlük ekibinin hazırladığı belgesel, Ayşe Böhürler, Sibel Erarslan, Demet Tezcan, Fatma Benli, Emine Eroğlu gibi birçok isimle yapılan röportajlardan ve Şule Yüksel Şenler'in kendi anlatımına da yer verildiği biyografik bölümlerden oluşuyordu. Şule Yüksel Şenler, doğum tarihi itibariyle (1938) bu zamana kadar bizlerin hüzünle andığı yılların içinden geçmiş. Böyle olunca belgeselde yakın tarihten bahsetmek de kaçınılmaz hale gelmiş. Zaman ilerlerken Şenler'in kapanma hikâyesi ve Başbakan Recep Tayyib Erdoğan ile Emine Erdoğan'ın evlilik hikâyelerinde oynadığı rolü de tebessümle dinledik. İki bölüm şeklinde izlediğimiz, ciddi bir emeğin ürünü olduğu belli olan belgesel, salonda sık sık alkışların yükselmesine sebep oldu. Bütünleştiriciliğiyle aslında bir bedenin uzuvları olduğumuzu gösterdi. Hatırlattıklarıyla ise gözyaşlarına engel olamayan birçok hanıma, genç kıza takıldı gözüm. Sessiz hıçkırıklar duydum her bir zulüm fotoğrafında. Size tavsiyem, ne yapıp edip o belgeseli izlemeye çalışın.

Kimler konuştu?

Şule Yüksel Şenler hakkında elbette söylenecek çok söz vardı. İlk olarak sahneye çıkan Gülden Sönmez; Şule Yüksel Şenler'de kendisini en çok etkileyen şeyin başına gelen bir sıkıntıda, çevresine bakmaksızın, kimin ne yaptığı veya ne dediği umurunda olmadan, Hakk'ın rızası yolundaki emin adımları olduğunu belirtti. Türkiye'nin ilk başörtülü öğrencisi Gülsen Ataseven'in konuşmasının ardından ezgi sanatçısı Taha'dan ezgiler dinledik, ezgilere eşlik ettik. Ardından Selahaddin Kocaaslan o güzel sunumuyla Şule Yüksel Şenler'i sahneye davet etti. Nur Yüzlü, huzur veren tebessümlü bir hanımefendi... Kısa konuşmasını oldukça mütevazı bir tavırla tamamladı.

İlk CemreÜsküdar Belediye Başkanı Mustafa Kara ise konuşmasında Şenler'in Feyza ve Hilal isimlerini taşıyanların isim annesi olduğunu belirterek şunları söyledi: "Onun attığı tohumlar, çok şükür ki dünyanın birçok yerinde büyük kürsülerin sahibi oldular." ÖNDER Eski Genel Başkanı İbrahim Solmaz'ın umut veren konuşmasının ardından Abdurrahman Dilipak "Biliyor musunuz Şule Hanım benim kaynanam" diyerek eşinin başörtüsü yüzünden okuyamayınca, Şule Yüksel Şenler'in açtığı Kur'an kursunun öğrenci olduğunu anlattı.

Alper, Mustafa Demirci, Ömer Çelik, Aykut Kuşkaya ve Eşref Ziya'dan hoş sedalar duyduğumuz program biterken, Mustafa Kara'nın Şule Yüksel Şenler'e plaket takdiminden önce Şenler'in söylediği şu sözler kaldı zihinlerde:  "Bu milleti öz benliğinden etmek isteyenler ne kadar çırpınırsa çırpınsınlar, onun özünde bulunan hasletler dolayısıyla asla muvaffak olamayacaklar. Muhakkak ümidimizi zaman zaman sarsan bazı çirkin olaylara rastlamıyor değiliz. Yeni neslin bir kısmında gördüğümüz azgınlıkların ve taşkınlıkların inşallah imanlı nesillerin yetiştirip emr-i bil maruf, nehyi anilmünker vazifelerini yerine getirenlerle sayıları aza inecek."

Fotogaleri için tıklayın

 

Ayşe Sadiye Doymuş Huzur Sokağı'ndan geçti.

Güncelleme Tarihi: 20 Mart 2011, 17:00
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
ayşegül
ayşegül - 8 yıl Önce

İhl Sözlük yaptığı programların kalitesiyle konuşulur oldu. bu çok sevindirici bişey. Eşref Ziya 20.yıl programındaki belgesel de büyük emekler ve ciddi bir çalışmanın sonucunda ortaya çıkan bir üründü. Lakin bu belgeselin video paylaşım sitelerinde (veya önce tv.de, öyle denmişti çünkü) hala paylaşılmamış olması bir o kadar garip. Arkadaş, gelemeyenler izlesin demiş ama nerdee. daha ilk programın belgeselini insanların istifadesine sunmadılar ki sıra buna gelsin.

Talebesi
Talebesi - 8 yıl Önce

Şule hocamızın belgeselini izlemek için sabırsızlanıyoruz.Gece'yi okuduk,heyecanlandık ve garip bir hüzün dalgası sardı bizleri.Uzakta olanlar ve haberi olamayanlar katılamadı bu geceye.Ama katılmış kadar olduk,sizlerin sunumuyla.Emeği geçen ihl sözlük ve üsküdar belediyesine şükranlarımızı,saygılarımızı sunuyoruz.

ihl etkinlik
ihl etkinlik - 8 yıl Önce

belgeselin tamamı youtube.com/ihlsozluk
kanalından izlenebilir.

Alperen Gençosmanoğlu
Alperen Gençosmanoğlu - 8 yıl Önce

Arkadaşlar aklım, hayalim, vicdanım bazı şeyleri anlamıyor, kabullenemiyor. Şule Yüksel Şenler'in mücadelesine ve bedel ödemişliğine olan saygım beni o gün salona sürükledi ama ne yazık ki salonda nasıl insaların hayatlarını ortaya koyarak var ettikleri anlamların değrelerin üzerine yüzlerce şakşakçısıyla birlikte kibrit suyu döküldüğüne öfke ve çaresizlik içinde şahid oldum. Şule Yüksel Şenler gibi mücadelesi Türkiye'de İslami dirilişin tarihiyle yaşıt, son 50 yıla bir özne olarak şahid olmuş

Alperen Gençosmanoğlu
Alperen Gençosmanoğlu - 8 yıl Önce

Bir insana anlattırılabilecek yüzlerce şey varken,belgeselin orta yerine ve uzun uzun anlattırılarak Tayyip Erdoğan-Emine erdoğan ulvi birliktelikleri gibi efsunlu bir şey koymanın ne anlamı olabilir diye kafamı duvarlara vurmak istiyorum. Burada Türkiye'de hem tarihe hem siyasete hem İslami mücadeleye tanıklık etmiş bir şahsiyetle tarihimizi konuşacakken, hiç kimseyi ilgilendirmeyen, iki insanın özeli denilebilecek bir şeyi o belgeselin içine koymak ve tam da o kısımda salonda bir alkış tufanı

Alperen Gençosmanoğlu
Alperen Gençosmanoğlu - 8 yıl Önce

Nasıl bir garabet halidir anlam verebilmiş değilim. Tabi tek sıkıntı bu değilki, bu ülkede yıllarca sağcı-Müslüman ayrımını yapabilmek için insanlar bedel ödedi, kimileri zihniyle, çabasıyla kimileri de Metin Yüksel gibi canıyla. Şimdi bir video çıkıyor ve Menderes, Özal,Erbakan ve Tayyip Erdoğan arka arkaya bu nasıl bir tarih perspektifinin ürünü, demokrasiyi mi kutsuyoruz yani nedir derdimiz. Güne oynuyoruz, hafizamız yok. İnsanların büyük çabalarla bıraktığı mirası tüketmekten hiç azab duymuy

Alperen Gençosmanoğlu
Alperen Gençosmanoğlu - 8 yıl Önce

Duymuyoruz. At iziyle it izinin karışması gibi bir derdimiz yok. Derdimiz ne Erbakan'ın cenazesinde gençlik yoktu. Niye kafalar bambaşka işliyor, çok övündüğümüz AKP dönemiyle bırakın yolda dökülmeyi, bir yol olduğu bile unutuldu. O slaonda program yapabilmeyi Şule Yüksel Şenler'in ödediği bedellerin bir sonucu olarak değil de var olan iktişdarların bir lutfu olarak görmeye başladık mı, bu sefer kime yarnmaya çalışacağımızı şaşırıyoruz. BDP başörtülü aday çıkaracak, AKP'den ses yok, neyin zaf

nesrin
nesrin - 8 yıl Önce

rabbim daim kılsın hizmetlerini kardeşim

banner8

banner20