Srebrenitsa katili yargılanıyor!

Karadziç'in yargılanmasını bir tür Avrupa'nın kendi vicdanını rahatlatma denemesi olarak görmekten ileri gidemiyorum.

Srebrenitsa katili yargılanıyor!

Naslovna‘‘Semezdin Mehmedinoviç, savaştan önce edebiyat ortamlarında bulunan, çocuklar için şiirler yazan, lirik bir üslup kullanan Radovan Karadziç hakkında dikkate değer notlar sunuyor kitabında. 2008’in Temmuz ayında yakalanan ve 1992-1995 yılları arasında Bosna’da işlenen katliamlarla ilgili olarak hakkında aralarında soykırım, insanlık suçu ve savaş suçlarının da bulunduğu 11 ayrı suçlama bulunan Karadziç için ‘Miloseviç’in nasyonalist-stalinist projesi için aradığı mükemmel çömez’ yorumunun ardından Karadziç’teki değişimi şöyle anlatıyor: "Yüz ifadesi vahşileşmişti, bir zamanlar tanıdığım insanın yerine bir başkası gelmişti. Alçakgönüllü tavırları, bir ölünün bedeninden ayrılan ruh gibi uçup gitmişti." Karadziç’in yalanlarını televizyonda dinleyince kütüphanesindeki Karadziç’in çocuk şiirleri kitabını -Mucizeler Olur Mucizeler Olmaz- yırtmasına oğlu Harun engel olur. "Oğlum bu kitabın yazarını tanıyordu ve böyle bir adamın ona zarar verebileceğini kabul etmiyordu." Karadziç’in savaş öncesinde bir psikiyatr/şair oluşu, hepimiz için aşılması güç yüksek bir duvar sanırım. Bir de Karadziç’in, ‘acımak yok, haydi gidelim/şehirdeki soysuzu gebertelim.’ mısrasının savaş kampanyasında slogan olarak kullanıldığını düşünürsek.’’

8709

Karadziç üzerine bunları yazmıştım, Semezdin Mehmedinoviç’in Saraybosna Blues kitabı hakkında yazdığım yazıda. Bugün bakıyorum da eksik kalmış bu satırlar, Karadziç’in Lahey’deki mahkeme salonundan ekrana yansıyan pişkin yüz ifadesi, psikiyatr olması sebebiyle olsa gerek, kendi dışındaki herkesi oyalayabiliyor hissinde olması hıncımı arttırıyor.

 

8710
Ejup Ganic

Saraybosna 300 bin Müslümanın öleceği bir kara kazan olacak

Duruşmalara, hakkında hazırlanan bir milyon sayfayı aşkın iddianameyi okuyamadığı bahanesiyle katılmıyor, bugün katıldığı duruşmada da bu tavrını  sürdüreceğini söyledi ve savunmasını hazırlamak için 10 ay süre istedi. Ne sefil bir vaziyet! 13 yıllık firarının ardından 2008’de yakalanan [veya Sırbistan’ın AB’ye üye olması vb. durumlar için yem olarak teslim edilen de denebilir] ve BM Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi’nde yargılanan Karadziç hakkındaki deliller arasında savaştan 3 ay önce yaptığı bir telefon görüşmesi de var, şöyle diyor orada: ‘‘Saraybosna 300 bin Müslümanın öleceği bir kara kazan olacak. Yeryüzünden kaybolacaklar.’’

 

Saraybosna BluesBiz buradayız burada olacağız

NTV’de yargılama sebebiyle özel yayın vardı. Saraybosna/Başçarşı’dan yapılan canlı yayında Aliya İzzetbegoviç’in yardımcısı Eyüp Ganiç’le konuşuldu. Yargılamadan ne beklendiği sorulduğunda Ganiç, o zamanlarda Sırbistan tarafından planlananların uygulayıcısı olan Karadziç’in yargılanmasının çok şeyi değiştirmeyeceğini zira o günlerde hazırlanan planın -bölgeyi Müslümansızlaştırma’nın- hâlâ uygulanmaya çalışıldığından, Belgrad’ın artık rotasını başka yana çevirmesi gerektiğinden söz açtı. ‘‘Biz buradayız, burada olacağız,’’ diye de ekledi konuşmasının bir yerinde. Savaşta Boşnak direnişçiler arasında bulunan ve yakınlarını kaybeden Amir Goloş ise savaşta ölenlerin inşallah şehit olduğunu geri kalanlarınsa birlikte yaşamaya devam etmek zorunda olduğundan bahsetti ve ısrarla hep aynı şeyleri tekrarladı: ‘‘Bu savaşı biz istemedik. Kendimizi savunduk. Burada birlikte yaşayacağız, buna mecburuz.’’

 

Saraybosna Şehitlik

Avrupa kendini aklıyor

Savaş sırasında çıkarılan bir kanunla aynı ambargoyu saldıran tarafla savunma yapan tarafa aynı derecede uygulayan Avrupa’nın tutumunu hatırladığım da ise Karadziç’in yargılanmasını bir tür Avrupa’nın kendi vicdanını rahatlatma denemesi olarak görmekten ileri gidemiyorum. ‘‘Bakın suçlu/lar bunlardır’’ diyerek birkaç kişiyi ön plana oturtup arkadaki rolleri paylaşanları ‘gıyabında’ aklama denemesi. Srebrenitsa’daki soykırım gerçekleşmeden şehrin Sırplara terk edilerek 8 bin Müslümanın öldürülmesinin ‘kolaylaştırılma’sından başlayarak onlarca mesele çerçevesinde konuşulabilir bu durum. Saraybosna’yı, bulvarlarda karşıdan karşıya geçerken insan avlanan bir şehir hâline getiren, on binlerce Müslümanın ölüm emrini veren adamlardan, onların baş aktörlerinden biri, öldürülmeyeceğinin, çarptırılacağı en kötü cezanın ömür boyu hapis olmasını bilmenin rahatlığıyla süre istiyor şimdi, kendini savunmak için.

 

M. Fatih Kutan uzun süren bir ölümün ortasından yazdı.

Güncelleme Tarihi: 07 Kasım 2009, 08:44
YORUM EKLE

banner19