Son Üç Aylar'ımızmış gibi geçirmeli bu ayları

Osman Nuri Topbaş hocamız Denizli'de bir sohbet verdi. Eslem Nilay Bozdemir, iyi bir ailenin nasıl olacağının ve bununla birlikte Üç Aylar'ın öneminin anlatıldığı bu sohbetten notlarını aktarıyor..

Son Üç Aylar'ımızmış gibi geçirmeli bu ayları

Yaratanın dostu nazarıyla baktığımız birinin sohbetinde bulunmak nasip oldu çok şükür. Denizli’de Hacı Şam Camii’ne teşrif etti Osman Nuri Topbaş hocamız.

Hanımlar için ayrılan bölümde ekrandan izleyerek dinledik hocamızı. Ve birden ekranda gelişleri görüldü. Karşımızda madden olmasa bile herkes bir anda oturuşunu düzeltme gayretine girdi. O kara ekrandan nasıl bir ışık huzmesi yayıldıysa, gözler güldü bir anda. Sohbetten daha çok kişi istifade etsin diye not aldım ama, bir yandan da kağıda baktığım zamana acımıyor değildim.

Efendimiz’in (s.a.v.) ümmeti olma nimetinin şükrünü eda etmemiz gerek

Muhterem kardeşlerim, biz ahir zaman ümmetiyiz” diyerek başladı hocamız dersine. Efendimiz’in (s.a.v.) ümmeti olma nimetinin şükrünü eda etmemiz ve bize bıraktığı emanetlere sahip çıkmamız gerektiği üzerine devam etti.

Neredeyse her sohbetinde sıklıkla söylediği “İnsanın kaderinde iki müessir vardır. Biri boğazından geçen lokma. Diğeri beraberinde bulunduğu insan.” sözü üzerinde de durdu hocamız.

Ayrıca günümüzde muhtaç olduğumuz aile de sohbetin öne çıkan konularından biriydi. Çocukların yetiştirilmesi hususunda, “Tohuma sen su vermezsen, güneşe tutmazsan, tarla farelerinin karnında erir gider” diyerek çocukların Kur’an tahsili için daha çok zaman harcanması gerektiğini, yalnızca yazları camiye göndermenin yeterli olmayacağını belirtti.

İlahi lütuf günleri başlıyor

Geçen Ramazan’da aramızda olan bazı akrabalarımız, dostlarımız şimdi yoklar. Biz de tekrar görebilecek miyiz bu günleri bilmiyoruz. Güzel hazırlanmalı ve sanki son Üç Aylar'ımızmış gibi geçirmeliyiz. Bilhassa bu kıymetli aylarda Suriye’den gelen kardeşlerimizi sevindirme gayretinde olmalıyız. Kendilerini kenara atılmış gibi görmesinler. Eğer 'bu onlara yeter' dersek, İslam kardeşliğini yaşamamış oluruz” tavsiyelerinde bulundular.

Osman Nuri Topbaş hocamızın sohbeti gönlümüzde güzel lezzetler bırakarak sona erdi. Peki hocamızın Üç Aylar'la ilgili tavsiyelerine uymak, Üç Aylar'dan gereğince istifade edebilmek için neler yapabiliriz? Mesela Yusuf Demireşik’in hazırladığı ve Sultantepe Yayınları'ndan çıkan Üç Aylar & Mübarek Gün ve Geceler kitabından istifade edebiliriz. Kaynakları belirtilen hadis-i şeriflerle, kıymetli ay ve gecelerde hangi zikri ve duayı okumamız gerektiği, kılınabilecek namazlara da,r birlgiler de bu kitapta yer alıyor. Mahmud Sami Ramazanoğlu üstâzımızın eserleriyle, Abdülkadir Geylani Hazretlerinin “Gunye” adlı eserinden faydalanılarak hazırlanmış nadide bir eser.

Peygamberimizin, (s.a.v.) Ramazanın dışında en çok bu aylarda oruç tuttuğu rivayet ediliyor. Bizler de bu aylarda Peygamberimizin mübarek sünnet-i seniyyelerine uyarak günlerimizi oruçlu geçirmeye gayret edelim inşallah. Her amelin sevabının kat kat arttığı bu fırsat aylarında nafile namazlarımızı da arttırmalı, tuttuğumuz orucu tüm uzuvlarımıza tutturup, bilhassa fakirleri de gözetmeye özen göstermeliyiz.

Receb-i Şerîf girdiği zaman Nebiyy-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem-: "Ey Rabbim! Bize Receb'i ve Şaban'ı mübarek kıl ve bizi Ramazan'a ulaştır" diye duâ ederlerdi. Ayrıca Receb ayının birinden itibaren Ramazan-ı Şerif sonuna kadar her gün biner adet kelime-i tevhid okunması tavsiye edilmiştir.

Rabbimiz Recep ayında tohum ekip, Şaban ayında tohumları sulayıp, Ramazan’da hasad etmeyi hepimize nasip etsin.

 

Eslem Nilay Bozdemir yazdı

Güncelleme Tarihi: 30 Nisan 2014, 11:07
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner26