Sokağı ve toplumsal hayatı şiirine taşıdı

Metin Önal Mengüşoğlu, Bursa Mihraplı Abdulkadir Can Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencileriyle buluşarak onlara İstiklal Marşı şairimiz Mehmed Akif Ersoy’u çeşitli cepheleriyle anlattı. Ahmet Serin etkinlikten notlarını aktarıyor..

Sokağı ve toplumsal hayatı şiirine taşıdı

Bursa’da mukim şair-yazar-düşünür Metin Önal Mengüşoğlu, Bursa Mihraplı Abdulkadir Can Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencileriyle buluşarak onlara İstiklal Marşı şairimiz Mehmed Akif Ersoy’u çeşitli cepheleriyle anlattı. Mengüşoğlu, “Müstesna Şair Mehmed Akif” başlığıyla Mihraplı Camii Konferans Salonu’nda öğrencilere verdiği konferansta sözlerine insan Mehmed Akif’i anlatarak başladı.

İnsan Mehmed Akif

Mengüşoğlu, hayatı ilkelerden ibaret olan Mehmed Akif’in aslında yalnız biri olduğunu belirterek başladığı sözlerini şöyle sürdürdü: “Mehmed Akif yalnızdır ama o tek başına bir ümmettir aslında. Onun nasıl bir karaktere sahip olduğunu anlamak için, Seyfi Baba şiirine bakmakta fayda var. Seyfi Baba, aslında Akif’in mahallesinde yaşayan biridir. Yaşlı bir inşaat işçisidir Seyfi Baba. Bir gün çalıştığı bir inşaattan düşerek kötürüm olur. Bu kötürüm haliyle ha yıkıldı ha yıkılacak bir evde, tek başına, sahipsiz bir hayat sürmektedir. Savaş zamanıdır ve yokluk dönemidir. Akif, Seyfi Baba’yı yalnız bırakmaz ve her sabah evden çıkarken yanına biraz çorba, biraz kuru üzüm ve biraz da çay alarak Seyfi Baba'nın evine gider, kahvaltıyı onunla birlikte yapar. Akif, kahvaltıdan sonra evden çıkarken de elini yelek cebine atarak orada kaç kuruş varsa, o parayı da Seyfi Baba'nın yastığının altına sıkıştırır. Akif, yine bir sabah kahvaltısından sonra çıkarken elini yelek cebine atar ve Seyfi Baba'ya verecek para bulamaz. Naif şair son derece içlenir ve bu ruh haliyle Seyfi Baba şiirini yazar. Şiirin son dizesi, onun ruh halini yansıtmaktadır.

Akif’in hayatındaki başka bir olay, onun fedakârlığını tam olarak ortaya koyar. Liseden sıra arkadaşı olan Hasan Tahsin ile lise yıllarında bir konuşma arasında 'Kim önce ölürse, geride kalan onun ailesine baksın' diye sözleşirler. Aradan yıllar geçer ve Hasan Tahsin, Hakk’ın rahmetine kavuşur. Arkadaşının vefatından sonra Akif, onun ailesini alır ve şahitlerin ifadesine göre, o çocukları öz evladından ayrı tutmaz.”

Mısır’da da yoksuldu Akif

Akif’in hayatından çarpıcı kesitler aktaran Mengüşoğlu, Akif’in Mısır’a gitmesi ve Mısır’daki hayatıyla ilgili olarak da şunları anlattı: “Hiçbir zaman yobaz olmayan ve saltanatın her türlüsüne karşı olan Akif, Kurtuluş Savaşı başlayınca Anadolu’nun her tarafını dolaşarak bu savaşın kazanılması için canla başla çalışmıştır. TBMM’de milletvekili olarak muhalif saflarda yer alan Akif’in yakın dostu, Trabzon mebusu Ali Şükrü Bey, bir suikastla öldürülür. İstiklal Marşı şairimiz olan Akif, kendisinin de öldürüleceğinden endişe ederek Mısır’a kaçar. Mısır’da da işine gitmek için otuz beş kilometrelik yolu her gün yürüyerek gidip gelir. Ne Mısır’da ne de Türkiye’de bir evi olan Akif, hastalandığında yurda döner ve hamiyetperver birisinin kendisine tahsis ettiği bir evde ölene kadar kalır.

Vefatının kimseye duyurulmadığı Akif’in tabutu camideyken inançlı bir üniversite öğrencisi tabutun üzerine kurşun kalemle üstünkörü bir şekilde yazılmış 'Mehmed Akif' yazısını görüp onun İstiklal Marşı şairi Mehmed Akif olduğunu öğrendikten sonra öğrenci arkadaşlarına haber verir ve Akif’in cenazesi, genç ve kalabalık bir kitle tarafından defnedilir. Böyle biriydi Akif.”

Şair Mehmed Akif

Ataol Behramoğlu’nun “Eğer Mehmed Akif olmasaydı, Nazım Hikmet de olmazdı.” sözünün Akif’in güçlü şairliğinin itirafı olduğunu söyleyen Mengüşoğlu, Akif’in şairlik yönünü anlatmaya şöyle devam etti: “Birçoğu Divan edebiyatını yüceltir ama gerçekte Divan edebiyatı, daha çok sevgilinin kaşıyla, gözüyle, boyuyla ilgilenmiş bir şiirdir. Arada Şeyh Galib, Nabi gibi istisnalar olmakla beraber, Divan edebiyatının geneli böyledir. İşte Akif, bu anlayışı yıkıp sokağı ve toplumsal hayatı şiire taşımıştır. Onun o unutulmaz şiiri Küfe, toplumsal sorunlara eğilmenin en iyi örneklerinden biridir. Küfe şiirindeki küfeyi tekmeleyen çocuk portresi yoksulluğun; Mahalle Kahvesi’ndeki insan portresi, toplumumuzdaki kahve köşelerinde miskince pinekleyen insan portresinin canlı bir tasviridir. Bunun dışında Akif, Şeyh Sadi’ye ait olan 'Kurt ile Merkep' metnini Türkçeye aktararak Şeyh Sadi’nin de tekrar tanınmasını sağlamıştır. Ve elbette Akif’in İstiklal Marşı gibi bir şiirin şairi olduğu gerçeği, tek başına önemlidir.”

Müslüman Akif

Vaazlarında, sohbetlerinde ve şiirlerinde hep Kur’an’ın yaşayanlar için olduğunu vurgulayan Akif’in Müslüman kimliği, diğer tüm kimliklerine baskındır. “Akif için İslamiyet, her şeyin üstündedir” diyen Mengüşoğlu, Müslüman kimliğiyle Akif’i şu sözlerle anlattı: “1. Dünya Savaşı’nda Osmanlıdan ilk kopan ülke Arnavutluk oldu. Akif de Arnavut’tur. Birikimi hesaba katıldığında Akif, isteseydi Arnavutluk’ta devlet başkanlığı, başbakanlık vb. gibi çok önemli bir makama gelebilirdi. Ama Akif, İslam birliğini her şeyin üstünde gördüğü için, birlikten kopmuş bir toprak parçasında ‘büyük bir yönetici’ olmaktansa, birlikte kalmayı yeğleyen bir Müslüman olmuştur. Çünkü onun için iki millet vardı: İslam milleti ve küfür milleti… Elbette Akif, İslam milleti içinde yer aldı.

Öte yandan Akif, Kur’an’ın ölenlerin ardından okunan bir kitap değil, yaşayanlar için gönderilmiş bir kitap olduğunu her fırsatta dile getirmektedir. Onun derdi, Kur’an’ın doğru anlaşılmasıdır. Akif, kader anlayışının ‘miskinliğe’ gerekçe yapılmasına çok kızar ve insanlara Kur’an’ı anlatmak için durmadan çabalar. Ayrıca Akif, Osmanlının çöküşünün kavmiyetçilik düşüncesinde olduğunu görüp toplumu ve yöneticileri bu konuda özellikle uyaran bir Müslüman’dır.”

Mengüşoğlu’ndan bir teklif

Mengüşoğlu, kendisini ilgiyle dinleyen öğrencilere, iç savaşın şiddetli bir şekilde yaşandığı Suriye’de, İHH aracılığıyla gönderilen bir pijamayı giymişken bombalanan bir evde yaralanan kız çocuğunun yaralı bacağını tedavi edecek olan doktora “Ne olur pijamamı kesmeyin!” diye yalvarmasının hikâyesinin öğrenciler tarafından yazılmasını teklif ederek sözlerini sona erdirdi.

 

Ahmet Serin bildirdi

Güncelleme Tarihi: 06 Mayıs 2014, 15:09
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner26