Siz evlenemezsiniz, çünkü sütkardeşsiniz!?

Süt bankasından süt almak ve oraya anne sütü bağışlamak haramdır, süt bankalarının kurulması engellenmelidir.

Siz evlenemezsiniz, çünkü sütkardeşsiniz!?

 

Anne sütü… Saf, temiz, faydalı, doğal… Bebeklerin temel gıdası. Kur’ân-ı Kerîm’de bile önemine binaen âyetler gelmiş, bu kadar önemli bir gıda anne sütü. Son zamanlarda bu tertemiz anne sütünü bulandıracak faaliyetler başladı. Bazısı kasıtlı, bazısı masumane…

Gayet masumane başlatılan bir hareketle bu konuya bizim dikkatimiz çekildi. Bir hanım iyi niyetlerle ortaya çıkıp, mamanın içindeki zararlı maddelerden dolayı sütanne bulup bebeğine kendi veremediği anne sütünü bir başka anne ile yani sütanne vasıtasıyla vermeye başladı. Sonra bu durumu yaygınlaştırıp bir harekete öncülük etti. “Anne Sütü Olanlar Olmayanları Bulsunlar Hareketi” adını verdiği bu hareketle sütü olmayan anneleri sütü olan annelerle buluşturdu.

Bu bir gönüllük hareketiydi, Allah razı olsun, pek güzeldi, pek hoştu. Pek çok anne de sayesinde kendi bebeğinin yanısıra başka bebeklerin de sütannesi oldu. Süt ememeyen bebekler de süte kavuştu. Ancak, bu oluşum sakıncaları da beraberinde getirdi. Öncelikle dinî hassasiyet hususundaydı sakıncalar. Bizi de ilgilendiren yanı bu husustu.Anne sütü, süt kardeşliği

Galiba bu hareketi başlatan hanıma da bu konuda yapılmaktaydı tenkitler. Ancak hanım, çocuklara süt veren anneyi ailenin tanıdığını söyleyerek bir bakıma temize çıkarıyordu başlattığı bu hareketini. Fakat bir havuz oluşturacağını ve bu süt havuzuyla sütü olmayan annelere süt ulaştıracağını söyleyince işin yönü de değişti. Burası Türkiye ve burada bunu suiistimal edenlerin de bulunabileceğini ve bu başlattığı hareketin sonradan başka bir mecraya kayabileceğini düşünemedi veya düşünmek istemedi.

Ya bilmeden sütkardeşler birbirleriyle evlenirlerse…

Hatırlarsınız bir Oktay Babuna olayı vardı. O da “ilik bulma kampanyası”yla bir kan havuzu oluşturmuştu. Sonra tahminen 120 bin kan kaybolmuştu. Kanların ABD’ye kaçırıldığı ve o kanların genetik özelliklerinin araştırıldığı gibi bir sürü senaryolar gündeme geldi ki gerçeklik payı da büyük olan bu senaryolarla,  ülke de beynimiz de meşgul edilmişti. Şimdi ise bundan daha vahim bir durumla karşı karşıyayız. Bu hanım, başlattığı bu hareketi denetleyemezse veya iyi niyetli olmayan insanlar da böyle bir anne sütü havuzu oluşturmaya kalkarsa. Bu süt havuzunda bütün annelerin sütleri sağılıp birleştirilirse veya süt alan bebeklerin ailesinin sütü verenden ve süt verenin de kime verdiğinden haberi olmazsa işte o zaman ortaya daha da korkunç bir tablo ortaya çıkacaktır.

Düşünsenize gelecek nesildeki bebekler farkında olmadan birbirleriyle kardeş oluverecekler! Kardeş kardeş yaşayacağız anlaşılan. Evlenmeler de kalkacak (!), ya da bilmeden sütkardeşler de birbirleriyle evlenecekler. Çünkü verilen sütler karıştığı için kimin sütü kimin belli değil. Bu durumda kim kimin sütannesi, kim kimin sütkardeşi yine belli değil… İlerde aynı anneden beslendiğinin farkında bile olmayan çocuklar, belki birbirlerini sevecek ve evlenmeye kalkacak, nesepler karışacak, nesiller bozulacak, dinin hükümleri hiçe sayılacak, toplum dejenere olacaktır.

Anne sütü bankaları varmış bizde de meğer

Biz yalnızca iyi niyetle yola çıkan bir hanımın başlattığı bu hareketi sorgularken aslında atı alan Üsküdar’ı çoktan geçmiş de haberimiz yok! Anne Sütü Bankaları varmış bizde de… Üstelik yakında biri daha açıldı iyi niyetlerle(!). “Anne Sütü Bankası da ne” diye düşünenlerimiz vardır muhakkak. Açıklayalım. Efendim, Anne Sütü Bankası uygulaması Finlandiya’da başlamış 1937 yılında. Bu bankalarda para yerine süt biriktirilmiş.

Annelerin sütleri özel pompalarla sağılıp bir havuzda toplanıyor ve ihtiyacı olan çocuklara içiriliyor. Yani süt bankaları bizim sütannelerimiz gibi… Ancak burada bir iki annenin değil, onlarca, yüzlerce annenin sütü birbirine karışmakta ve bebeklere bu karışım süt içirilmektedir. Bu havuzlarda biriktirilip karıştırılan süt belki modern Batılılar için bir sorun değil.. Ama bizim için yani Müslümanlar için mahzurlu…

Aşağıda bunun dinimiz açısından önemini açıklayacağım. Ancak şimdi Süt Bankası konumuza geri dönelim. Bizde ilk Anne Sütü Bankası, Hacettepe Üniversitesi bünyesinde 1981 yılında bir hanım profesör tarafından açılmış ve prematüre bebeklere süt vermeye başlamış o seneden bu yana… Şimdi bu profesör hanım da iyi niyetlerle yola çıkmış anlaşılan. Fakat bu iyi niyetlerine dinî hassasiyeti katmamış maalesef. Katmak da istememiş… Yüzde doksanı Müslüman olan bu ülkede Müslümanların hassasiyeti ve dinin emirleri de göz önünde bulundurulmalı diye düşünmekteyim. Şimdi 1981 yılından beri Hacettepe Üniversitesi Hastanesi’nde doğan kaç çocuk bu süt bankasından yararlandırıldı? Yani kaç çocuk bu süt bankasındaki sütlerle birbirinin kardeşi oldu? Ya da o çocuklar kimlerle sütkardeş oldu? Ya da kaç anne o çocukların sütannesi oldu?

Türkiye’de bir ilk diyerek daha önceki Anne Sütü Bankası’nı bilmeyenler

Şimdilerde Türkiye’de bir ilk diye Hacettepe Üniversitesi’ndekini bilmeyenler veya görmezlikten gelenler var. Onlar da aynı iyi niyetlerle yola çıkıp İzmir’de Süt Bankası açmışlar bile. Ve ufukta da başka illerde açılması planlanan Anne Sütü Bankaları var. Bebeğin sağlığı düşünülürken o bebeğin ilerdeki durumu hesaba katılmıyor. O bebeğin ailesinin dini hesaba katılmıyor.

Dr. Behçet Uz Çocuk Sağlığı ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde açılan Anne Sütü Bankası hakkında bir yetkili şu açıklamayı yapıyor: “Örneğin anne doğum yapıyor. Bebek ile anne kilometrelerce uzaklıktaki iki hastanede yatıyor. Böyle bir durumda anneden alınacak süt, pastörize edilip, bankada saklanacak. Süt gerektiğinde tedavi gören bebeğe verilecek. Çocuk Hastanesi'nde şu an prematüre bebekler hazır mamayla beslenmektedir. Şimdi prematüre bebeklerimiz, annelerinin veya Anne sütü, süt kardeşliğigönüllü sütannelerin sütleri ile beslenecek. Annesi olmayan bebeklerin sütlerinin gönüllü sütanneler tarafından karşılanmasını planlıyoruz. Gönüllü sütanneler, fazla sütlerini banka için verecekler. Sütler, kuracağımız bankadaki cihazlar tarafından pastörize edilecek. Ve uygun koşullarda saklanacak. Annesi olmayan bebeklerin süt ihtiyacı da bankamızdan karşılanacak.”

İyi niyetinizden ve bebeklerin sağlığını düşündüğünüzden en ufak bir şüphem yok. Ama gözden kaçırdığınız bir durum var. Bu iyi niyeti dinin emirleriyle harmanlamak… Süt havuzu yapılırken çocuğa süt veren annenin ve süt alan bebeğin ailesinin birbirinden haberdar olması gerek… Çünkü ilerde doğacak sonuçlar çok vahim! Eğer bir sistem kurup bunu sağlayabilecekseniz tamam. Ama bunu sağlamayacağınız aşikâr çünkü bu çok zor bir işlem. Bu yüzden bir havuzda o günkü anne sütleri karıştırılırsa veya değişik annelerin sütü karışık olarak ayrı ayrı öğünlerde verilirse burada tehlike başlıyor biz Müslümanlar için.  O zaman doktorlarımız biz Müslümanların hassasiyetini dikkate almıyor demektir.

Müslümanlar için neden sakıncalı bu süt bankaları?

“Efendim bu Avrupa’da uygulanıyor.” diye desteklenmekte bu uygulama. Doğrudur. Dediğim gibi Avrupa’da da uygulanır, Amerika’da da… Çünkü onlar açısından bir sakıncası yok bu durumun. Ya da modernlik adına pek çok değerlerini yok eden modern Batı bu değerini de kaybetmiş olabilir. Ama bizler -bu kadar uğraşmalarına rağmen - henüz yitirmedik dinî hassasiyet ve değerlerimizi… O yüzden sizler böyle bir anne sütü bankası kuramaz veya bu haliyle uygulayamazsınız, uygulamamalısınız. Siz “yaparız” derseniz o zaman görev Müslüman anne ve babalara düşüyor. Bu konuda hassas olmamız gerek Müslümanlar olarak. Bu kurulan anne sütü bankalarına süt bağışlamamalıyız. Veya süt bankalarından süt almamalıyız. Neden mi? Bakın anlatayım:

Radâ‘

Sözlükte “Süt emmek, emzirmek” manalarına gelen “Radâ‘” kelimesi, terim olarak “bir kadının sütünün emzirme yoluyla ya da başka bir şekilde (günümüzde poşetlerle saklanıp biberonlara konularak veriliyor) içilip yutulması” demektir. Sütanneye dinimizde “Murdı‘” veya “murdıa” denir. Sütanne tutan kimseye de “müstardı‘”, sütle oluşan bu akrabalığa da “karâbetü’r-radâ” denmektedir. Emzirmeyle ilgili hükümler Kur’an’da ve hadislerde ayrıntılı bir şekilde belirtilmiştir.

Bugün modern tıp tarafından da sütle insan vücudunda oluşan bağışıklık sistemi ve bu sistemden dolayı sütkardeşlerin evlenmesinin sakıncaları açıklanmıştır. İslâmiyet’te de, bu yönüyle olsa gerek, en-Nisâ Sûresi 23. âyette sütanne ve sütkardeşle evlenme yasaklanmıştır. “Nesep sebebiyle haram olanlar emzirme sebebiyle de haram olur.” (Buhârî, Şehâdât, 7 / Müslim, Radâ‘, 9)  hadisiyle de bu yasak bir kez daha pekiştirilmiştir.

Süt hısımlığı evlenme yasağı oluştururken; fıkıhta “Lebenü’l-fahl meselesi” olarak tanımlanan yasakları da beraberinde getirir. Bu -aşağı yukarı dört mezhepte de kabul gören- şartlar kısaca şöyledir: Sütannenin kocası; emzirdiği çocuğun da sütbabası olur. Fakihlerin çoğuna göre süt hısımlığı dolayısıyla şu kimselerle evlenilmez:

a) Süt yönünden usul yani sütanne, sütbaba, sütnineler, süt dedeler.

b) Süt yönünden füru yani süt çocuklar, süttorunlar.

c).Sütanne ve sütbabanın gerek nesep gerekse süt hısımlığı yoluyla füruu. Baba bir sütkardeşler de dâhildir. Mesela, bir kimsenin iki karısı olsa ve bu iki karısından biri bir erkek çocuğu, diğeri de başka bir kız çocuğunu emzirse, bu iki çocuğun sütbabası aynı kişi olduğu için baba yönüyle sütkardeş olduklarından birbirleriyle evlenemezler.

d) Sütdede ve sütninenin çocukları yani süthala, sütamca, sütteyze, sütdayıyla da evlenmek yasaktır.

e) Eşin süt usulü yani eşin sütannesi, sütbabası, sütnineleri, sütdedeleri.

f) Eşin süt füruu yani eşin sütçocukları, süttorunları.

g) Süt usulün eşleri yani sütannenin, sütbabanın, sütdedelerin, sütninelerin eşleri.

h) Süt füruun eşleri, yani sütçocukların, süttorunların eşleri. (Osman Kaşıkçı, “Radâ‘”, İstanbul: DİA, 2007, c. 34, s. 285)

Yani kısacası nesep sebebiyle birbirlerine haram olanlar, yani evlenmeleri yasak olanlar emzirme sebebiyle de haramdır, onlarla süt çocuklar evlenemezler. İşte bu sebeple anne sütü bankasından bebeklere süt verilmesi mahzurludur.

Anne Sütü Bankası’ndan süt almak ve oraya süt vermek dinimizce haramdır

Bir bebek aynı günde veya farklı zamanlardaki beslenmesinde birden fazla kadının sütünü emse veya içse bu kadınların hepsi onun sütannesi olur. Birden fazla kadının sütü dışarıda, yani bir havuz oluşturulup burada karıştırılarak bebeğe içirilse yine aynıdır, sütleri karıştırılan kadınlar, içen çocuğun sütanneleri olurlar. Anne sütü havuzunda kaç annenin sütü varsa o sütü içen bebek de o kadar annenin çocuklarıyla sütkardeş olur ve evlenemez. Onlarca annenin sütünün toplandığı bu yerde anneler nasıl tespit edilecek?

Bir de aynı havuzdan süt içen diğer çocuklar da birbirleriyle sütkardeş olmuyorlar mı? Bu nasıl tespit edilecek? Bu yüzden Müslüman kadınların süt bankalarına giderek fazla sütlerini vermeleri câiz değildir. Bunun câiz olabilmesi için hangi çocuğa veya çocuklara verildiğinin bilinmesi, bildirilmesi gerekir. Bu da zor, hatta imkânsızdır… O halde Müslüman anne ve babaların bu hususa çok dikkat etmeleri gerekir.İslam Konferansı Teşkilatı

İşte Müslümanları uyarmak ve dinin bu konudaki hükümlerini bildirmek amacıyla Müslüman ülkelerin âlimleri bir toplantı tertip ederek bir takım kararlar almışlardır. İslâm Konferansı Teşkilâtı’na bağlı Fıkıh Akademisi’nin 22-28 Aralık 1985 tarihinde Cidde’de düzenlenen ikinci dönem toplantısında alınan bu kararda; dünya Müslümanları arasındaki sosyal yapı içinde genellikle bebeği emzirebilecek bir sütannenin bulunabileceğine dikkat çekilerek, farklı annelerden alınan sütlerin karışımının süt hısımlığı doğuracağı, ancak süt bankasına süt veren annelerin belirlenmesindeki güçlük sebebiyle süt hısımlığının bilinmesinin mümkün olmayacağı, bunun da aralarında evlenme yasağı bulunan kişilerin bu durumu bilmeden evlenmelerine yol açabileceği gerekçesiyle süt bankasından süt almanın ve oraya anne sütü bağışlamanın haram olduğu ve dünya Müslümanlarının, ülkelerinde süt bankalarının kurulmasına engel olması gerektiği sonucuna varmışlardır.

İtalya’da veya herhangi bir Avrupa ülkesinde veya Amerika’da tıbbi eğitim alıp oradaki uygulamaları ülkemize de getiren doktorlarımız ve hastanelerin yöneticileri, keşke Müslümanları gericilikle suçlamak yerine onların hassasiyetlerine saygı gösterebilseler…

Satılık anne sütü

Yakında “Satılık anne sütü” diye reklamlar duyarsanız şaşırmayın. Çünkü birkaç yıldan beri televizyonlardaki dizilerde, özellikle bir kanalın dizilerinde sütannelik konusu işlenmekte ve para ile sütanne tutulmakta, hatta gizliden gizliye annelere gönderme yapılarak göğüslerinin bozulmaması için sütanne tutmaları mesajı verilmektedir. Yakınlarda para ile sütanne tutulması konusunda bir sektör oluşturabilir ve “evlere sütanne gönderilir” diye reklamlar ve ilanlar görebiliriz gazete ve televizyonlarda. İş bununla kalsa iyi, ya sütü bol olan annelerin sütlerini sağıp bir havuzda karıştırıp onları dondurup satışa sunarlarsa...

Bebeklerimizin en doğal gıdası olan ana sütü bulandırılmakta, kirletilmekte… Bulandırılıp kirletilen ana sütü mü, nesillerimiz mi?

 

Fatma Toksoy yazdı

Güncelleme Tarihi: 27 Temmuz 2012, 12:21
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
han
han - 7 yıl Önce

La Havle...

bir anne
bir anne - 7 yıl Önce

yazık..büyük bir sorumsuzluk..

Ahmet
Ahmet - 7 yıl Önce

Merhaba, bu konularda hic bir bilgim yok. Ancak aklima gelen bir seyi paylasmak istiyorum. Olayin dini boyutunu aciklarken hep emzirmek'ten bahsetmissiniz. Sanki isin ozu ayni kadinin memesini emmek'mis gibi duruyor. Ayni sutu icmek, sutun nereden geldigini bilmediginiz takdirde sorun olmayabilir belki. Haramdir deyip kestirip atmak yerine biraz tartisilmali bence. Tabi isi bilenlerce...

ayşe
ayşe - 7 yıl Önce

AHMET AK'ASütle birlikte aslında genetik geçişler de oluyor anneden.İşte bu yüzden üvey anneden daha çok annedir süt anne..Kuzenlerin evşenmesinde bile sağlık açısından sıkıntılar varken, süt annelik çok daha riskli.Din içinde nesep barındırmayan bir durumu nenden yasaklasın.Maksat göğsünü emmesi değil, kanın süte dönüşerek evlada besin olarak gelmesi

Esma Karadeniz
Esma Karadeniz - 7 yıl Önce

Oglum 24 yaşlarında.İlkokulda sınıf arkadaşının annesi şöyle bir şey anlattı.Hayretler içinde kaldım.Oğlunu bir devlet hastahanesinde doğurmuş.Orada bir annenin sütü gelmediyse diğerleri onun bebeğini emziriyormuş.Tek dikkat ettikleri şey kızları kız anneleri ,erkekleri erkek annelerinin emzirmesi imiş.Hiç kimse onların kardeşlerinin halini düşünmüyor.Halbuki emenin nefsinin, emzirenin nesline haram olduğunu unutuyorlar.Bu da demek oluyorki insanlara bu süt bahsinin iyice anlatılması gerekiyor.

derda
derda - 6 yıl Önce

emziren anneler adında bir mail grubunda bu tarz duyurular sık sık oluyor.Şurda bir bebek var,annesinin sütü yok,fazla sütlerinizi yollarmısınız diye.Siz bu konuda dikkatli olunmasını söylediğinizde de geri kafalı,yobaz..vs oluyorsunuz.Neymiş efendim böyle bir endişesi olan süt verdiği kişinin bilgilerini alsınmış.Mesele ne yazıkki bu kadar basit değil.Gerçekten nesebi bozulmuş,ifsad olmuş bir gelecek mi bekliyor bizi...

banner19

banner13