Siyaset şiire engel oldu!

Şair Cumali Ünaldı Bağdat'taki bir şiir toplantısından davet almıştı. Fakat siyasi engeller yüzünden gidemedi. Şairin orada yapmayı planladığı müthiş konuşmayı yayınlıyoruz.

Siyaset şiire engel oldu!

 

9-13 Mayıs 2012 tarihinde Bağdat’ta yapılacak olan, geleneksel ve geniş katılımlı “Mehrican Merdik Leyyâl-i Şi’r” adlı şiir toplantısına bir davet almış idim. Hazırlıkları tamamladık, ancak, tam gitmeye yakın, bu yıl sadece Arap Birliği ülkelerinin katılımının, Irak hükümetince kararlaştırılmış olduğu tarafımıza bildirildi. Bu, belki de Türkiye konusunda Irak hükümetinin tavır koyduğu siyasal nedene dayanıyordu, bizim gidişimiz gerçekleşmedi.

Ancak, gitmiş olsaydım, aşağıda sunduğum konuşmayı yapacaktım.

Gidemedim, öncelikle ülkemde, ne konuşacağımın geniş kitlelerce bilinmesini de istedim.

Okuyucular bunu, çeşitli ülkelerden gelmiş şairlerle birlikte, Irak halkına yapılmış bir konuşma olarak değerlendirsinler.

Bağdat’tan Ortadoğu’ya, oradan da dalga dalga bütün dünyaya yayılmasını niyaz ettiğim bir konuşma olacaktı, olsaydı....

BAĞDAT KONUŞMASI

Rahman, Rahim Allah adına...

Dünyanın büyük bir kısmında yaşayan insanları inanç, düşünce ve hayatı algılama yönünden temsil ettiğini düşündüğüm değerli şairler; sizleri, yeryüzünün geleceğine olumlu katkılar yapmanız dileği çerçevesinde, saygı ve muhabbetle selâmlıyorum.

Ey, Allah’ın mülkünde belirli bir süre yaşaması takdir edilmiş; bu yaşama ile sınanacak, denenecek, imtihan edilecek ve sorgulanacak olan insanoğlu, sana selâm olsun.

Doğduk, yaşıyoruz ve öleceğiz.

Sonra yine diriltileceğiz.

Yaptıklarımızdan ve yapmadıklarımızdan hesaba çekileceğiz.

Ey Müslümanlar ve Müslüman olmayanlar!

Ey Sünniler, Şiiler ve başka inançlara mensup olanlar!

Ey Araplar, Farslar, Kürtler, Türkler!

Ey Allah’ın kulları!

Ey çınlayan seçkin bir kilden yaratılanlar!

Ey dumansız bir alevden yaratılanların bile Rabb tarafından secde ettirildiği insanoğlu!

Ey yeryüzünün ve gökyüzünün ve dağların yüklenemediği sınav yükünü yüklenen insansoyu...

Sözüm sanadır!

Önünde, ne zaman biteceğini senin bilmediğin bir yol var.

Birdenbire bitecek bir yol!

Senin, hiçbir zaman bitmeyeceğini sandığın, bitecek olan bir yol.

Hepimiz bir tek şeyle emrolunduk.

Bir tek şeyden sorumlu tutulacağız: Emr bi-l mar’ûf ve nehy ale-l münker , yani, iyi olanı yapmak, kötü olandan sakınmak.

Niçin sınava çekileceğiz?

Yaratıcı’nın dağa, taşa, denize, karaya ve başka hiçbir canlıya vermediği bir şeye,  “akıl”a, “özgür akıl”a sahip olduğumuz için.

Ben, buna, duyarlı bir yüreği de ekliyorum, şairler için.

Şairler, bir toplumun bu gününü yaşarken, geleceğini de hissederler.

Bu bir duyarlıktır.

Ve bu duyarlık, nasıl ki; insanoğluna akıl verildiği için yaptıkları ve yapmadıklarıyla sınanacaksa, aynı şekilde duyarlı bir yürek ve onu ifade edebilen bir dil verilenler de sınanacaktır...

Söyledikleri ve söylemedikleri ile.

Ey akıl, yürek ve dil sahipleri!

Ey sınanacak olanlar!

Ey bir ömür ile sınırlandırılanlar!

Sizi, iyiliklere ve güzelliklere çağırıyorum.

Bölgemizin bir kan gölüne döndürüldüğü günlerde,

İnsanların, Allah’ın yarattığı dünyada, yaşamalarının ellerinden haksızca alındığı bir çağda,

Elbette ki; şiirin söyleyecek sözü vardır.

Şiirin sözü vardır.

Bu, insan hayatının kutsallığı ve korunmuşluğu ile ilgili bir söz olmalıdır.

Bu, insanoğlunun,

Yaratılmışların en onurlusu olduğuna dair bir söz olmalıdır.

Bu, yaşamaya ve yaşatmaya dair bir söz olmalıdır.

Sizleri, yüreklerinizin o yalansız sesini dillendirmeye davet ediyorum.

Size, “Et Tekvîr” sûresinin içeriğini hatırlatmak istiyorum ey akıl, yürek ve dil sahipleri.

Güneş yörüngesinden ayrıldığında

Ve yıldızlar karardığında

Ve dağlar yürütüldüğünde

Sözüne

Ve diri diri gömülen kız çocuğunun

Hangi suçtan öldürüldüğü

Sorulduğunda

Sorusuna

Ant olsun ansızın geldiğinde geceye

Ve ant olsun nefes aldığında sabaha

Vakit belirlemesine

O ancak insanlara bir “Hatırlatma”dır

Sizden, doğru yolda gitmeyi dileyene

Yol göstermesine odaklamak istiyorum.

Değerli şairler,

Geçmişte yaşanmış, dünyamızın bu günü için çok önemli olan, büyük kültürleri temsil ediyorsunuz.

Bugün de yaşadığınız bölgelerde, Allah’ın hayır ve şerde imtihan edeceği insanları; milliyetlerine, düşüncelerine, inançlarına göre ayırma eğiliminin üst sınırlara yükseldiğini görüyoruz.

Sizleri kulluk bilincinde, insan olarak yaratılmış olmanın onurunda birleşmeye; bu sesi, önce bölgenizde, sonra tüm yeryüzünde yaymaya davet ediyorum.

Kötü olan, yanlış olan, insanı yok sayan her şey, ayağımızın altındadır.

İyilikler ve güzelliklerle dolu bir geleceği kurmak için hepinize merhaba!

Sizleri, şiirin güzelliği, onuru, yürekliliği ve kararlılığıyla,

Saygıyla ve muhabbetle selâmlıyorum!

 

Cumali Ünaldı Hasannebioğlu

Güncelleme Tarihi: 11 Mayıs 2012, 10:59
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13