banner17

Sivas meydanı hıçkırığa boğuldu!

Kadir gecesi Sivas Buruciye Meydanı'ndaydım. Nasıl bir coşku vardı, anlatamam!

Sivas meydanı hıçkırığa boğuldu!

Evet, Sivas'ta güzel şeyler oluyor. İstanbul'da yaşanan Ramazanları gördükten sonra her yıl mütemadiyen dile getirdiğim "Ramazan’ı İstanbul’da yaşamak gerek" sözlerimi, bu sene, gördüklerim, yaşadıklarım dile getirmemi engelledi. Bu yıl Sivas bir başka Ramazan yaşadı. İştirak edemedik yapılan etkinliklerin pek çoğuna ama geçen güne düşenler ve az önce kapımızın önünden geçen Ramazan davulcusu yazmayı düşündüğüm ama yazmadığım bu satırları nakletmeye sevketti beni.

Sivas Ulu Camii
(+)

Ulu Cami dolmuş, başka camilere

Geçen güne düşenlerle Sivas'ı anlatmak isterim evvela. Malumunuz dün bin aydan daha hayırlı Leyle-i Kadr'di ve Sivas'ta yer gök Kadr olmuştu. İftarımızı evde açtıktan sonra teravihe niyet memleketimin büyük camilerinden olan Ulu Camii'nin yolunu tutuverdik, karşı komşumuz ve yeğeniyle birlikte. Günün ve yazının gidişatı için belirtmekte fayda görüyorum, komşumuzun yeğeni Buruciye Meydanı'nda yapılacak olan –bizce meçhul- bir program için köyünden kalkıp gelmiş şehre. Neyse efendim, hazırlandık, düştük yollara. O yollar ki telaşlı insan kalabalıklarıyla dopdolu. Bir koşuşturmaca almış başını gidiyor.

Güzergâhımızı anlayanlar ise hemen uyarıda bulunuyor: "Ulu Cami dolmuş, hiç gitmeyin, başka camilere bakın." Olsun, diyoruz, biz niyetimiz üzre devam edelim. Yolumuz üzerinde büyük camilerin ortasında kalmış Osmanpaşa Camii'nin küçük bahçesinden dışarı taşmış insan güruhu beni heyecanlandırıyor, adım başı bir camiye rastlayabileceğiniz Sivas'ta cemaatine iştirak edilebilecek cami kalmamış neredeyse o gece.

Sivas Ulu Camii
(+)

İlerledik ilerledik, Ulu Cami'nin kapısına vardığımızda, bahçeden dışarıya taşmış, kaldırımlara yayılmış insanları gördük. Polis ekipleri durumun vehametini anlamış olsa gerek, cemaatin yolları kapatmasını engellemek için kordonlar çekmekteydi. Kaldırımdan nasibini alamayanlar ise yol kenarındaki pikapların üzerinde saf olmuşlardı. Bizse yer bulabilme ümidi ile caminin diğer girişine ilerledik. Evet, caminin girişindeki parkta kendimize bir yer buluverdik. Yatsı ezanları Sivas semalarını inletirken burada olsun yer bulabilmiş olmanın şükrünü eda etmeye başladık. Yatsı ve arkasından kılınan teravihin ardından biz bahsi geçen programa gitmek için cemaatten ayrılırken kalanlar tesbih namazı için niyet etmişti bile.

Sivas'ta Gözyaşı Geceleri
Doğan Ürgüp
Sivas'ta Gözyaşı Geceleri
Sivas'ta Gözyaşı Geceleri
(+)

Gözyaşı geceleri

Buruciye Meydanı’nda kurulmuş bir sahne ve küçük bir stadyumu andıran meydan, sahnenin karşısına konulmuş sandalyeler açık hava sinemalarını andırıyordu ve yine dopdolu idi. Meydana vardığımda öğrendim ki bahsi geçen program belediye başkanının girişimiyle bu geceye mahsus hazırlanmış Gözyaşı Geceleri imiş. 21.30'da başladı ve kalabalığı, artıp eksilmeksizin 00.30 kadar devam etti. Sivas'ın merkezindeki bu program kadre gitmeyenlere kadri getirmişti. En ilgisiz olan insan dahi yoldan geçerken yükselen seslere kulak vermemezlik yapamazdı. Sivas, konserden yükselen şarkı sözleriyle değil, kadri kıymeti bilinmesi gerekenleri anlatan güzel seslerle inliyordu. Her şeyden dem vuruldu programda; aile hayatı, Müslüman insanın kimliği, Hz. Peygamberimiz (s.a.v.)’in örnekliği, 4 halife ve dahası...

Peygamber Efendimiz (sav)’in anlatıldığı bölümde sahabe misali herkes nefesini tutmuş, başında kuş varmışçasına dinliyordu nur yüzlü amcayı. Sonra hıçkırık sesleri, hiç abartmıyorum meydandan hıçkırık sesleri yükselmeye başladı Peygamber Efendimiz (sav)’in anlatıldığı bölümde. Ve dualarla nihayetlendi program; işte ol zaman Sivas Belediye Başkanı Doğan Ürgüp Bey'i görestim geldi, "helal olsun" demek geldi içimden ya olmadı.

Sivas Ulu Camii'nde sahur
Sivas Ulu Camii'nde sahur
(+)

Sabaha kadar ibadet edildi Ulu Cami'de

Sonra sorası niyet edip de geldiğimiz mekân, Ulu Cami. Kalabalığından bir şey kaybetmeksizin bahçesinde insanlarla dopdolu. Biz vaktin geç olması hasebiyle evimizin yolunu tutarken o kalabalık gitmemek için gelmiş meğer oraya. Sabah babamdan aldığım haberler şu şekilde: Gece 12.00 den sonra 6 imam eşliğinde cemaatle kılınmış 12 rekatlık teheccüd namazı, her namaz arasında yine cemaatle dillendirilen 100 adet "lailahe illallah" zikri. Belediyenin hazırlayıp dağıtmış olduğu sahur kumanyası da insanî ihtiyaçların halli için. Ve fevc fevc inen meleklere emanet dua, niyaz, tevbe, şükür… bana kalansa pişmanlık, eve dönmüş olmanın verdiği hüzündü, cemaatin bereketinden mahrumiyet... Sabah namazında yakalamaya çalıştım bu cemaat bereketini, ama geç kalmışlık, o vakte rağmen yer bulamamışlık, nasiplenemedik hâsılı.

'Dağlar seni delik delik delerim'i istedi davulcudan

Bugünse yatsı namazından sonra davul sesleri şenlendirdi mahallemizi. Ramazan'da düğün dernek olamazdı ya hayrolsun dedik. Ramazan davulcuları her yıl yaptıkları gibi arife gününde kapı kapı dolaşıp harçlık istemek yerine, geceyi bölen mehter marşlarıyla istiyorlardı 30 günlük sahur bereketini yaşatmış olmanın karşılığını. Balkonlara dökülmüş kalabalık meraklı ve heyecanlı gözlerle izliyor dinliyor, gönlünden kopanı veriyordu davulculara. Teyzemin biri ise hazır davulcu bulmuşken istekte bulundu: “Evladım ‘dağlar seni delik delik delerim’ türküsünü çal da hak ediver şu harçlığı...”

Güzeldi vesselam. Sivas'ta güzel şeyler oluyor.

 

Rabia Korucu haber verdi

Güncelleme Tarihi: 12 Eylül 2010, 00:04
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
cemil devran
cemil devran - 8 yıl Önce

teravih vakitlerine denk getirilen o güzelim belediye organizasyonlarından bahsetmemişsiniz, bizde soruyorduk nereye dostlar namaz vakti, onlar da filanın konseri var oraya gidiyoruz diyorlardı...

banner8

banner19

banner20