Şiirin iyisi 'şair ne ise şiiri de o' denen şiir!

Geçtiğimiz günlerde Üsküdar Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde öğretmen, şair Adem Turan’ın 'Şiir Taşı' kitabının tanıtım programı ve imza günü vardı. Şair için anlamlı ve özel olan bu gün, bir nevi tebrik günü idi. Yasemin Kapusuz yazdı.

Şiirin iyisi 'şair ne ise şiiri de o' denen şiir!

 

 

13 Mart 2014 günü, Üsküdar Anadolu İmam Hatip Lisesi Konferans Salonu’nda öğretmen, şair Adem Turan’ın “Şiir Taşı” kitabının tanıtım programı ve imza günü vardı. Şair için anlamlı ve özel olan bu gün, bir nevi tebrik günü idi. Programda Adem Turan’ı yakından tanıdığımız iki şair arkadaşı, İsmail Kılıçarslan ve Mahmut Bıyıklı anlattı. Yusuf Goncagül ise, zaman zaman gitarıyla söylediği ezgiler ve şarkılarla programa renk kattılar.

Bir öğretmen şair gözüyle Adem Turan

Şair Mahmut Bıyıklı’nın kendisi de bir öğretmen. Adem Turan’ın öğretmenliği sevdiğini, asla gizlemeyip, aksine ön plana çıkarttığını aktardı dinleyicilere. Yeniden öğrenci olsa edebiyat derslerine Mustafa Kutlu, İbrahim Tenekeci, meslek derslerine de Adem Turan girsin istiyor. Yedi İklim veya diğer dergileri eline aldığında önce Adem Turan’ın şiirlerini arıyor gözleri. O’nun şiirlerinde metafizik duygularla kendini buluyor çünkü.

Taşı gediğine koydu!

“Şiir Taşı” şiirlerini okuyunca Mahmut Bıyıklı’nın ilk sözleri, “Taşı gediğine koydu Adem Ağabey!” oluyor. “Özgün bir kitap. Şair Osman Sarı’nın ‘Taş’ redifli gazelindeki heyecanı görüyoruz bu şiirlerde de… Edebiyat dünyamızda şöyle bir mesele var! İslam dünyasında bu kadar acı varken şairler niye bu acılara yer vermez de çiçekten, böcekten bahseder. Afganistan’ın, Filistin’in acıları Cahit Zarifoğlu’yla çekildi diyecekken Adem Turan ile de devam ettirildi bu şiirler. Şiirlerinde Gazze’nin, Filistin’in, Müslümanların yanında yer alarak ve ‘Savaşa hayır!’ diyerek güç vermeye çalışıyor İslam milletine… Renksizliği seçmiyor. Bu durum yürekliliğini gösteriyor. ‘Şiir Taşı’ndan sonra da şiirlerini okumaya devam edeceğiz ağabeyimizin…” diyerek en beğendiği, aynı zamanda Selçuk Küpçük tarafından bestelenmiş şiirini okuyor bize: “Artık Kuşlarını Uçur”.                                                          

Şiir dersten kaçmaya yarar

Başka Masallar"da Zebercet oğlu Zülküf'ten sonra hep yorgun olarak düşündüğüm İsmail Kılıçarslan söz alıyor… Daha yorulmamış diyorum içimden; insanı dinç tutacak ve yazılacak çok şiir olmalı daha… Karşısında kalabalık bir öğrenci grubu görünce lise yıllarından anısını paylaşıyor bizimle tüm samimiyetiyle. Dershaneye gittiği zamanlarda dersten kaçıp İsmet Özel, Kafka, Dostoyovski, Cahit Zarifoğlu okumaya gittiği olurmuş. Şiirin fizik, kimya, biyoloji öğrenmekten de çok işe yaradığını; şiirin, insanı iyiye, güzele, doğruya yönelttiğini söylüyor. Adem Turan’ı kıymetli öğrencilere öğretmenlik yaptığı için ve şiirlerindeki adam olduğu için seviyor. O’na göre şiirin iyisi, “Şair ne ise şiiri de o!” diyebileceğimiz şiirler. Adem Turan’ı şiirlerinde bulabilirsiniz. Heyecanlı! Yerellik ve millilik de var O’nda. Biga’sı vardır O’nun. Toprağına bağlıdır kendi de şiirleri de… Toprağımızı sevmeliyiz, gücümüzü kendi medeniyetimizden almalıyız.

Şiir ne işe yarar ki!

Bir caminin çeşmesinin kenarındaki süslemenin ne anlama geldiğini, acı içindeki milletin acılarını öğretir şiir… Şiir okumakla bir insan kendini bulur. İyi şiir okuyan biri başkasının kendisini kandırmasına da asla fırsat vermez… Adem Turan Hocamızın bir başka güzel şaire, Nurettin Durman Ağabey’e yazdığı bir şiiri, ”Cüzdanımda On Lira”yı bir de şair İsmail Kılıçarslan'dan diniyoruz.

Güzel şairler güzel bir okula geldiler, mekânımızı şen ettiler. Selamet ile bol şiirle yine bekleriz efendim…

 

Yasemin Kapusuz yazdı

Güncelleme Tarihi: 14 Mart 2014, 16:11
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13