banner17

Şiir eşyanın hakikatini anlama çabasıdır

Şair Emel Özkan, 'Dar Zaman' kitabı hakkında 'Mürekkebi Kurumadan' programında Şakir Kurtulmuş'un sorularını cevapladı. Fatma Kevser Sümer etkinlikten notlarını aktarıyor.

Şiir eşyanın hakikatini anlama çabasıdır

Caferpaşa Kültür ve Sanat Merkezi, genç şairleri ve şiir severleri ağırlamaya devam ediyor. “Şakir Kurtulmuş’la Mürekkebi Kurumadan” programının bu haftaki konuğu, 3 sene önce ilk şiir kitabı Dar Zaman Profil Yayınları'ndan çıkan Emel Özkan’dı.

Samimi bir sohbet havasında geçen söyleşide şairin gönül ve fikir dünyasının kapıları aralandı. Şakir Kurtulmuş’un sorularını yanıtlayan Emel Özkan güncel şiir anlayışı, şiirinin beslendiği kaynaklar ve dergiler üzerine konuştu.

Şiire olan temayülünün her zaman var olduğunu fakat bu anlamdaki ilk uyanış ve silkelenmenin 28 şubat süreciyle başladığını ifade eden Emel Özkan, şiirlerini içine, kalbine bakarak, insanı merkezde tutarak yazdığını belirtti. Özellikle yaşanılan “iç göç”ün insanda bıraktığı etkiler, çatışmalar, mücadeleler şiirinin özünü oluştuyormuş şairin. Bu şekilde olumsuz gibi görünen durumların olumlu durumları tahkim ettiğini belirten şair, bu minvalde çerçeveyi çizdikten sonra gözleme de yer vererek şiirini yazdığını ifade etti.

Şiir eşyanın hakikatini anlama çabasıdır

Söyleşinin etrafında şekillendiği konulardan biri de “kadın şair” olarak edebiyat dünyasında yer almanın olumlu ve olumsuz yanları oldu. Evli ve iki çocuk annesi olan şair, evliliğin getirdiği sorumlulukların en yoğun olduğu dönemlerde bile şiiri ihmal etmediğini, şiire günde en az 3 saat ayırarak çaliştığını ve gündemi takip ettiğini söyledi. Sözlerine kadının en önemli kültür taşıyıcısı olduğunu söyleyerek devam eden şair şunları da ekledi: “Kadın kültürel hayatın içinde her zaman yer almıştır. Yazın dünyasında, sosyal ve kültürel hayatın içinde başat bir kültür taşıyıcısı ve sanatla hep iç içe olmuştur.”

Şair, anne, eş, eğitimci gibi farklı pencerelerden dünyaya bakan Emel Özkan’da dikkat çeken diğer bir ayrıntı olarak ise, kapital dünya düzeninin bir takım standartlarından kendisini arındırmasını sayabiliriz ki şiiri buna binaen bir başkaldırı ve müslümanca duruş sergiliyor. Şair, tüm bunlardan yunmuşluk ve arınmışlık ile hislere ve şiire tutunduğunu ifade etti.

Kapitalist dünya düzeninin insandaki tezahürünün de konuşulduğu söyleşide, eşyanın kölesi olan değil eşyaya hükmeden müslüman duruşunun altını çizen Özkan, şiiri “eşyanın hakikatini anlama çabası” olarak özetledi.

Hissiyatsızlığın panzehri ne?

Kalbindeki ilk uyanışlar şiirle filizlenen Emel Özkan, söyleşi süresince dergicilik ve dergilerin önemine sık sık vurgu yaptı. “Dergiler birer mahfil görevi görüyorlar. Güncel olarak edebiyat ve yazın dünyasını takip edebiliyoruz bu sayede. Bir aylık zaman dilimi ise okuduklarımızı hazmetmemizi sağlıyor” ifadelerini kullandı. Dinleyicilerden gelen sorularla da şiirsel bir ahenge dönüşen söyleşide Emel Özkan çağın hastalıklarından olan hissiyatsızlığın panzehrinin ise hislere yönelmek ve hisleri deşmek olduğunu kaydetti.

Yazmaya başladığı ilk yıllardan bu yana şiirle olan bağını güçlendirerek sürdüren Emel Özkan şiirinin köşe taşları tabiat, zaman, akşam, ayna, ekmek, ev... İlk şiir kitabı olan Dar Zaman’da 32 şiir yer alıyor. İlk kitapla başarılı bir başlangıç yapan Özkan, Dar Zaman’da başladığı yolculuğu gelecek zamana doğru emin adımlarla sürdürüyor.

Söyleşiye annesi ve çocuklarıyla gelen genç şair, ilk kitabı Dar Zaman’ı da annesine ithaf etmiş. Söyleşi gönül dünyamızda naif, ince, renkli, coşkun bir kapı daha araladı. Heybemizi şiire dair manalar ile doldurarak ayrıldık Caferpaşa’dan. İla ahir Eyüp Belediyesi ve Şakir Kurtulmuş’a kalbi şükran ile...

 

Fatma Kevser Sümer haber verdi

Güncelleme Tarihi: 15 Nisan 2016, 17:05
banner12
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20