Sezai Karakoç ve 'Hızırla Kırk Saat' Tahran'da Konuşuldu

Tahran Yunus Emre Enstitüsü, 'Hızırla Kırk Saat' kitabının Farsçaya tercümesi vesilesiyle 'Sezai Karakoç ve Hızırla Kırk Saat' başlıklı bir panel düzenledi. Mustafa Uçurum bu panelden notlarını aktarıyor.

Sezai Karakoç ve 'Hızırla Kırk Saat' Tahran'da Konuşuldu

Türk-İslam kültürünün dünyanın dört bir yanında ehil ellerle tanıtılması için faaliyetlerini yürüten Yunus Emre Enstitüleri ortaya koydukları çalışmalar ile ne kadar başarılı işlere imza attıklarını gösteriyorlar. Etkinlikler, söyleşi ve paneller ile Anadolu’nun zengin kültürünü bulundukları merkezlerde tanıtan bu enstitüler, akademik bir disiplin ile çalışmalar yapıyor. Ülkeler arası kültür köprüleri kurmak, Türkçenin en güzel örnekleriyle dünya ülkelerini tanıştırmak Yunus Emre Enstitülerinin görevleri arasında.

Tahran’da bulunan enstitü de “Sezai Karakoç ve Hızırla Kırk Saat” başlıklı bir program hazırlayarak, Sezai Karakoç’u daha geniş kitlelere tanıtmayı amaçlamış.

Sezai Karakoç’u tanımak ve tanıtmak

Tahran Yunus Emre Enstitüsü müdürü Yrd. Doç. Dr. Turgay Şafak, yapmış oldukları programın hedefini şu şekilde açıklıyor: "Bu programla Sezai Karakoç'u, diğer şair ve yazarlarımız gibi İran'daki edebiyatseverlere tanıtmayı amaçlıyoruz."

Çağlar ve coğrafyalar aşan bir isimdir Sezai Karakoç. Bize bir neslin diriliş aşısını sunan, halen aramızda bir derviş edasıyla yaşayan bir yol göstericidir. Elinde imkân olan herkesin yapması gereken en asli görev, her fırsatta Sezai Karakoç’tan bahsedilmesini sağlamak, sözün başına, ortasına, sonuna bir diriliş ruhu eklemektir.

“Sezai Karakoç ve Hızırla Kırk Saat” programı, Sezai Karakoç’un "Hızırla Kırk Saat"inin Farsça tercümesinin tanıtımı vesilesi ile hazırlanmış. Programda kitabın mütercimi Ata İbrahimi Rad, İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi dekanı şair ve yazar Prof. Dr. Turan Koç, Tahran Havza-yı Mizah Bölümü başkanı şair ve yazar Nasır Feyz ile yazar Foad Neziri birer konuşma yaptı.

Bu program için Turan Koç isminin seçilmesi çok isabetli olmuş. Sezai Karakoç’u yakinen tanıyan isimlerin başında gelir Turan Koç. Tahran’a program için gelmeden önce Sezai Karakoç’u ziyaret ettiğini ve Tahranlılara Karakoç’un selamlarını ilettiğini söyleyerek konuşmasına başlayan Turan Koç, Hızırla Kırk Saat kitabının Sezai Karakoç kitapları arasındaki özel yerinden bahsederek bu kitaba dikkat çekmiş oldu: “Karakoç, şiirde öze ilişkin şuur alanımızı genişletir ve derinleştirirken aynı zamanda da yeni bir dil formu yakalar. Hızırla Kırk Saat kitabı bu yenilenişin güzel bir örneğidir."

İnsanların haysiyet ve şerefini onurlandırır onun şiiri

Şair-yazar Nasır Feyz de etkinlikteki konuşmasında çok önemli bir noktaya dikkat çekti. Müslüman bir yürekten çıkan bu şiirlerin tüm İslam coğrafyasını kucakladığını ve insanlık değerini yükselten bir sesi olduğunu ifade etti. “Karakoç, âlemde zor durumda kalanlara destek vererek ve bütün görüşlere saygı göstererek, onlarla kendi diliyle konuşuyor.” diyerek Karakoç şiirinin ümmet coğrafyasına bir nefes olduğunu, insanlara bir onur kattığını söylüyor.

Hızırla Kırk Saat okunduğunda da görülüyor ki ümmetin gölgesi tüm dizelere sinmiş durumdadır. Karakoç, ömür çizgisini Hızır ile yoldaşlık ederek koyultmaktadır.

Hızırla Kırk Saat kitabının mütercimi Ata İbrahimi Rad da, çevirisini yaptığı kitaba duyduğu hayranlığı dile getirdi. Kitabın çeviri süreci hakkında bilgi verip duygularını şu şekilde aktardı: “Hızırla Kırk Saat'i çevirdiğim vakit devamlı düşünceye dalıp bu kadar mana, aşk, tefekkür ve derinliği nasıl Farsçaya çevirebilirim dedim. Sonra aşk bürüdü ve imdadıma geldi. Sadece aşk, aşka tercüman olabilir.”

Yazar Foad Neziri ise konuşmasında bilim ve sanatın insanlar üzerindeki etkisinden bahsetti. Özellikle Türk edebiyatına vurgu yaparak, şiir çevirisinin önemini anlatan yazar Foad Neziri, Hızırla Kırk Saat kitabının Fars ve Türk edebiyatının ortak kültürel bir değeri olduğunu sözlerine ekledi.

Tahran Yunus Emre Enstitüsü, Sezai Karakoç’un kitaplarından oluşan bir sergiyi de konferans salonunun girişinde açarak davetlilerle Sezai Karakoç’un kitaplarını buluşturmuş oldu. Mütercim Ata İbrahim Rad, Hızırla Kırk Saat kitabının Farsça tercümesini okurlara imzaladı.

Panelden çıkan ortak kanaat; büyük bir ortak coğrafyayı kullanan milletlerin ortak sesinin İslam olduğu ve edebiyatın, kuşatıcı sesiyle bu milletleri buluşturarak İslam kardeşliğinin her geçen gün daha da pekişeceği şeklindeydi.

Tahran Yunus Emre Enstitüsü, Sezai Karakoç gibi önemli bir değerin adına program düzenleyerek aradaki mesafelerin kaldırılmasına ve şiirin birleştirici gücünde buluşulmasına katkı sağlamış oldu. Bu tür programların devamı, kültürler arası zaten var olan kaynaşmanın canlanmasını sağlayacaktır. Programda emeği geçen herkesi kutlamak gerek.

 

Mustafa Uçurum

Yayın Tarihi: 26 Eylül 2016 Pazartesi 12:12 Güncelleme Tarihi: 26 Eylül 2016, 14:52
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
melih
melih - 4 yıl Önce

Sezai Karkoç'u Farsçaya çevirerek aramızdaki marifet bağını kuvvetlendiren bu gayrete teşekkür ediyoruz. Etkinlikten notların paylaşılması da ayrıca takdir edilecek bir durum.