Sezai Karakoç tahliline katıldım

Okumaya ilginin gittikçe azaldığına olan inancın yaygınlaştığı bir dönemde farklı bir tarzla ortaya çıkan YediHilal'in ömür boyu okuma gruplarından birisinin tahliline misafir olarak katıldım, çok memnun kaldım.

Sezai Karakoç tahliline katıldım

 

Yedi Hilal Kültür Sanat Birimi, Okuma Grupları çalışmalarını hızlandırmış. Geçen hafta YediHilal Sezai Karakoç Okuma Grubu, üstad Sezai Karakoç’un İslam adlı eserini tahlil etmek için, Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği’nde toplandılar.

Okuma grubu üyeleri yaklaşık iki ay boyunca İslam kitabını birlikte okumuşlar, birçok cümlenin altını çizmişler, kurdukları Sezai Karakoç Okuma Grubu mail grubunda kafalarına takılan, dikkatlerini çeken cümleleri, yargıları konuşmuşlar, yazışmışlar, tartışmışlar. Asım Gültekin'in koordinatörlüğünde yürütülen tüm okuma gruplarının uygulamalarından birisi de, kitap bitirildikten sonra kitabı bir büyük ile, bir bilen ile konuşmak, tahlil etmek. Ben de her ne kadar Necip Fazıl Okuma Grubu’na üye olsam da Karakoç grubuna dâhil olan arkadaşımın vesilesi ile dışarı kapalı olarak düzenlenen tahlil toplantısına katılabildim. Toplantıda, “Semut” şairi Cumali Ünaldı Hasannebioğlu ile kitap konuşulacaktı. Mekân olarak Dil ve Edebiyat Derneği seçilmişti.k

İslam eserinin başlangıç olarak tercih edilmesi gayet uygun olmuş

Toplantıya Dil ve Edebiyat Dergisi genel yayın yönetmeni Üzeyir İlbak ve derdinin şiir editörü Zafer Acar da katıldı. Genç şairler Turgay Demirel, Aykut Nasip Kelebek ve Abdullah İlhan’ın da toplantıda bulunduklarını söylemeliyim. Açıkçası son zamanlarda keyif alarak dinlediğim bir etkinlik oldu. Sezai Karakoç üzerine konuşabilecek bu kadar değerli fikir insanıyla samimi bir toplantı gerçekleştirildi. Toplantı, birilerinin durmadan konuşup da herkesin sıkılarak dinlediği bir etkinliğe dönüşmedi. Sandalyeler çember şeklinde dizildi. Ve sıkı bir sohbet başladı.

Seçtiği yazarı ömür boyu okumak ve yazar ve eserleri hakkında ciddi çalışmalar ortaya koymak gibi hedefleri de bulunan okuma grubunun başlangıç olarak tercih ettikleri eser de ilgi çekici. Sezai Karakoç’un kavgaya girdiği yerden başlamışlar okumaya. "Ama biz Müslümanız" demekten korkmayan büyük bir mütefekkirinin eserlerinin etrafında toplanan bir okuma grubu için İslam eserinin başlangıç olarak tercih edilmesi gayet uygun olmuş.

Şiirinin arkasında kalıyor, bırakılıyor fikrî yazıları

Cumali Ünaldı Hasannebioğlu, 1967 yılında basılan eserde geçen ve o dönemde yapılan tartışmaların hem o dönemde hem de günümüzdeki izlerini hatıralar, hikâyeler ve tahliller ile anlattı. Ancak itiraf etmeliyim ki Karakoç’un şiirini konuşmaktan İslam eserine gelinmesi çok da kolay olmadı. Tabii Karakoç’un şiiri ile düz yazısının aynı dünya görüşü minvalinde ilerlediği aşikâr ancak bu toplantıda da bir kez daha görmüş oldum ki üstad Karakoç’un şiiri, insanlar nazarında düzyazısından çok çok ileride tutuluyor.

hYanlış anlaşılmasın! Düz yazısı kötü demiyorum. Ne haddime. Ancak büyük şiirinin arkasında kalıyor, bırakılıyor fikrî yazıları. Nerdeyse gereğince keşfedilemiyor. Toplantıya katılanlar için bir ikram olmuş oldu bu durum. Bir taşla iki kuş. Hem üzerine konuşulan kitap hakkında aydınlanılırken, Karakoç’un şiiri üzerine de iyi bir sohbet, yer yer bir tartışma oldu.

Bu iyi sohbet için kitabı okuyup gelen arkadaşlara, organize işini üstlenen Asım Gültekin’e, birikimini ve sohbetini esirgemeyen Cumali Ünaldı Hasannebioğlu’na ve derneğin imkânlarını sonuna kadar bu tip faaliyetlere açtıklarını ifade eden Üzeyir İlbak’a teşekkür etme ihtiyacı hissediyorum.  Umarız Yedi Hilal okuma grupları hep bu hızla ilerlemeye devam eder. Çünkü öyle görünüyor ki bu hareketten yeni bir nesil doğacak. Allah muvaffakiyet versin.

 

Selim Sina Berk yazdı

Yayın Tarihi: 14 Mart 2013 Perşembe 10:17 Güncelleme Tarihi: 14 Mart 2013, 10:17
banner25
YORUM EKLE

banner26