Seyyid Kutub'u okumuş, hayatı değişmiş

Şair Metin Önal Mengüşoğlu vermiş olduğu konferansta Mehmet Akif’in İstiklal Marşında neden “ırk” kelimesini kullandığını izah etti.

Seyyid Kutub'u okumuş, hayatı değişmiş

 

Şair Metin Önal Mengüşoğlu, geçtiğimiz günlerde Kur’an Nesli Kültür Merkezi’nin davetlisi olarak İstanbul Bahçelievler’de, Türkiye’deki Kur’anî uyanışın temellerine dair bir konferans verdi. “Aziz kardeşlerim” hitabıyla konferansa başlayan Mengüşoğlu, izzetin Müslümanlara ait olduğu için müminlere “aziz kardeşlerim” diye hitap etmeyi örfü haline getirdiğini, bir insanda iman ve fazilet varsa izzetinin olacağını, imanı yoksa izzetinin de olmayacağını söyledi. Bir de dinleyicilere şöyle bir uyarıda bulundu: “Ben konuşmamı bitirdikten sonra sürç-ü lisanlarımı lütfen affetmeyin, eleştirin, ikaz edin. Lütfen ben buradayken beni düzeltin. Ben buradan yanlışımla gitmeyeyim.”

Yusuf Han rüyasında görmüş Peygamberi

Anadolu halkının İslam ile tanışmasının ilk olarak Anadolu’daki ticaret yollarından geçen Müslüman tüccarlar vesilesi ile olduğunu söyleyen Mengüşoğlu, günün birinde Karahanlı hükümdarı Yusuf Kadir Han’ın Muhammed aleyhis selam’ı rüyasında gördüğünü ve toplumuna hep beraber Müslüman olacağız dediğini söyledi.Metin Önal Mengüşoğlu

Elimizde bu türlü bilgiler olduğunu söyleyen Mengüşoğlu, bizde ilmî tarih kitapları olmadığını söyleyerek sözlerine şöyle devam etti: “Bizdeki tarihî kayıtlar efsanevî ve menkıbe tarzındadır. Bizim tarihimizi ilmi anlamda Batılılar anlatmıştır. Bizim tarihimiz maalesef çok şoven ve tarafgir kalemler tarafından yazılmıştır. Bu sebeple en objektif tarih hangisidir diye sorarsanız Hammer’i yakalarsınız. Hammer bir rivayete göre ömrünün sonunda Müslüman olmuştur.”

Şamanlar Müslüman postuna bürünmüştü

Bugüne kadar gelen menkıbevî bilgilerden birisinin de Ahmet Yesevi ile ilgili olduğunu söyleyen Mengüşoğlu, menkıbeye göre Yesevi’nin bizim Peygamberimiz 63 yaşında öldü diye, evinin önünde bir kuyu kazdığını, 63 yaşından sonraki hayatını orada yaşadığını söyledi. Mengüşoğlu, Ahmet Yesevi’nin hikmeti ve büyüklüğünün bu tür hikâyeler ile anlatıldığını söyledi.

Anadolu coğrafyasındaki ilk Müslümanların Müslümanlığının biraz heterodoks bir Müslümanlık olduğunu söyleyen Mengüşoğlu; “Yani biraz şaman, biraz Mecusi, biraz da Müslümandılar” ifadesinin kullandı. Fuat Köprülü’nün Türk Edebiyatında İlk Mutasavvıflar kitabında; “O dönemde Türkler aslında Müslüman olmuş değildir, şamanlar İslam postuna bürünmüş, karşımıza çıkmıştır” dediğini söyleyen Mengüşoğlu, bir vakit kendisinin de şaman birisiyle tanıştığını, ona ”nasıl ibadet ediyorsun” diye sorduğunu, onu da bizdeki namaza benzer hareketler yaparak tarif ettiğini söyledi.

“Yukarda Allah var” deme

Bazı şaman kalıntılarının hâlâ kaldığını söyleyen Mengüşoğlu, mesela halkın kullandığı “yukarda Allah var” sözü ile “yerin kulağı var” sözünün yer ve gök tanrı inancının bulunduğu şaman inanışından kaynaklandığını söyledi. İlkel dinlerde güneşin doğuşu ve batışının çok anlam ifade ettiğini söyleyen Mengüşoğlu, Kur’an’da Hz İbrahim’in güneşe, aya ve yıldızlara bakıp “Benim ilahım bunlar olamaz” dediği kıssasının ilkel dinlerin bu anlayışlarına bir cevap olduğunu söyledi.

Metin Önal MengüşoğluSeyyid Kutub’u okudum, hayatım değişti

Son iki yüz yılda Müslüman coğrafyada bir Kur’an’a dönüş hareketi başladığını, Müslümanların dünyanın her yerinde uyanmaya başladığını söyleyen Mengüşoğlu, kendisinin kişisel uyanış serüveni hakkında şunları anlattı: “Benim yetiştiğim yıllarda yani altmışlı yıllarda ilk defa Arap müelliflerin eserleri Türkçeye çevrildiğinde Seyyid Kutub’un Yoldaki İşaretler’i yayınlanmıştı. Orada ‘La ilahe illallah’ın anlamını anlatan bir makale vardı. Ben de o yıllar Malatya fikir kulübüne gidip geliyordum. İslam’ı öğrenmeye çalışıyordum. Kendimi Müslümanların önünde gören bir Donkişot gibiydim. Ama oradaki ‘la ilahe illallah’ın anlamını anlatan makaleyi okuduğumda dünyam değişti. Seyyid Kutub diyordu ki bana: ‘La ilahe derken inkâr ettiklerinin adını söyler misin bana? Neyi inkâr ediyorsun?’ Durdum, bu sorunun cevabını düşündüm. Demek ki bunu daha önce şuursuzca söylüyormuşum. Neyi inkâr ettiğimi bilmiyormuşum. Daha sonra ‘Tağutu inkar ederler’ ayetini düşünmeye başladım; tağut kim, neye tağut diyeceğiz, bunu düşünmeye başladım.”

Kur’anî uyanışın öncüsü Akif’tir

Ülkemizdeki Kur’anî uyanışın öncüsü olarak da Mehmed Akif Ersoy’u gördüğünü söyleyen Mengüşoğlu, bu konuda şöyle dedi: “Divan edebiyatı ve halk edebiyatında kız, oğlan, gül, bülbülden başka bir şey yoktur. Edebiyatımızda ilk defa Kur’an diyen Mehmet Akif’tir. Onun yayınladığı ilk şiirinin adı: ‘Kur’an’a hitap’tır.” Elbette ki şair Metin Önal Mengüşoğlu’nun divan edebiyatını ve halk edebiyatını okumadığı düşünülemez, Yunus Emre’yi de Fuzuli’yi de Nabi’yi de okumuştur. Fakat anladığımız kadarıyla Mengüşoğlu, Kur’anî uyanış derken Afgani ve Abduh çizgisindeki bir olguyu kastetmektedir. Nitekim konuşmanın bütünü içerisinde bu isimlere yaptığı atıflar bunu göstermektedir. Ayrıca Mengüşoğlu, konuşmasında, Türkiye’deki Kur’an’î uyanış öncüleri olarak Sait Çekmegil ve Ercüment Özkan’ın isimlerini de zikretti.Metin Önal Mengüşoğlu

Aliya Kur’an ile aydınlanmıştı

Aliya İzzet Begoviç’in de Kur’anî duyarlılığı yüksek bir kişi olduğunu söyleyen Mengüşoğlu, onun şu sözünü nakletti: “Bütün dünya insanlığını uyarmak için gönderilmiş olan Kur’an-ı Kerim ne hazindir ki şimdi ölmek üzere olan insanın başında rahat ölsün diye okunmaktadır.” Aliya’nın büyük şahsiyet olmasını sahip olduğu bu bilince bağlayan Mengüşoğlu, pratik hayatta dinin yeri konusunda Aliya’nın şu görüşlerini nakletti: “Peygamber olmadan önce Peygamber müşrik toplumda bunaldığı zaman mağaraya sığınırdı. Orada arınırdı. Sonra tekrar bunaldığında yine mağaraya sığınırdı. Fakat günün birinde kendisine ilahi vahiy geldikten sonra Hz Peygamber bir daha mağaraya dönmedi. Artık bir ömür sahadaydı.”

Mehmed Akif İstiklal marşında “ırk” kelimesini neden kullandı?

Programın sonunda sorular faslına geçildi. Bu bölümde Mengüşoğlu bir soru üzerine Mehmed Akif Ersoy’un İstiklal Marşında neden “ırk” kelimesini kullandığını izah etti. Şöyle dedi: “Mehmed Akif, İslam milleti fikrini asırlar sonra yeniden gündeme getirdi. Akif’in yaşadığı dönemde biliyorsunuz birkaç tane cereyan birdenbire doğdu. Türkçülük, İslamcılık Batıcılık… Batıcılar ilk defa, ‘insan maymundan gelmiştir’ fikrini kitaplarına soktular. Hemen Türkçüler ayaklandı, ‘biz bozkurttan geldik’ dediler. O tarihlerde ırk bu anlamlarda kullanılıyordu. Mehmet Akif de, “ırkıma yok izmihlal’ derken; ‘İnsan kendisi gibi temiz olan bir soydan yani Adem’in soyundan gelmiştir’ demek istedi... Müstesna Şair Mehmed Akif kitabımda da bu konuya değindim.”

 

Aydın Başar haber verdi

Yayın Tarihi: 11 Şubat 2013 Pazartesi 15:00 Güncelleme Tarihi: 11 Şubat 2013, 16:32
banner25
YORUM EKLE

banner26