Şeytanı güçlü kılan bizim gaflet halimizdir

Feyzullah Birışık Kayseri'de 'Kur’an ile İnsan Arasında Şeytanın Rolü' başlıklı bir konferans verdi. Fatih Pala notlarını aktarıyor..

Şeytanı güçlü kılan bizim gaflet halimizdir

 

 

Kayseri’de, 1 Şubat Cumartesi günü Bedir Gençlik Derneği tarafından yeni bir konferans daha düzenlendi. Yaklaşık bir ay önce, “Sen Allah’ın Özel Misafirisin” başlıklı konuşmasıyla misafir ettikleri yazar Feyzullah Birışık’ı, bu sefer, “Kur’an ile İnsan Arasında Şeytanın Rolü” ismindeki konferans için davet etmişlerdi.

Şeytan Bu Kitaba Çok Kızacak”, “İçinizdeki Şeytan Salak Değil”, “Şeytanlar Kahvesi” gibi şeytanı konu alan kitapların yazarı olan Birışık’ın böylesi bir sunum gerçekleştirmesi isabetliydi. Yıllardır şeytan aleyhillane üzerine çalışmalarda bulunmuş bir yazar olması, konuyu daha dinlendirici kıldı. Bu anlamda, Bedir Gençlik Derneği emektarı kardeşlerimizi hassaten tebrik etmek gerek. İşi ve sözü ehline vermenin değerli bir örneği oldu aslında bu organizeleri.

Piyasada o kadar kitap olmasına rağmen, şeytan neden Kur’an’ı tercih eder?

Feyzullah Birışık, etkileyici sunumuyla yine kürsüdeki yerini almıştı. Yazı tahtası, kalemi ve silgisi önceki gelişinde olduğu gibi hizmetindeydi. Konuşurken yazmanın ve yazarken de konuşmanın, dinleyiciler üzerindeki olumlu tesirinin künhüne vakıf olsa gerek ki, bu tavrını tavizsizce sürdürmeye devam ediyor.

Birışık, Allah u Teâlâ’nın insanları yarattığını ve bu dünyada mutlu bir halde yaşamalarını istemesine rağmen, şeytanın bunu istemediğini; yine Allah u Teâlâ’nın insanların dünya üzerinde adilce yaşamalarını istediği, insanların mutlu bir evlilik yapmalarını istediği, bir babanın evladıyla ilgilenmesini istediği halde şeytanın istemediğini ve fakirin hakkını koruması adına zengine fakir kardeşini gözetmesini, ona kazancından vermesini istediği ama şeytanın buna engel olduğunu; sonuçta insanın ahirette mutlu olmamasını isteyen ve acımasız, kimsenin gözünün yaşına bakmayan bir yaratık olan şeytanın, bizi gölge gibi takip ettiğini, damarımızda gezen kan gibi yakamızdan düşmediğini ifade ederek sözlerine başladı.

Bu melun yaratığın, bize hayat ve hidayet rehberi olarak Rabbimiz tarafından gönderilen ve adeta bir el feneri gibi önümüzü aydınlatan, yolumuzu ışıtan kerim kitabımız Kur’an’la aramıza girmek istediğini ve hatta girdiğini vurgulayan Birışık, sonrasında şöyle devam etti: “Şu soruların cevabını bulmak gerekir öncelikle: Piyasada o kadar kitap olmasına rağmen, şeytan neden Kur’an’ı tercih eder? Binlerce kitap olmasına rağmen, neden sadece Kur’an’dan rahatsız oluyor şeytan? Herhangi bir kitabı elime aldığımda içimdeki şeytanın uyandığına şahit olmuyorum; ama Kur’an’ı aldığımda şeytan hemen harekete geçiyor. Eğer benim düşmanım, bendeki bir şeyden dolayı rahatsızlık duyuyorsa, demek ki o şey benim için çok kıymetlidir. Böylece Kur’an-ı Kerim’in benim için/bizler için ne kadar kıymetli olduğunu da anlamış oluyorum.”

Şeytanın Kur’an’la bizim aramıza girip girmediğini, nasıl anlamamız gerektiği noktasında önemli hatırlatmalarda bulundu Feyzullah Birışık. Bunu anlamanın birden çok kriteri olduğunu, bizim şeytandan sonra gelen, şüphe gibi büyük düşmanlarımızın da azımsanmaması gerektiğini, onların şeytanın en yakın dostları olarak temayüz ettiğini belirtti. Kur’an’ın dinamik bir yapıya sahip olduğundan, okuyanlarını her an harekete geçirici özellikte bulunduğundan dem vurduktan sonra, bazı örneklerle bu ifadesini açıklığa kavuşturdu: “Bir ayet okursunuz, bunun üzerine elinizin cebinize gitmesi icap eder; bir başka ayet okursunuz ve bu sefer de alnınızın secdeyle buluşması lazım gelir. Kur’an bize, ‘İnfak edin!’, derken araya hemen şeytan girer ve ‘Aman ha, aç kalırsın, senin çocukların var, bir dünya borca girmişsin zaten!’ diyerek Kur’an’la aramıza set çekmek ister. Kur’an, yine bizlere, ‘Cihad edin!’ der, şeytansa görevi icabı hemen müdahil olur olaya ve ‘Çocuklarına kim bakacak, eşin dul kalacak!’ diyerek Allah u Teâlâ’nın emrine karşılık aramıza vesvese üstüne vesvese atar durur.”

Şeytan güçsüz bir varlıktır; onu güçlü kılan bizim gaflet halimizdir

O lanetli varlığın Kur’an’la aramıza girmesini ve biz insanlara zarar vermesini engelleyebilmek ve etkisini zayıflatabilmek için dört şeyi çok iyi tanıyıp bilmemizin gerekli olduğunun altını çizdi Birışık. Bu dört şey; Allah u Teâlâ, Kur’an-ı Kerim, şeytan ve insandır. Eğer bu dört şey çok iyi tanınırsa, Birışık’a göre Allah’ın izniyle şeytanın hile, desise ve oyunları zayıflatılmış olacaktır. Yine o, şu kanaati taşımaktadır: “Zaten şeytan güçsüz bir varlıktır. Onu güçlü kılan bizim gaflet halimizdir, gafletli yaşayışımızdır ve bilgi eksikliğimizdir.”

Kur’an’a, şeytanı düşman kılan etkenlere de değinen konuşmacımız, Kur’an’ın insanları aydınlatması, onlara yol göstermesi, onlara öncülük ve rehberlik etmesi durumlarından ötürü; şeytanın bu gidişi ya durdurmakla, ya değiştirmekle ya da yönünü farklı yönlere çevirmekle kendini yükümlü hissettiğini söyledi. Kur’an’ın ellerden düşmeyeceğini anlayan şeytan, onu okuyanları ölüler üzerine okumaya ya da okuduklarını anlamadan okumaya devam etmeye doğru yönlendirmekte bulur çareyi. Bunların, şeytan için bir sakıncası yoktur. İnsanlar anlamadıktan, ayetlerin işaret ettiklerini uygulamadıktan sonra; isterlerse onu hep ellerinde, hep önlerinde tutsunlar; bu, şeytanın sevinç kaynağıdır, arayıp da bulamadığıdır, isteyip de yapamadığıdır.

Bunları ve daha fazlasını etkileyici bir usul ve kolay anlaşılır bir üslupla anlatan konuşmacımız ve yazarımız Feyzullah Birışık, soy isminden mülhem, bize ışık bırakarak, hem de çok mühim bir ışık bırakarak kürsüden ayrıldı. Ezelde atalarımıza düşmanlık ettiği gibi, ebedde de bizlere zarar vermeye ant içen şeytan aleyhillaneye karşı almamız gereken konumu aldığımızı düşünerek, oyun ve hilesi güçsüz olan bu yaratıktan bizleri muhafaza buyurması için şanı yüce olan Rabbimize dua ediyoruz.

 

Fatih Pala yazdı

Güncelleme Tarihi: 21 Şubat 2014, 10:47
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13