“Sen şimdi gençsin, güzelsin!”

Selçuk Küpçük Bülent Akyürek ile Ordu'da neler yaptılar, anlattı!

“Sen şimdi gençsin, güzelsin!”

BÜLENT AKYÜREK ORDU'DA GENÇ OKURLARI İLE BULUŞTU

Bir yerde dedi ki mesela Akyürek: “Allah'ın bahçesinden Besmelesiz Elma Koparmayın!”. Böyle, dan diye bir cümle. Etkileyici, sarsıcı, insanı kendisine getirtici bir uyarı..

 

Yazdığı yeraltı romanları ile kendisine özgün bir alan inşa eden Bülent Akyürek okurları ile buluşmak amacıyla aldığı davetleri değerlendirip il il geziyor. Bu kapsamda Ordu Üniversitesi Bahar Şenlikleri'nde düzenlenmiş olan bir etkinliğe katılmak üzere Ordu'ya gelen Akyürek genç kuşak okurları ile buluştu. Özellikle son çalışması İçinizdeki Öküze Oha Deyin isimli kitabı ile yeni bir okur kitlesi ile tanışan yazar, bu gençlerle birebir iletişim kurarak farklı bir yazar profili de çiziyor.

 

 

 

Gelmeden birkaç gün evvel beni arayan Bülent abi için ben de bazı planlar yaptım. O günkü bütün işlerimi iptal ederek kendisi ile geçireceğim güzel anları çoğalttı mesela. Daha evvel geldiğinde çok etkilendiği Boztepe mevkii'ne çıkarttım O'nu önce. Gece 22.00 sıraları idi ve şehrin ışıkları bütün haşmeti ile insanı içine çekebilecek gibi duruyordu. Kitaplardan, yazarlardan, felsefeden, politikadan, Ordu'dan, Müslüm Gürses'ten vs. aklımıza gelen her şeyden konuştuk çaylarımızı yudumlar iken. Geldiği gece benim evime konuk oldu Bülent abi muhterem eşleri ile beraber. 6 yaşındaki kızım çok bekledi bir yazar misafir gelecek ve göreceğim diye ama uykuya yenik düşmüştü çoktan.

 

Sabah olunca şehrin en nitelikli lezzet durağı olan -açıkçası  bütün Karadeniz'in en güzel tatlılarını sunan- Hüner Pastanesi'nde kahvaltımızı yaptık. Benim de şehirde en fazla zamanımı geçirdiğim mekan olan bu pastanenin sahibi –ki kendisi de sıkı bir okurdur- sevgili Ahmet Sazkaya, böyle ağır konuklarımı sağolsun büyük bir özenle karşılıyor. Planımızda önce Ordu Cumhuriyet Lisesi'nde Bülent abi için hazırlanmış özel sohbet programı, ardından da Üniversite var. Ben bu vakte kadar şehri gezdirdim O'na biraz. Hırçın Karadeniz dalgaları ve rüzgar saçlarımızı ve neredeyse bizi bir o yana bir bu yana savururken -ve bu arada bir güneş açıp, bir yağmur çiselerken- ben de şehir hakkında bildiklerimi anlattım. Eminim buradan bir malzeme çakacaktır Bülent abiye. Sonra Ordu'da kalan bir iki Ermeni vatandaşlarımızdan ve benim için çok kıymetli olan bakır ustası Harut amcanın yanına götürdüm O'nu. Bütün önemli konuklarımı tanıştırırım Harut amca ile. Yaptığı bakırları anlattı yaşlı usta ve biraz biraz öyküsünü… Bülent abinin bu bakır atölyesinden çok etkilendiğini düşünüyorum.

 

Ordu Cumhuriyet Lisesi'nin edebiyat öğretmeni ve benim kadim dostum sevgili Tuna Eselioğlu, Bülent abinin geleceğini öğrenince hemen okulunda bir organize yaptı. Öğrencilerini ilk kez böyle önemli bir yazarla buluşturmak gibi alkışlanası bir organize... Aslında bütün Cumhuriyet Lisesi'ne Bülent abiyi Tuna bey tanıttı. Öğrencilerini O'nun kitaplarına yönlendirdi. Sadece O'nun da değil aslında. Mustafa Kutlu'nun, Nazan Bekiroğlu'nun, Cengiz Aytmatov'un bütün eserlerini biliyor artık bu lise öğrencileri. Böyle kaç edebiyat öğretmeni vardır ki Milli Eğitim camiasında.

 

 

Biz gittiğimizde salonu hazırlamıştı öğrenciler. Bülent abi yerini aldı. Ve başladı konuşmasına. Genç arkadaşlara ülkesinin anlatılmayan öyküsünü anlattı, yerli olmaktan bahsetti, tasavvufun hepimizi kavrayan bilgisinden, romanlarından, duruşundan, öküze oha demekten… bir saate ne kadar şey sığdırabilirse hepsini özenli kelimeler ile anlattı. Konuşma sonrasında sorularını da cevapladı genç lise öğrencilerinin… güzel sorular çıktı aralarından, zihin açıcı bir etkinlikti açıkçası. Hatta birazdan geçeceğimiz Üniversite'nin etkinliğinden de sıkı bir programdı bu. Bülent abi ayrılmadan kitaplarını imzaladı. Genç arkadaşlar ile birebir sohbet etti. Eminim bu genç çocuklar, ömürlerinin en önemli anlarından birisini yaşadılar. Kıldan tüyden bir yığın yazarın arasında, yazdıkları ile Türkiye'de birçok ilklere imza atan böyle sıkı bir yazar ile başka hangi mekanda nasıl tanışabilirler ki. Bu yüzden edebiyat öğretmeni Tuna Eselioğlu'na teşekkür etmek gerekli.

 

Ordu Üniversitesi Bahar Şenliği düzenlemiş. Halkla İlişkiler Bölümü öğrencileri bu şenlik kapsamında davet etmişler Bülent abiyi. Buradaki etkinliğe Tuna Eselioğlu ile beraber gittik. Tuna bey fırsat buldukça Bülent abinin romanlarını daha fazla çözümlemek için O'na bol bol sorular sordu. Sanırım romanlarını artık benden daha iyi çözümlemiştir.

 

Bülent Akyürek buradaki sohbet programında da bir saat kadar konuşma yaptı. Açıkçası çok da sert bir konuşma idi. Kırıp geçirdi. Hatta kimi zaman İslamcı tonları epey yüksek mesajlar da verdi. Bu yüksek ton kuşkusuz birilerini de rahatsız etmiştir burada derken konuşma sonunda böyle bir soru geldi. Ben tam nasıl cevap verecek şimdi derken, Bülent abi sakin sakin oturduğu yerden konuşmaya başladı: “Sen şimdi gençsin, güzelsin…”. Bu kadar. Salon alkıştan yıkıldı. Tabi salonda Bülent abinin görüşlerine çoğu öğrencinin katıldığını, gelen alkışlardan hissetmek beni de çok bahtiyar etti.

 

Bir yerde dedi ki mesela Akyürek: “Allah'ın bahçesinden Besmelesiz Elma Koparmayın!”. Böyle, dan diye bir cümleEtkileyici, sarsıcı, insanı kendisine getirtici bir uyarı. Ama açıkçası ben yine de Ordu Cumhuriyet Lise'sindeki etkinliğin daha nitelikli ve daha rafine olduğunu düşündüm. Etkinlik çıkışı Bülent abiyi, sevgili Hasan Sağındık'ın da geldiği zaman ağırladığım bizim şu meşhur köfteciye götürdüm. Sanayi girişinin tam karşısındaki köfteci. Orada çok özel konuşmalar geçti aramızda. Belki kimseye anlatmadığı çok önemli kişisel şeylerini paylaştık. Tabi bu sohbette şunu gördüm bir kez daha. Sıkı bir yazar olmak, önemli bedeller isteyen bir şey. Bu bedelin karşısında da dünyalık kıymeti olan pek bir şey yok. Yaşadığımız acılar yazdırıyor hayranlık ile okuduğumuz sıkı romanları. Okur belki estetik bir artistik olarak bakıyor cümlelere, paragraflara. “Nasıl yazmış…” diye hayranlık ifadeleri kurdurtan bu cümlelerin arkasında ise kuşkusuz çok büyük acılar, kaybedişler, karşı koyuşlar var… Sıradan bir okur bunu hiçbir zaman anlayamaz. Anlamak istemez. O kapı O'na bir türlü açılmaz. Çünkü aynı şeyleri tecrübe etmek gerekli çoğu zaman. Ve konformist okur bu riski hiçbir zaman göze almaz… Bülent abiyi yol ederken bunlar geçti içimden…

 

 

Bülent abi araba kullanamıyormuş. Ankara'dan ta buraya aracı muhterem eşleri kullanmış. Buradan da gün geceye dönerken İstanbul'a hareket ettiler. Uzun yolda araç kullanmak epey maharet ister. Konserler sırasında böyle bir tecrübeye sahibim. Ama bir bayan olarak yengenin bu kadar yolu göze alarak, cesaretle Bülent abiyi ilden ile büyük bir özveri ile götürmesi bana çok anlamlı geldi. Her yazara Allah Bülent abinin muhterem eşleri gibi bir eş nasip etsin diyebilirim ancak.

 

Selçuk Küpçük haber verdi!

Yayın Tarihi: 27 Mayıs 2009 Çarşamba 17:43 Güncelleme Tarihi: 03 Haziran 2009, 09:20
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
sadık
sadık - 12 yıl Önce

muhterem diyince öldü anlıyorum ben de.
tabi ki.muhterem.

Tuna Eselioğlu
Tuna Eselioğlu - 12 yıl Önce

Bülent Bey'i ağırlamaktan öğrencilerim ve ben büyük bir keyif aldık.Bülent Bey'i Selçuk Bey sayesinde tanıdım.Geç tanıdık ama kısa sürede eserlerini okuyuverdik.Amerika'nın Irak 'tan çıkmasını beklemek imkansız gibi gözüküyor.Bülent Bey'e 'boz artık yemini' diyor Bülent Bey sıkı okuyucuları.'Yeni Bülent' dönemi romanları hangi mecrada yol alacak doğrusu merakla bekliyoruz.

ömer faruk türkoğlu
ömer faruk türkoğlu - 12 yıl Önce

benim için bulent akyürekle tanışmak büyük bir şanstı. farklı olmak gerek. Düşünceleri insanı aklına gelipte söyleyemedi , izahında oldukça zorlandığı şeyler . Bu yönüyle beni oldukça etkiledi diyebilirim..

cihad meriç
cihad meriç - 12 yıl Önce

son duaya bizde amin diyelim.

bülent ak yürek'in duruşundaki sadelik ve asillik için selam çakalım.

her ilimizde selçuk küpçük gibi mihmandar olsa, ne güzel değil mi.

dünyabizim.com için yorumlar önemli değil. biz yine de yorumlayalım yazıları.

nereden çıkardın yorumun önemli olmadığını derseniz: anasayfada yorumlar bölümü yok. yazılarla birlikte yorumlarda kayboluyor.

KÜBRA ERTÜRK
KÜBRA ERTÜRK - 12 yıl Önce

Tuna Eseliğolu hocamızın vesilesiyle Bülent Akyürek'i tanımak çok güzeldi.Hepimiz çok memnun olduk.Yazarı aramızdan biri olarak gördük ve büyük bir keyifle dinledik.Tuna hocamıza ve yazarımıza teşekkür ederiz..

HAKAN
HAKAN - 12 yıl Önce

HAYIRLARA VESİLE OLMALI

Emre Şimşek
Emre Şimşek - 12 yıl Önce

Selçuk ağabey, yine tadında bir yazı ile yaşananları özetlemişsin; sağolasın !

Bülent ağabey geçen bi'vesile otururken kulağıma yeni kitabının ismini fısıldadı !

Bizi yine sıradışı, ve bir o kadar bize ayna tutan bir kitap daha bekliyor !

Unutmadan...

"Her yazara Allah Bülent abinin muhterem eşleri gibi bir eş nasip etsin diyebilirim ancak..."

Âmin !

banner26