banner17

Sen de güzel şeyler yapabilirsin!

Bir yanda vakit öldüren hanımlar bir yanda karınca gibi hayır için, İslam için çalışan hanımlar. Siz hangisisiniz? İslam'a çalışmak için hanım olmak şart değil herhalde...

Sen de güzel şeyler yapabilirsin!

İnegöl’de ikâmet ediyorum. Derneklerin, vakıfların, cemaatlerin, sosyal yardımlaşmanın yarışırcasına çoğaldığı, etkin insanların kenti İnegöl… İhtiyaç sahibi yaşlılara sadaka verirken elini öpüp hatrının sorulduğu yer burası. Camilerin Ramazan ayı dışında da her halükarda gelecek bir cemaati olan, sohbetlerin tıklım tıklım dolup taştığı küçükten büyük, büyükten küçük bir kent.

Bir huzur şehri

Sisten bir ipek kozası sanki; dört tarafı dağlarla çevrili… Her dağ bir yola çıkıyor, Uludağ hariç… Uludağ, İnegöl’ün sırt dayadığı babacan bir dağ. Tarihinde göçmenlerin hikâyelerini barındıran, bereketli topraklarında envai çeşit nimet bitiren bu şehrin organize olmuş Müslümanları konuşulur, görsel güzelliğinden çok. Herkesin bir sohbet kapısı, bir feyiz penceresi, dua isteyecek bir büyüğünün olduğu bu şehir içimi ferahlatıyor. Neden ferahlatıyor? Çünkü okulumu bitirdikten sonra İnegöl hanımlarıyla hemhal oldum. Bu teyzeler, ablalar, kardeşler hiç yerinde durmuyor. Her birinin bir vazifesi, bir kaygısı, derdi ve koşturmacası var.

23467Kentte bulunan vakıf ve dernekler dini ihmal etmeyen, ümmet bilincini ön plânda tutmuş vakıflardır. Bu çok şaşırtıcı bir durum olmayabilir. Beni şaşırtan; bu derneklerden bazılarının başkanları da, gidip geleni de, hizmet edeni de, hizmet göreni de hanım gruplardan oluşuyor.

Herkesin ikinci evi dernekler

Geçen cumartesi günü bir kahvaltıya çağırıldık. Arkadaşlarımla birlikte sık sık gittiğimiz vakfın kahvaltısına katıldık. Hem yardım ettik hem sohbet ettik. Bu vakıf öyle bir vakıf ki; gönüllerin abone olduğu bir yuva sanki. Anne karnında, abla kucağında bebekler dahi bu vakfın müdavimlerinden… Ev hanımları sabahları eşlerini uğurluyor, çocuklarını doyuruyor, okula gidiyorsa okula gönderiyor, gitmeyecekse tutuyor elinden, evdeki işlerini halledip derslere yetişiyor. Dünya mektebi sonsuzluğun göklerine merdiven dayamış bitmez tükenmez ve asla diploma vaat etmez bir mektepmiş arkadaş! Tefsir, fıkıh, İslam tarihi, el sanatları gibi derslerin verildiği bu vakıflarda yaş gruplarına ayrılmış aktif bir bloklaşma söz konusu. Küçükler için İslam ile ilgili derslerin yanı sıra iletişimi, algıyı kuvvetlendiren sohbetler yapılırken, gençler için ahir zaman tuzaklarına dikkat çeken sohbetler gerçekleştiriliyor. Orta yaş grupları için ise bir annenin, bir babanın şahsi ve ailevi vazifelerini en güzel biçimde nasıl tamamlayabileceği üzerine konuşuluyor. Konuşulmakla kalınmıyor. Haftalık sohbetlerin üçe beşe bakılmayıp olabildiğince artırıldığı, derslerin tıklım tıklım kayıt topladığı, çocuk sesine de hasta öksürüğüne de eyvallah denildiği gönül yuvaları buralar.

23468Kimsesizlere kimse olmak

İnegöl’de kayınvalideler de, gelinler de, anneler de "sohbete gidiyorum" dediği an müsaade ediyor. Herkesin birbirini tanıdığı, birbirinden emin olduğu bu toplulukta ‘’kimsesizim’’ diyen kimse az bulunur herhalde. Ezgi grubuyla şenlenen akşamlarda aşure ikramları, sohbetten sonra sıcacık açık çayların buğusuna karışmış tebessümler, dernekte yapılan uçsuz bucaksız kahvaltı sofraları, çocuk sesi, bir teyzenin sırt sıvazlayışı… Bu sıcaklıkta Allah’ın sevdiği kimselerle bir arada bulunduğunuzu hissediyorsunuz. Bir muhabbet ırmağı geçiyor gönüllerden. Susamış kalplerimize ‘’Kana kana iç!’’ edasıyla uzanıyor sanki. Ütopik geliyordur belki de okuyana. Belki de bizler şanslıyızdır aslında. Ama bu sıcaklığı tatmayana anlatmak yetersiz olmalı.

Tüm derneklerin birbirine saygı duyduğu, ‘’Müslüman bloklaşmaz, tek blok ümmet bloğudur’’ bilincini taşıyan insanların gülümseyişleri güven veriyor. Hatta dernekler birbirini ziyaret ediyor kimi zaman.

Yürekler toplandıkça büyür!

Geçen yıl Filistin’e gidecek yardım için farklı derneklerden kadınlar kermes açmışlardı. Birbiri ardına açılan kermeslere yerel halkın desteği göz ardı edilemeyecek kadar büyüktü. Bir günde, sadece evde yaptıkları pasta böreği satarak yardım için gelir elde eden ev hanımlarının, bir patik örüp getiren ve ‘’Kızım bunu satın, param yok ama yünüm var. Ben yine örerim.’’ diyen teyzelerin, okuldan çıkıp kermeste kasiyerlik yapan ve karşılığında hiçbir şey talep etmeyen gençlerin varlığından haberdar olmak içime Asr-ı Saadet huzuru serpiştiriyor. Abarttığımı düşünenler bu toplulukla henüz müşerref olmamış kimseler olsa gerek.

23469Çünkü ben şahidim; İnegöl’de bir huzur topu bir o yana bir bu yana dönüp duruyor.

Allah sisli şehirlerde, kalabalıklar içinde kendini kimsesiz hisseden kardeşlerimize ulaşan kalplerden etsin kalplerimizi. Başka şehirlerde de yaşadım. Başka insanlar tanıma fırsatı da buldum kimi zaman… Belki böylesi ortamlara girmekte pasiflik ettiğimden huzuru bulamıyordum. O yalnızlık ve boşluk kendini mutsuz bir palyaço gibi gösteriveriyordu sanki.

Yok demekle olmaz!

Elbette sadece İnegöl'de yok bunlar! Sizin yaşadığınız şehirde de var! Hatta yok diyorsanız, niye duruyorsunuz ki! Çık ve bir kardeşine, bir büyüğüne selam ver. İki gençle otur, kitap oku! Ona güzel bir şey söyle, hayırlı bir şey! Yok diye şikâyet etmekle olmaz!

Birbirimizi sevmedikçe neden cennete gidemeyeceğimizi anladım sanırım. Birbirini sevenlerin içinde yaşayan kalp, mutmain olmak adına adımlar atmış bir kalptir. Mutlu bir kalp Allah’ın sınavlarına isyan etmez, kimsesiz hissetmez. Dolayısıyla ağlayacak omuzu verene şükür halinde olur. Sık tutulmuş bir saf gibi kalbinin çevresini ören bu sevgi sepetinden kötülüğü süzer, içeriye geçmesine izin vermez. İmanın esaslarından biri ‘’birbirimizi sevmek’’ olsa gerek.

Öznur Balık İnegöl'den haber verdi

Güncelleme Tarihi: 21 Ocak 2011, 21:35
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
xxxx
xxxx - 8 yıl Önce

her şey ne kadar güzel, her şey ne kadar sıcak... öylebir tablo çizilmiş ki her şey güllük gülistanlık... o kadar da değil !

İNİYAD
İNİYAD - 8 yıl Önce

Kollektif hayırların beşiği Osmanlı'nın torunları gene hayr peşinde.Vakıf medeniyeti Osmanlı her alanda insanların ve tüm canlıların yardımına koşmuş.Kalbinde samimi niyeti olan herkesin bir şekilde katıldığına inanıyorum bu etkinliklere.Yeterki duyurulsun ve tanıtılsın...

...
... - 8 yıl Önce

Bu konuda birçok kişinin eksik olduğunu düşünüyorum, yani özgüveninin vereceği o basirete sahip değil. Bu konunun üzerine gidilmesi,halledilmesi belki birçok konunun anahtarı olacaktır.

banner8

banner19

banner20