banner17

Selefilik nasıl ortaya çıktı?

Süleyman Uludağ Bursa'da İslam Düşüncesi derslerine devam ediyor. Bu hafta Selefiliği anlattı..

Selefilik nasıl ortaya çıktı?

Süleyman Uludağ Hoca, sahih bilgiye ulaşan birkaç kişi bile olsa kârdır deyip bıkmadan, usanmadan Seyyid Usul Kültür Merkezi’nde İslam düşüncesini anlatmaya devam ediyor. Yeni yılın ilk haftasında da, yine İslam düşüncesinin ufuklarında aydınlatıcı bir gezi yapmak için kürsünün başına geçmişti Süleyman Hoca, karşısında ise onu ilgiyle dinleyen her yaş grubundan insanlar...

Süleyman Uludağ

İlk seminerinde, ‘İslam Düşüncesi’ dendiğinde ne anlaşılması gerektiğini, İslam düşüncesinin etkileyip etkilendiklerinin neler olduğunu; ikinci seminerde ise ihtilafa düşmenin hem insan fıtratına uygun olduğunu hem de bunun Allah’ın hikmetlerinden bir hikmet olduğunun anlatıldığını hatırlatan Süleyman Hoca, bu hafta “Selefilik” konusu hakkında bilgi vereceğini söyleyerek konuya giriş yaptı.

Selefilik nedir?

Selef sözcüğünün tanımıyla konuşmasına başlayan Süleyman Hoca, ‘selef’in asıl olarak ilk Müslümanlara verilen ad olduğunu, selef dendiğinde akla sahabe, tabiin ve etbauttabiinin oluşturduğu üç kuşağın geldiğini söyledi. Selefin sadece ahiret ve İslam anlayışlarıyla değil, dünyaya bakış ve yaşantı olarak da incelenmesi gerektiğini vurgulayan Süleyman Hoca, İslam düşüncesinde dört ana akımın olduğunu, bunların da: 1. Selefiye, 2. Kelam, 3. Tasavvuf, 4. Felsefe olduğunu söyledi. Bu bölümlemenin ilk Müslümanlar zamanında olmadığını da özellikle vurguladı.

Süleyman Uludağ

Akla gelebilecek yaman bir soru

“Selef, ilk Müslümanlar demek olduğuna ve bunların da tüm Müslümanlara referans oldukları bilindiğine göre, diğer düşüncelerin durumu ne olmalı?” şeklinde bir sorunun hemen akla gelebileceğini vurgulayan Hoca, diğer düşünceleri tekfir etmenin yanlış olacağının altını kalınca çizerek gerekçeyi de şöyle belirledi: “Çünkü düşünce, gelişme halindedir ve Adetullah da bu yöndedir. Kelam ve tasavvuf da Kur’an ve sünnete bağlıdır ve İslam dairesi içindedir.”

Selefi düşüncenin ortaya çıkışı ve selefi düşüncenin dayanakları

Selefiyeye mezhep dendiğini ama Selefiye’nin bir mezhep olmayıp bir düşünce hareketi olduğunu kayda geçiren Süleyman Hocanın konuyla ilgili söyledikleri şunlar:

İslam Düşüncesinin Yapısı, Süleyman Uludağ“Selefiyeye; Eseriyye, İspatiyye ve Ehl-i Hadis (Burada hadis, eser anlamındadır.) de denmektedir.

“Veda Haccından sonra inen “Artık dini ikmal ettim, tamamladım” mealindeki ayeti Selefiler, İslam’ın her yönüyle tamam olduğunu, bundan sonra dine, ne olursa olsun, bir şey ekleyip çıkarmanın dine zarar vereceğini savunur. Dine bakışları böyle olduğu için de, ilk Müslümanlar dini nasıl anladıysa dine onlar gibi bakıp dini onlar gibi anlamak gerektiğini söylerler.”

Bu hususlar dikkate alındığında Selefiye’nin geleneklere sımsıkı  bağlı, muhafazakar ve yeniliklere kapalı olduğunu söyleyen Süleyman Hoca, şöyle devam etti:

“Peygamber size neyi getirirse onu alın, neyi yasaklarsa ondan da kaçının.” ayeti de Selefiyenin diğer bir dayanağıdır.”

İslam düşüncesindeki tüm akımların referansları…

Konuşması  boyunca aktardığı ayet ve hadislerin, özellikle Selefiye hareketinin dayanak noktasını oluşturan ayet ve hadisler olduğunu söyleyen Süleyman Hoca, İslam düşüncesini oluşturan tüm akımların dayanaklarının Kur’an ve hadisler olduğunu, Selefiye düşüncesini açıklamak sadedinde öne çıkardığı bu ayetlerin varlığının artık içtihat yapılmayacağı anlamına gelmeyeceğini vurgulayarak şöyle devam etti:

“Yine Allah’a, Resul’e ve sizden olan ululemre itaat ediniz.” ayetine uyarak itaat eden Müslümanlar, bu itaati gerçekleştirmelerine rağmen yine de ihtilafa düşebilir. Bu normaldir ve ihtilaf olacağı ve hatta ihtilaf olması gerektiği Kur’an’da da ifade edilmiştir.”

Selefiyenin bidat anlayışı

“Peygamber’de (a.s) sizin için güzel bir örnek vardır.” ayeti ile “Benden sonra çıkan her şey bidattır. Her bidat da dalaletten başka bir şey değildir.” hadisi, Selefiye’nin en önemli dayanaklarından biridir. Bu ayeti ve hadisi, çok geniş kapsamlı olarak düşünen Selefiler, Peygamber ve onun bildirdikleri hariç, ondan sonra gelen/ortaya çıkan her şey bidattır diye yorumlarlar ve bu yüzden tüm yeniliklere kendilerini kaparlar.

Selefin bidat anlayışının daha iyi anlaşılması için Süleyman Hoca şu örnekleri verdi: “Peygamber(a.s) zamanında abdest alındığında organları kurulamak için havluya ihtiyaç yoktu çünkü iklimden dolayı abdest bittiğinde zaten yıkanan yerler kurumuş oluyordu. Selefiye ise iklim özelliğini hiç dikkate almadan Peygamber’in (a.s) havlu kullanmadığını öne çıkararak havlu kullanmaya bazen mekruh gözüyle bakarken bazen de havlu kullanmaya hiç cevaz vermez.”

“Yine Selefiye, ayet ve hadiste mendilden bahsedilmediği için mendil kullanmanın caiz olmadığını söyler.”

“Para karşılığı din hizmetlerinin yapılmasını da caiz görmezler çünkü Selef zamanında böyle değildi, derler.”

Selefiyeye dair diğer hususlarda kısa notlar

“İmamı Gazali’nin ‘İlcamul Avam’ adlı eseri, asıl olarak bir Selefiye eleştirisidir.”

“İlk dönem müçtehitleri selefi anlayışa sahipti. Mesela İmam Malik’e “Errahmanü alel arşisteva” ayeti hakkında yorum sorulduğunda şöyle demiştir: ‘İstiva haktır, inanmak farzdır, istivanın keyfiyeti meçhuldur, bu konuda soru sormak bidattir.”

“Şu soru akla gelebilir: ‘Selef, aklı ve mantığı kullanmaya ne kadar kapalıdır?’ Şunu söyleyebiliriz: Selef, Kur’an ve hadislerin yine Kur’an ve hadislerle yorumlanıp açıklanmasına, dolayısıyla akıl ve mantığa izin verir.”

“Selefi düşünce, içtihadı ‘rey’ (kişinin kararı) olarak görür ve bir insana ait bir düşünce olduğu gerekçesiyle muteber kabul etmez.”

“Selefiye Allah’ı tanıtırken Allah’ın ne olduğunu söyleyerek tanıtır. Kelamcılar ve filozoflar ise Allah’ı, ne olmadığını söyleyerek tanıtır, Allah’ın kavranamayacağını söylerler.”

“Selefi hareketin üç dönemi vardır: 1. Asıl dönem, 3. yy; 2. İbni Teymiyye ve İbni Kayyım el Cevziyye, 7.yy; 3. Muhammed ibni Abdulvehhab, 18 yy. ile başlayan dönemler.”

“İbn-i Teymiyye ve İbn-i Kayyım el-Cevziyye, Selefi hareketin önemli isimlerindendir. İbni Teymiyye değeri bilinmemiş biridir.”

“Muhammed ibni Abdulvehhab, kişi olarak samimi kabul edilse bile, ilmî yeterliliği olmayan biridir. İbni Teymiyye’yi kendine model aldığını söylemesine rağmen Teymiyye’nin derinlik ve birikimi kendinde yoktur. Vehhabilik diye bildiğimiz hareket, Muhammed ibni Abdulvehhab’ın başlattığı harekettir.  ”

El-Kaide, Taliban da Selefidir

“Osmanlıdaki Birgivi ve sonra ortaya çıkan Kadızade hareketi de Selefi kabul edilebilir. Onlar da türbeleri kapatıp minareleri yıkmayı düşünmüşlerdir.”

“Selef; türbelere, türbe ziyaretlerine hoş bakmaz, bir ulu kişinin adını anarak Allah’a dua etmeyi şirk olarak görür.”

“El-Kaide, Taliban, Üsame bin Ladin hareketleri Selefidir. Senusilik hareketi, Rabıta hareketi de Selefidir. Selefilik, özellikle Körfez ülkelerinde yaygındır.”

“Selefilik 14 asır süren çok etkili bir harekettir. Selefiler bence bazı konularda aşırıya kaçmışlardır. Kelamcılara ve mutasavvıflara zındık gözüyle bakmışlardır.”

Ve son söz…

“Selefiler ehl-i iman, ehl-i kıbledirler. Her düşüncenin içinde aşırılar olduğu gibi, Selefiler içinde de aşırılar vardır. Aslında onların mutedillerinin bile kabul edemeyeceğimiz düşünceleri olmasına rağmen, onları iman dairesinde kabul etmeli.”

 

 

 

Fikri Özçelikçi dinledi haber yaptı

GYY'nin notu: Süleyman Uludağ Hoca'nın İslam Düşünce Yapısı isimli önemli kitabının okunması ufuk açıcı olacaktır.

Program sonu

Güncelleme Tarihi: 09 Ocak 2011, 14:20
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
mehmet gönenç
mehmet gönenç - 8 yıl Önce

bu etkinlikleri organize eden tyb bursa şubesine teşekkür ediyorum. seminerlere başladığım eylül ayından bu yana takip ettiğim dört seminer de oldukça ufkumu açtı. tüm bursalılara tavsiye ediyorum. tyb bursa şubesi sorumluları bu etkinliklerini daha geniş kitlelere duyurabilirse ve daha geniş salonlarda yaparsa çok iyi olur. çünkü çoğu zaman oturmaya yer bulamıyoruz. teşekkürler dünyabizim...teşekkürler tyb bursa

ceterisparibus
ceterisparibus - 8 yıl Önce

hocanın bu konuda havlu-mendil örneklerini vermesi için kurulabilecek tek cümle;"konuyu sulandırmış".selefilerin derdi islama sonradan giren bidat ve hurafelerledir ki;ayet veya hadislere dayanmayan şeylerin dindenmiş gibi gösterilmesini kabullenmzlr.böyleyken selefiler için havlu,mendil,tv,pc,b.dolabı,incik,boncuk..türünden örnekler verilmesi,konuyu sulandırmaktan baska bir sey degildir.hocam,bizim yüzlerini havluyla kurulayan selefi;arab,türk,endonezyalı abilerimiz var,bilgilerinize.
vessel

banner8

banner19

banner20