Selçuklu eserleri sanatçılara ilham veriyor

İçindeki yaşadığımız toprakların belirgin renklerinden biri de hiç şüphesiz Selçuklu mirasıdır. Bu miras bugün hâlâ yaşıyor ve yaşatılıyor. Kâmil Büyüker, Yaşayan Mirasımız Selçuklu sergisini yazdı..

Selçuklu eserleri sanatçılara ilham veriyor

 

Neredeyse her gün önünden geçtiğim asırlık bir tasavvufi yapı olan Eyüp Bahariye Mevlevihânesi bugünlerde önemli vazifeler ifa etmekte. Mesele sadece biraz dikkat kesilip yüzümüzü mevlevihanenin kapısına, sonra da içine çevirmekten geçiyor. Zira “Yaşayan Mirasımız Selçuklu” şu an bu mevlevihanede düzenlene bir sergiyle hayat buluyor. Nasıl mı?

Bugünün yaşayan üstad hattatları, tezhip sanatçıları, çini, cilt, katı’, minyatür, ebru, kalemişi, ahşap ve mozaik ustaları bir araya gelmişler, bugün pek çoğu detaylarda kalmış Selçuklu zarafetini, inceliğini, ustalığını yeni bir yorumla tekrar hayata geçirmişler.

Bir akşamüzeri sadece ayaküstü yaptığım ziyarette proje danışmanı Meyçem Ezengin, Bahariye Mevlevihanesi sanat atölyeleri koordinatörü Meryem Güney ve proje koordinatörü Tülay Püsküllü hanımefendilerle tanışma fırsatı buldum. Özellikle Tülay Hanım’la yaptığımız görüşmede Selçuklu mirasının yeniden ihyası ve farklı yerlerde bu hissiyatın paylaşılması adına serginin devam edeceğini belirttiler. Zira Selçuklu dönemi eserlerinin bugünün sanatçı ve sanatkârlarına ilham kaynağı olduğunun da altını çizdiler. Sergide başta Fuat Başar olmak üzere Hüseyin Gündüz, Güvenç Güven, İslam Seçen, Özcan Özcan, A. Mahmut Peşteli, Meryem Güney, Melis Uludağ gibi daha pek çok ismin kıymetli eserleri yer alıyor.

Sergiden kalıcı bir eser

Elbette her sergi tarihe bir kayıt düşmedir. Ancak bu tür mirasın kuşaklara aktarımında elimizde eserlere ihtiyacımız olacak. İşte sergi vesilesi ile başta ev sahibi İnsan ve Medeniyet Hareketi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi, serginin ismine ve şanına yaraşır bir katalog hazırlamışlar. Tülay Püsküllü eserde yer alan takdim yazısında Hz. Mevlana’nın “her sanat, Allah’ın tecellisinden bir manzaradır.” sözünü aktarırken sanatın her nev’inin süzülerek, ilmek ilmek işlenerek bugünlere gelmesinden bahisle bugünki sanatın teşekkülünde Selçuklu sanatının büyüklüğünün altını çizmiş. “Öyle ki mimaride, estetik sanatlarda Selçuklu sülüsü, Selçuklu kûfisi, Selçuklu nesihi abidelerin haşmet ve zerafetini artırmıştır” sözleriyle yazısını özetlemiş.

Evvela serginin son günlerinin yaklaştığını belirtelim. 3 Kasım’da sergi şimdilik kapanıyor. Sergiyi gezmek için acele etmemiz gerekiyor. Bunun için üç sebep:

Birincisi, Bahariye Mevlevihanesi’nin semahane bölümünde icra edilen sergi ile birlikte hem mevlevihaneyi görmüş hem de asırlık bu mekânı temaşa etmiş oluyorsunuz.

İkincisi, Selçuklu mirasının ince ayrıntılarının nakış nakış işlendiği muhtelif sanat dallarındaki eserleri birarada görme imkânına sahip oluyorsunuz.

Üçüncüsü, nasibinizde varsa sergi için hazırlanan bez ciltli kalıcı bir esere sahip oluyorsunuz.

İnsan ve Medeniyet Hareketi’ne ve İBB’ye bu kalıcı mirasa hizmet ettikleri için de teşekkür etmeyi bir vazife addediyorum.

 

Kâmil Büyüker, Yaşayan Selçuklu Mirasımız sergisi için son hatırlatmayı yaptı

Güncelleme Tarihi: 01 Kasım 2013, 10:03
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13