banner17

Sanatı tartışmak derinlik gerektirir!

Film Arası Dergisi’nde Yılmaz Erdoğan ile yapılan röportaj yeni bir tartışma başlattı.

Sanatı tartışmak derinlik gerektirir!

 

Sermayesi samimiyeti olan bir dergi

Film Arası dergisi, Suat Köçer ve arkadaşlarının samimiyetlerini sermaye ederek çıkardıkları aylık bir sinema dergisi. Derginin en büyük özelliği her sayıda oldukça fazla insanı konuk etmesi. Gerek röportajlarda ve gerekse soruşturmalarda oldukça fazla sinema insanının görüşlerine yer veriliyor. Mesut Uçakan, Gökhan Yorgancıgil, Suat Köçer ve Abdülhamit Güler dergide düzenli olarak yazan isimlerden birkaçı. Derginin Ömer Lütfi Akad sayısı ile başlattığı özel sayıların devamı da umarız gelir.Film Arası dergisi

Batıcı zihinlerin bizi soktuğu zihinsizlik hali

Derginin Mayıs sayısının konuklarından biri Yılmaz Erdoğan. Erdoğan ile sanat ve sinema eksenli bir röportaj yapılmış. Yılmaz Erdoğan; yerli sinema bahsinde, gelenekle bağımızın koparılmasının yol açtığı sonuçlara değinmiş. Batıcı zihinlerin bizi soktuğu zihinsizlik halini gündeme getirmiş. Ve sinemamızdaki kimlik sorununun bununla ilgili olduğunu ifade etmiş.

Aldım elime sazımı

Röportajın yayımlanmasından sonra medya eline sazını alıp nakaratını hatta tüm sözlerini ezberlediğimiz şarkıyı dillendirmeye başladı. Yılmaz Erdoğan’ın söyledikleri dünya görüşü ile örtüşenler Erdoğan’a alkış tutarken, karşı taraftakiler Erdoğan’a yönelik saldırılara başladı. Her fikrin tartışılması gereken zemine(!), Erdoğan’ın söyledikleri de çekilmiş oldu. Yani bizim meşhur, “bir gün bir kadın heykeli yaparsak heykel çarşaflı mı olsun yoksa çarşafsız mı?” tartışma zemini.

Sanatı tartışmak derinlik gerektirir

Tartışma konumuz eğer sanat ise tartışmanın yapıldığı zemini çok iyi belirlemek zorundayız. Bu zemin sığ bir zemin olmamalı. En yeni fikri; politik gelenek içerisinde -fikrin ilgili olduğu konuda- meydana gelen jargon ile tartışmak ne yazık ki kendimizi oyalamaktan öteye geçmiyor. Denize paralel kol çırptığımız, derinlere yüzmediğimiz sürece göstereceğimiz her çaba neticesiz kalıyor, kalacaktır.

Özün marifetiyle özne olmalıyız

Eğer derdimiz kimlik ise öncelikle kendimize dönmeliyiz. Dönmeliyiz ki Yusuf Kaplan’ın ifadesiyle kendi serüvenimizin nesnesi olmayalım. Özün marifetiyle özne olalım. Olalım ki tekrar kendimizin farkına varalım, insanlık tarihince süren büyük koşuda, insanların yolunu bizlerin aydınlattığının bilincine ve inancına yeniden kavuşalım.

 

Serdar Arslan değindi

Güncelleme Tarihi: 13 Şubat 2017, 15:42
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20