Sanat insana kendilik bilgisini verir

Celal Fedai, geçtiğimiz günlerde 'Bir İltica Yolu Olarak Sanat' başlıklı bir konuşma gerçekleştirdi. Metin Erol etkinlikten notlarını aktarıyor..

Sanat insana kendilik bilgisini verir

 

Gediz Üniversitesi çatısı altında faaliyet gösteren Gri Düşünce Topluluğu, akademik ve kültürel etkinliklerine tüm hızıyla devam ediyor. Gri Düşünce, 22- 23 Şubat tarihleri arasında gerçekleşen Gri Düşünce Akademisi (GDA) etkinliği ile birçok akademisyen ve sanatçıyı bir araya getirdi. İki gün süren etkinlikte dikkate değer konuşmalardan biriniyse Celal Fedai gerçekleştirdi. ‘Bir İltica Yolu Olarak Sanat’ başlıklı konuşmasında Fedai, sanatın hakikati üzerinden sanatçının eylediğinin mahiyetine değindi. İslami sanatların tinselliğiyle başından beri hemhal olan Fedai’nin konuşması, günümüz Müslümanlarının içine düştükleri çıkmazlar açısından da bilhassa önemliydi.

Hata yapmak müziğini kaybetmekle olabilecek bir şeymiş

Fedai’nin konuşması bir konferans olmaktan daha ziyade soru cevap şeklinde ilerledi. Öğrencilerin soruları üzerinden gerçekleşen konuşmada Fedai bilhassa müziğe ve resme değindi. Fedai’nin aktardığına göre; Avrupa’nın günümüzde insanlık dışı olarak gördüğü Afrika kabilelerinde müziğin büyük bir önemi varmış. Bir kadın evlendiği vakit o kabilede bulunan diğer kadınlar, evlenen kadını alarak ona evlilik bilgisini aktarırlar ve bir müddet sonra evlenen kadın hamile kalınca aynı şekilde kabilenin diğer kadınları bu kadını alıp tenha bir yere götürürlermiş. Burada tek başına kalan kadın, kendi ve karnında taşıdığı yavrucuğu için bir müzik bestelermiş. Bu müziği çocuğu doğurana kadar kimselere mırıldanmayan kadın, çocuk doğduğu vakit ilk olarak bebeğin kulağına bu müziği mırıldanır ve daha sonra cümle kabile ahalisine bu müziği duyururmuş. Bir defa duyrulduktan sonra ezberlenen müzik, doğum sonrası şenlikte söylenirmiş. Böylece o kabile kendine bir ferd olarak insan kazanmakla birlikte bir de yeni bir müzik eseri kazanırmış. Eğer o kabileden biri içinde yaşadığı cemiyeti etkileyecek bir hata yapacak olsa hemen diğer kabile üyeleri o kişiyi yanlarına alarak, kendi kabilesinin müziklerinden ona okurlarmış. İnandıklarına göre onlar için hata yapmak ancak müziğini kaybetmekle olabilecek bir şeymiş çünkü.

İnsanlara kendilik bilgisini veren yegane alan ‘sanat’


Öyleyse günümüzde insanların, insanlık dışı eylemlerinin sebebini, bir nevi onların müziklerini kaybetmiş ruhlarında arayabiliriz. Sanat müzikle mündemiç olan bir alan iken, sanatçının müzikten uzak kalması düşünülemeyeceği gibi müziğe iştiyakı olan sanatçıların ise her eyleyegeldiklerinin müzik olmadığı da bir gerçektir. Çünkü müzik de neticede insana kendi insanlığına dair olanı hatırlatmada bir aracıdır. Buna bir örnek olarak Fedai 1990’lı yıllarda ortaya konan Türk Pop’undaki şarkılara bakmanın kâfi olacağını belirtti. Sözgelimi o yıllarda geçlerin fena halde dillerine doladıkları ‘O Ye’ şarkısı bir müddet sonra portatif bir genç tipi meydana getirdi. Meydana gelen tipin irtifası ortadaydı. Bu yüzden önemli olan, müziğin, insanın kendilik bilgisine dair olan yanını vurgulamasıydı. Fedai sanatın, insanın kendilik bilgisini kazanmada yeganeliği üzerinde durdu.

Batı’nın hız temelli ilerlemeci zihniyetinin, gerek sanata gerekse tüm hayata sirayet ettiğine değinen Fedai, yaşamı 100 metre koşusu gibi en kısa sürede koşmanın çılgınlığı içinde insanların yaşıyor olduklarını belirtti. Oysa ki Müslümanlar için aslolan mehterin tavrıydı. Müslüman iki adım atar ve sağına soluna kafasını kaldırıp bir bakardı. Bu bakış onun attığı adımdan sonra arkada ne bıraktığıyla ilgili olmanın yanında ileriye atacağı adıma başlamadan sağını ve solunu kontrol etmesine de işaretti. Yürüyüşüyle dahi tedbir, estetik ve mana dolu olan Müslümanca tavır işte böylesine manidardı. Ancak günümüzde insanların kendilerini kaybettikleri bir gerçekti. Fasit olan ise insanların kaybettikleri kendilerini, kendilerinde değil kendileri dışında olan herşeyde/masivada aramalarıydı.

Bu, aynı zamanda günümüz insanlarının sanata olan uzaklığıyla da bilhassa ilgiliydi çünkü Fedai’ye göre insanlara kendilik bilgisini veren yegane alan ‘sanat’tı. Dolayısı ile sanatta olan uzaklık insanın aynı zamanda kendine olan uzaklığıydı. Müslümanlar için bu durum bilhassa mühimdi. Sanat ile kendilik bilgisine doğru yol alan sanatçılar içinde, muhafazakar sanatkarların yanlışı ise Fedai’ye göre sanatın gidilecek uçlarına gitmemiş olmalarındandı. Oysaki kendilik bilgisi sığ bir bilgi değildi. Bu yüzden sanatın da derinliklerinde aranmalıydı ve sanatın gidilmemiş yerlerine gidilmeliydi.

 

Metin Erol haber verdi

Güncelleme Tarihi: 04 Mart 2014, 09:40
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13