Sanat insan istismarına açık hale geldi

Hülya Yazıcı’dan sanat kavramı ve kavramsal sanat konusunu dinlemek üzere 24 Nisan’da İstanbul Tasarım Merkezi’ndeydik.

Sanat insan istismarına açık hale geldi

 

Hülya Yazıcı, resim bölümünü bitirmesinin yanında, trienal küratörlüğü yapmış ve halihazırda Bağımsız Sanat Derneği’nin de başkanlığını icra etmeye devam eden bir ressam. Küçükyalı’daki atölyesinde resim çalışmalarını sürdüren Hülya Hanım’ın dikkat çeken başka bir özelliği de ‘Miraç’ ve ‘Hicret’ gibi bir Müslümanın hayatında önemli yere sahip iki hadiseyi resmetmiş olması. Hülya Yazıcı, geçtiğimiz günlerde İstanbul Tasarım Merkezi’nde sanat kavramı ve kavramsal sanat üzerine bir seminer verdi.

Tasvir yasağı

Hülya Yazıcı, İslam sanatlarında tasvir yasağı meselesine değinerek söze başladı. Özellikle Hıristiyanlıkta sanatın dini anlatmak için kullanıldığını belirtirken, ‘bir sanatsal açılım konuşulacaksa, bu konuşmaya İslam sanatlarının etkilerinin yadsınamaz olduğu gerçeği kabullenilerek başlanmalıdır’ dedi.s

3 semavi dinde evrensel olan tasvir yasağı sebebi ile Hıristiyan toplumlarda sürekli sorun yaşanmasının ardından, ibadet özgürlüğü tanınmış ve minyatürler ortaya çıkmıştır. Birçok okuma-yazma oranı düşük toplum gibi onlar da öğrenme süreci uzun olmayan resim sanatını tebliğ amaçlı kullanmışlardır. Kapadokya’da bulunan duvar resimleri de bu duruma iyi bir örnektir. 6. ve 7. yüzyılda resim yasaklandıktan sonra kiliselerdeki kullanım da kısıtlandırılmıştır. Bir süre sonra azizleri yâd edebilmek için dini geliştirmek adına minyatür uygulamalarına tekrar başlanmıştır.

Aynı yıllarda bir başka uygulamaya da Peygamber (sav) hayatında rastlandığını söyleyen Yazıcı, Kâbe’deki 365 put yıkılırken Hz. Muhammed’in (sav) duvardaki Hz. İsa tasvirini eliyle koruduğunu iddia etti. Bu durumu 3 boyutlu imgeye nazaran 2 boyutlu çalışmanın tolere edilebilecek oluşu olarak yorumlayıp, asıl meselenin putperestliğe dönüşü engellemek olduğuna dikkat çekerek, İbrahimî ruhun Hz. Âdem’den bu yana süregeldiğini vurguladı. ‘Günümüzde modern putlar daha farklı boyutta ve daha dünyevîdir’ dedikten sonra, ‘insan ve Allah arasına ibadet suretinde girip kalpleri kendine döndüren her şey puttur’ diye de ekledi.

Resimde imgeyi yasaklayarak, sanatçının gözünü renk ve biçimden oluşan bir dünyaya çekmiştir Hz. Peygamber (sav). Bir kısıtlama anında insan bünyesi daha verimli tepkilerle ürün ortaya koyabilmektedir ve soyut olanın genişliği Müslüman sanatçıya hayal gücü ile daha özgür alanların yolunu açmaktadır.

Bugün sanat kamusallaştı

Örgülerle ustalaşıp arabesk bezeme yöntemi bulunduktan sonra; figürle betimleme yaparak arabeskin yanı sıra görsel anlatımı yazı ile yapan hikâyeler de ortaya çıkmıştır. Bir yıldızdan başlayarak dışarı doğru devam eden bezemede, çeperde birbirine girimli olan sembollerden merkeze dönüş ile Tevhid ve vahdet kavramları en iyi şekilde açıklanmıştır. Yine aynı dönemde Kufi yazının yanı sıra, Moğollardan İranlılara geçen minyatürü ve Hıristiyanların da kullandığı ebruyu kullanmaya başlamışızdır.

gHülya Hanım’a göre 15. yüzyıldan 17. yüzyıla kadar tebliğ misyonu yüklenmiş minyatürlerle sürmüştür İslam sanatı. 17. yüzyılda Fatih Sultan Mehmet; 2 İtalyan ressam Bellini’yi ve Zonaro’yu getirtmiş, ‘gül koklayan Fatih’ portresini yaptırmıştır. Bu dönemi Osmanlı’dan bir grup nakkaşın İtalya’ya gidişi takip etmiş, dönen nakkaşlar da minyatür ile resim arası bir sanat icra etmişlerdir.

Bu dönemin ardından oryantalist sanat hayata geçmiştir. 18. yüzyıla kadar sert ve sağlıksız bir görsel gerçeklik hakimdir sanata ve Cumhuriyet sonrası ise tamamen dünyevî ve kısır bir sanat ortamı vardır.

18. yüzyıl ile beraber, Aydınlanma Dönemi’nde sanatın düşünsel yönünün önemi keşfedildiği sıralar, Türkler de tamamen Batıdan etkilenerek, oryantalistlerden ders almaya başlamıştır. Konuşmacı bu durumu, ‘sanatın evrensel olmasına rağmen yerel kimlik kullanılarak da modern sanat yapılabileceğini’ söyleyerek eleştirdi. ‘Sanat günümüz iletişim platformlarında, insan istismarına daha da açık hale gelmiştir’ diyerek durumun vehametine dikkat çekti.

Kendisine göre sanatın iletişim fonksiyonu her daim vardı, fakat günümüzde toplumlar için daha yönlendirici bir öğe konumuna gelmişti. Son tahlilde bugün sanatın kamusallaştığını belirten Hülya Yazıcı  ‘güncel sanat ile yapılan açılımdan sonra İslam sanatını güzelce taşımak kavramsal sanata düşmüştür, kavramsal sanat da güncel olanın içinde olup onunla beraber yol almalıdır’ diyerek konuşmayı sonlandırdı.

 

Fatma Betül Demirel haber verdi

Yayın Tarihi: 29 Nisan 2013 Pazartesi 09:44 Güncelleme Tarihi: 29 Nisan 2013, 09:44
banner25
YORUM EKLE

banner26