Sanat eseri gönülden süzülerek ortaya çıkar

Turan Koç, BİSAV’daki seminerinde vahiy ışığındaki estetik düşüncenin en temel unsurunun tevhidi yakalamış olması olduğunu belirtti. Sevde Kaya, seminerden notlarını aktarıyor..

Sanat eseri gönülden süzülerek ortaya çıkar

 

Turan Koç, BİSAV’da ‘İslami Algı ve Düşüncede Estetik Boyut’ başlıklı konu üzerine altı haftalık seminer programının ilkini geçtiğimiz Cumartesi günü gerçekleştirdi.

İnsanı yüreğinden yakalayan üslubuyla Turan Hoca sözlerine besmele ile başladı. Konuşulacak olan konunun detaylı bir şekilde İSAM Yayınları’ndan çıkan İslam Estetiği kitabında yer aldığını belirtti. Kitabın adı hakkında açıklamada bulundu. Turan Hoca kitabın adının “İslam Estetiği” olmasının konuya sınırlama getirdiğini belirtti. “İslam Estetiği” yerine kendisi “Hüsn ü Cemal” adını verecekmiş kitaba.

Tarihimize baktığımızda estetik üzerine bir ders okutulmadığını ancak bunun estetiğin olmadığı anlamına gelmeyeceğini söyledi. Bizlerin estetiğin varlığını Süleymaniye, Isfahan, Tac Mahal gibi estetik zirvelerine bakarak anlayabileceğimizi belirtti. Estetik dersinin Batı’da ortaya çıkışını da şöyle anlattı: “Batı toplumlarında dinin devre dışı bırakılmasıyla, insanların Allah inancından mahrum kalması bir boşluk yaratmış ve bir şeylere sarılma isteği ortaya çıkmıştır. Bu noktada onlar için sanat anlam kazanmaya başlamıştır.”

Estetikte inançların etkisinin büyük olduğunu da belirtti Turan Koç. Sanat anlayışlarının bir temele dayanması konusunda şu sözlerini ekledi: “Sanat anlayışlarının temelinde belli bir kurucu kaynak vardır. İslam medeniyetinin de kurucu kaynağı Kur’an’dır. Bu medeniyetin tezahürlerini bizler cami, tezhip, hat gibi eserlerde görürüz. Bunların farklı yerlerde olması bizler için bir şey değiştirmez. Çünkü estetik ürünlerin altında yatan dünya görüşü, paylaştıkları ve ana unsurları birdir. Ortaya konan eserler bütünlük arz eder. Biçim dediğimiz şey form yani dildir. Farklı dillerde söylenmesi bizlerde farklı çağrışımlar yapabilir ancak bizi aynı noktada birleştirir. Sanat eserleri özün, mananın surete bürünmüş halidir. Ecdadımızın estetik tecrübeyi konuştukları ve estetik bir hayat yaşadıkları ortadadır. Kendi yaşadıkları estetik tecrübeleri o günkü yaşam koşulları ve tecrübenin ilk elden yorumudur. Kur’an’ın bize buyurduğu hakikat anlayışı ve idrakına yaslanarak eserlerini ortaya çıkarmışlardır. Varlık, bilgi ve değer telakkisi üzerinde durmuşlardır.”

Vahiy ışığındaki estetik düşüncenin en temel unsuru tevhidi yakalamış olmasıdır

Turan Koç, mevcut olma halinin farkına varılmasıyla vecd halinin başladığını belirtti: “Bilen ile bilinen arasında bir boşluk vardır. Bu boşluk vecd ile kapanır. Bu yüzden sanat eserleri gönülden süzülerek ortaya çıkar.” Kur’an’daki bilgi kavramı hakkında da şunları söyledi: “Kur’an’da belirtilen bilgi bilimsel bilgi değildir, hakikat bilgisidir. ‘Hiç bilenle, bilmeyen bir olur mu’ ayetindeki bilen kişi bilimsel bilgiyi elinde tutan değildir. Kur’an’ın belirttiği bilgiyi şu anki bilgiyle bir tutamayız.”

Turan Hoca, tevhid hususunda ise şunları söyledi: “Vahiy ışığındaki estetik düşüncenin en temel unsuru tevhidi yakalamış olmasıdır. Tevhid, Allah ile irtibat halinde olma halidir. Estetikte çoklukta birliği yakalamak en önemli olandır. Fatiha suresinde ‘İyyâke na’budü ve iyyâke neste’în’ derken (Ancak sana kulluk eder ve yalnız senden yardım dileriz), burda çoğulluğu görmekteyiz. İslam anlayışında estetik, mükemmeliyet üzerine kuruludur. İnsan kainatın kusursuzluğunu görür ve ona kusurlu bir şey yapmak istemez. Bunları düşünerek mükemmeli yakalamaya çalışır.”

Turan Hoca, İslam anlayışındaki estetik yaratmada Allah’ın Kemal, Celal ve Cemal isimleri üzerinde konuştu ve İbn-i Arabî’den bir aktarımda bulundu: “Allah’ın kelamında hiçbir ayet yoktur ki bunun bir kemal, bir celal, bir de cemal yönü olmasın. Bize teveccühte bulunur, biz de ona teveccüh ederiz. Bazen duyularımızla, bazen aklımızla, bazen ruhumuzla, bazen gönlümüzle, bazen de sırrımızla algılarız.”

“Estetik kavrayış, bedii tecrübe somut bir forma dönüştüğünde sanat eseri ortaya çıkmış olur. Önce ne söyleyeceğimiz içimizde dolar, birikir ve taşar.” İşte bu estetik anlayışların, duyuşların İslam ile kurmuş olduğu gönül bağını ilk seminerinde anlattı Turan Koç.

 

Sevde Kaya yazdı

Güncelleme Tarihi: 01 Kasım 2013, 15:49
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13