Salih bir kulun yaşantısı nasıl olmalı?

Yusuf Ziya Paşa Camii, Malatya merkezde yer alan en eski camilerden biri. Bu güzel cami, her pazar sabah namazından sonra değerli bir hocayı konuk ediyor. Bu haftaki konuğu ise, hadis üzerine ihtisas yapmış değerli hocalarımızdan Şemseddin Özaykan’dı. Şakir Gönülce yazdı.

Salih bir kulun yaşantısı nasıl olmalı?

 

 

Yusuf Ziya Paşa Camii, Malatya merkezde yer alan en eski camilerden biridir. Bu güzel cami, her pazar sabah namazından sonra değerli bir hocayı konuk ediyor. Bu haftaki konuğu ise, Medine İslam Üniversitesi mezunu, hadis üzerine ihtisas yapmış değerli hocalarımızdan Şemseddin Özaykan’dı. Sabah namazını da kıldıran Şemseddin Hoca, Salihler” konulu güzel bir sohbet verdi.

Allah'ın kendilerinden razı olduğu kimseler

Özaykan Hoca, Allah'ın razı olduğu, onlara değer verdiği ve onları bağışladığı kimselerin peygamberler, sıddıklar, şehitler ve salihler olduğunu belirterek sohbetine başladı. Peki, kimdir bu sıddıklar? Sıddıklar, peygamberleri en küçük bir şüpheye dahi düşmeden onları doğrulayanlardır. Bu konuda ilk akla gelen ise Ebu Bekir Sıddık'tır. Bir gün bazı kimselerin Ebu Bekir (ra)'a gelerek, “Senin arkadaşın Mescidi Aksa'ya gidip geldiğini, bir gecede göklere çıktığını söylüyor. Bizim bir ayda gidip geldiğimiz yolu senin arkadaşın nasıl olurda bir gecede gider gelir?” diye çıkışırlar. Hz. Ebu Bekir ise hiç tereddüt etmeden, “O söylüyorsa doğrudur!” diyerek, Hz. Peygamberi tastik etmiştir.

Sohbetin asıl konusu ve can alıcı noktası ise, Allah'ın kendilerinden razı olduğu kimseler olan salihlerdi. Özaykan Hoca salihlerin özelliklerini anlatarak sohbetine devam etti. Salih kulların iki özelliği vardır. Allah'ın hakkına ve kul hakkına son derece riayet ederler. Allah'ın hakkını gözetmek demek, verdiği onca nimete karşılık O'na şükretmek, emrettiği ibadetleri yerine getirmek ve O'nun adını bu dünyada yüceltmeye gayret etmektir.

Allah'ın öncelikle bizden istediği ise salih bir imandır. Sahih, şirke bulaşmamış temiz bir iman... Sahih bir imandan sonra salih ameller gelir. Salih ameller ise, Rabbimizin razı olduğu davranışların tümüdür. Bu konuda Hz. Peygamber bizim için en büyük örnektir. O nasıl yaşadıysa, bizim de öyle yaşamaya gayret göstermemiz gerekir. Salih bir kulun yaşantısı ise, Kur'an ve sünnete uygun olanıdır.

Bana kul hakkıyla gelmeyin!

Salih kulların, kul hakkına da fazlaca önem verdiklerini belirten Özaykan Hoca, ayrıca yüce kitabımız

Kur'an-ı Kerim'de kul hakkı üzerine birçok ayet olduğunu da sözlerine ekledi. Rum Suresi 38. ayette Öyle ise akrabaya, yoksula ve yolcuya hakkını ver. Bu, Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak isteyenler için daha hayırlıdır. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir!” Yolda kalmış bir insan müşrik de olsa üzerimizde hakkı vardır. Yine eğer müşriklere İslam’ın güzelliklerini ulaştıramamışsak, onların da üzerlerimizde hakları vardır. Kul hakkına riayet etmek, sadece insanların malına, ırzına dokunmamak değil, tüm insanların üzerimizde hakları olabilir düşüncesiyle hareket etmek ve varsa haklarını, hak sahiplerine teslim etmektir.

Namazlarda otururken Ettehiyatü duasını okuruz. Bu duada öncelikle yapılan tüm ibadetlerin, ister bedeni olsun, ister mali olsun tümünün Allah için olduğunu belirtiriz. Sonra Hz. Muhammed Mustafa (sav)'in üzerimizde olan hakları için O'na selam, rahmet ve bereket dileriz. Aynı dilekleri kendi üzerimize ve Allah'ın salih kulları üzerine yaparız. Namaz kılan bir insan her oturuşunda tüm salihlere dua eder. İşte bu noktada kendimizi sorgulamamız gerektiğini vurgulayan Özaykan Hoca, “Eğer salih bir kul isek, namaz kılan tüm insanların duasına mazhar oluyoruz!” diyerek bu güzel sohbeti noktaladı. Rabbim bizleri de salih kullarının arasına ilhak eylesin...

Caminin içinde çorba ikramı

Bu camide bu imkânları sunan, bu değerli hizmetleri veren başta cami imamız Yusuf Aslan Hoca’ya ve emeği geçen tüm münin kardeşlerime buradan teşekkürü bir borç biliyorum. Ayrıca bu camiyi dolduran din kardeşlerime de teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız... Doğrusu bu ve benzeri güzel hizmetlerin devam edebilmesi için, bu caminin her türlü desteklenmesi gerektiğine inanıyorum. En azından bu sohbetlere katılarak o muhteşem atmosferi teneffüs ederek, sohbetten bir şeyler hayatımıza tatbik ederek ve camileri doldurarak cemaat olduğumuzu, kardeş olduğumuzu hatırlamamız gerekir.

Sohbetten sonra ise, çorba ikramı vardı camimizde. Hemen yerlere kâğıtlar serildi, sofra hazırlandı. Hayatımda ilk kez camide bir şeyler yemiş oldum. Geçen haftalar simit ve çay ikramı vardı ama bu ikram camiinin avlusunda gerçekleşmişti. Namaz kıldığım yerde ilk defa yemek yiyecektim. Camilerin toplumumuzdaki gerçek yerini bulması açısından, bu olayın çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bu ilginç deneyim beni fazlasıyla memnun etti. Camiden çıkıp, sabahın ilk ışıklarıyla o temiz havayı ciğerlerime çekerken tarifi imkânsız bir haz içerisindeydim. Ne mutlu Allah'ın ve Resulünün yolundan yürüyenlere....

 

Şakir Gönülce yazdı

Güncelleme Tarihi: 21 Kasım 2013, 16:55
YORUM EKLE

banner19

banner13