Şakir Diclehan, Sezai Karakoç'a dair konuştu

Şakir Diclehan, ‘Sanat ve Düşünce Dünyasında Sezai Karakoç’ isimli kitabın ikinci baskısı dolayısıyla Babıali Sohbetleri'nde konuştu. Şakir Kurtulmuş etkinlikten notlarını aktarıyor.

Şakir Diclehan, Sezai Karakoç'a dair konuştu

Şakir Diclehan, Sezai Karakoç üzerine ilk çalışmayı ortaya koyan bir yazar. 1980 ihtilalinde akademik kariyerini yarım bırakmak durumunda kaldı Diclehan. Üniversiteyle ilişkisinin kesildiği bir dönemde yayınlandı Sezai Karakoç’la ilgili kitabı. Piran Yayınları’nca basılan kitap, Sezai Karakoç üzerine yapılan araştırmaların ilki olması bakımından önemlidir.

Kitap yayınlandığında yaşayan bir yazar hakkında böyle bir kitap yayınlanmamalı gibi çeşitli eleştiriler alan Şakir Diclehan, yaptığı çalışmanın önemine inandığı için eleştirileri dikkate almaz. Çünkü o bu eserle Sezai Karakoç’u anlatma ve anlamaya giden yolu işaret etmeyi, kendisini hiç duymamış, okumamış gençliğe onu duyurarak okunmasını sağlamayı amaçlamaktadır.

Kitabın ilk baskısının üzerinden 36 yıl sonra yeni baskısı oldukça genişletilmiş bir şekilde çıktı. Bu arada Sezai Karakoç’la ilgili yazılan pek çok eser, okul bitirme ve doktora tezleri hazırlandığına şahit olduk. Hakkında yazılan eserler arasında Ebubekir Eroğlu, Ali Haydar Haksal, Turan Karataş, M. Kevser Baş, Zafer Acar’ın kitapları hemen ilk anda hatırlanabilen değerli çalışmalar olarak anılmalıdır.

ESKADER’in her Perşembe sürdürdüğü Babıali Sohbetleri’ne 25 Şubat günü konuk olan Şakir Diclehan, ‘Sanat ve Düşünce Dünyasında Sezai Karakoç’ isimli kitabın ikinci baskısı dolayısıyla bir söyleşi gerçekleştirdi. Sezai Karakoç’la tanışmalarını, Diriliş dergisi ve Büyük Doğu’nun yayın hikayelerini, Üstad Necip Fazıl’la ilgili hatıralarını anlattı.

Sezai Karakoç'la ilk tanışma

Diclehan ve arkadaşları, üniversite tahsili için geldikleri İstanbul’da ismini duydukları ama kendisini tanımadıkları Sezai Karakoç’la tanışmak için bir bayram günü kendisini Sultanahmet’te oturduğu küçük eski bir evde ziyaret ederler. Sezai Karakoç kapı çalınmasına rağmen hemen açmaz. Son yayınlanan kitapları ile ilgili dava açılmıştır ve polislerce aranmaktadır. Üstad gelenlerin sivil polis olabilecekleri endişesiyle hemen açmaz; biraz sonra kapının ısrarla çalınması üzerine açar ve gelen misafirlerini içeriye buyur eder.

Bu ilk tanışma Şakir Diclehan üzerinde büyük iz bırakmış. Önemli kitaplar yayınlayan, yeni bir düşünce ve medeniyet inşası için çabalayan, bütün imkansızlıklara rağmen Diriliş dergisini yayınlamaya çalışan bu mütevazı insanın bu küçük evdeki yaşamı, misafirliği ve konuşmalarından çok etkilenir. Sezai Karakoç’u neden daha çok okumak ve onu anlamak gerektiğini daha iyi kavradığını düşünür ve o tarihten sonra sık sık kendisini ziyaret etmeyi sürdürür ve yanında bulundukları süre içinde onun konuşmalarından istifade etmeye çalışır.

Marmara ve Küllük kıraathanelerinde sabahlara kadar süren edebiyat sohbetlerine iştirak eder, orada Sezai Bey’le birlikte Mehmet Çavuşoğlu, rahmetli Abdullah Öztemiz Hacıtahiroğlu ile saatlerce süren edebiyat sohbetlerini takip etmenin zevkini yaşamıştır. Ramazan geceleri sahura kadar burada kalırlar, birbirlerine divan şiiri örneklerinden okurlarmış.

Bir gün Bediüzzaman Hazretlerinin İstanbul’a geleceğini ve Beyazıt Palas’ta kalacağını öğrenir Sezai Bey. Kendisini görebilmek için otele gider fakat etraf tamamen polislerce çevirildiği için otelin yakınına bile gidemeden geri döner. Isparta’ya gitmek istediği halde bunu da gerçekleştirme imkanı bulamıyor. Bediüzzaman Hazretleri için, “kabına sığmayan eşsiz bir deha, cesur, ömrünü İslam'a feda etmiş bir kahramandır” der. Allah demenin bile yasak olduğu dönemde iki kahramanın olduğunu ifade ederek birisinin Bediüzzaman Said Nursi, diğerinin de Üstad Necip Fazıl olduğunu söylermiş.

Necip Fazıl’la ilişkileri de çok iyidir Sezai Bey'in. Ona olan vefa ve bağlılığı had safhadadır. Onun edebiyat ve sanatla, fikirle olan meşguliyetini görünce yanından hiç ayrılmaz. Sezai Karakoç kimseye minnet etmeden kendi halinde yaşar.

Bugün büyük şair, yazar ve düşünürlere sahip olsaydı bu ülkeler...

Şakir Diclehan’a göre Sezai Karakoç’un en büyük özelliği yeni bir dille yazmasıdır. Yeni bir dille konuşmasıdır. Böyle insanların, değerlerin sayısı çok azdır. Bu yüzden onu anlatmayı bizim üzerimizdeki borç olarak niteledi Şakir Diclehan. Büyük Doğu’nun tam ortasındaki sayfaların birinde Sezai Bey'in, diğerinde de Mustafa Yazgan’ın yazılarının olduğunu söyleyen Diclehan, Büyük Doğu’daki yazıları da büyük bir merakla takip ettiklerini söyledi.

Sezai Karakoç, İslam ümmetinin yaşadığı acıları yüreğinde hisseder. Müslümanların kurtuluşunun ancak İslam birliği, İslam kardeşliği ve İslam medeniyeti ile mümkün olabileceğini söyler. Bağdat şehrinin Amerikalılar tarafından işgal edilmesini hazmedemeyen yazılar yazar. Şakir Diclehan da Arap ülkelerinin içinde bulunduğu durumu vahim olarak nitelendirdi. Yaşanılan acı olayların bu ülkelerde bugün büyük yazarların, şairlerin, düşünürlerin olmayışıyla alakalı olduğunu söyledi. Eğer böyle büyük şair, yazar ve düşünürlere sahip olsaydı bu ülkeler, kendi meselelerine sahip çıktıkları için bu acı olayları yaşamayacaklardı Diclehan'a göre.

Yaşanılan sıkıntılı süreçlerle ilgili olarak Üstad Sezai Karakoç’un daha olaylar yaşanmadan çok önceleri yazdığı yazıların önemi bugün daha iyi anlaşılmaktadır Şakir Bey'e göre. İslam milleti, İslam birliği, İslam kardeşliği, İslam medeniyeti kavramlarını şemsiye gibi üzerimizde hissedebildiğimiz an, yaşanılan olaylara bakışımızın değişeceği açıktır. Şakir Diclehan, aydınlarımıza büyük görevler düştüğünü de söyledi. Sezai Karakoç’un düşüncelerini, eserlerini daha iyi anlamak için daha çok okunması yönünde çabalar artırılmalı, gençliğin okuması sağlanmalıdır. Böylesi büyük düşünürlerin kıymetini bilmek, değerlerimize sahip çıkmak durumundayız. Onların çizdiği, inşa etmeye çalıştıkları medeniyet düşüncesi, dünya görüşü aydınlatıyor yolumuzu.

Şakir Diclehan’ın ikinci baskısı yayınlanan Sezai Karakoç kitabını bu düşüncelerle yeniden okumalıyız.

 

Şakir Kurtulmuş etkinlikten notlarını aktardı

Yayın Tarihi: 29 Şubat 2016 Pazartesi 12:03 Güncelleme Tarihi: 29 Şubat 2016, 12:03
YORUM EKLE

banner19

banner36