banner17

Sabah namazı kardeşliğin demlendiği yerdir

‪Ramazan Kayan, 13 Aralık Pazar günü sabah namazında Sultanbeyli Abdurrahmangazi Camii'nde düzenlenen buluşmada konuştu. Cihad Meriç notlarını aktarıyor.

Sabah namazı kardeşliğin demlendiği yerdir

Ümmeti sabah namazına giden gençler uyandıracak” başlıklı afişi görünce heyecanlandım. Bu muhabbetle kendimi 13 Aralık Pazar günü sabah namazında Sultanbeyli Abdurrahmangazi Camii'nde buldum.

Sultanbeyli Kardeşlik Platformu‬ tarafından organize edilen buluşmanın bu haftaki konuğu Ramazan Kayan hoca idi. Hoca'nın konfor bozucu konuşmasıyla önce uykumuz, sonra aklımız ve kalbimiz açıldı. Belki bir çok cümle tanıdıktı; fakat farkındalığın muhafazası için hatırlatmaya ihtiyacımız var. Konuşmadan bazı bölümleri yazının sonuna ekleyeceğim.

Namazdan sonra çorba ikramı oldu. Son olarak Suriye'ye üç tır un yolcu ettik. Beni en çok tırın birinin rüzgarlığında yazan "Allah Kerim" yazısı etkiledi. “Allah kerim” ve “bu günler de geçer ya Hu!” dedim içimden. Yeter ki biz imtihanı sağlam verelim. O yazıyı bir Suriyeli'nin okuduğunu hayal ettim.

Sabah namazını cemaatle kılmak

Nefsi devirmenin, şeytana düşmanlığın yolu sabah namazını cemaatle kılmaktan geçiyor. 40+1 yaşında öğrendiğim hakikat bu! Bir de muhabbet ve kardeşlik var azizim. Elimizde sihirli değnek yok; fakat namaz, muhabbet, kardeşlik çıkış yolumuzdur. Farklı dernekler Sultanbeyli'de buluşmuş ve iyilik adına birleşmiş, Elhamdulillah. Anadolu'nun farklı illerinde böyle birlikteliklerin olduğunu biliyoruz. Bu muhabbet artmalı ve yeryüzünü sarmalı; iyilik ve adalet adına kainatı imar etmeli. Bu işleri aşk-ı muhabbetle yapan herkesi selamlıyor ve sayılarının artması için dua ediyorum. Derdimiz hizmetse, rıza ise neden birleşmeyelim, birlikte hareket etmeyelim. Rabbim aklı selimi bize önder kıl, içimizden ve nesillerimizden iyiliğe liderlik yapacak güzel adamlar çıkar. Amin.

Ramazan Kayan'ın konuşmasından çeşitli notlar aldım. Hoca ilk olarak sabah namazının kardeşliğin demleneceği yer olduğunu ifade etti ve devam etti: “Namazdan önce tefekkür ederken aklıma Şeyh Ahmed Yasin geldi. Sağlık ve güvenlik nedeniyle kendisine evde kalması tavsiye edilir. O sabah namazına tekerlekli sandalye ile camiye gitmeye devam eder. Ve biliyorsunuz ki bu yolda şehit oldu. O mübarek iyi adam bize ne mesaj vermek istedi? Hamas'ın kuruluşunda ilk tavsiyesi 'mescid kurun, beş vakit namazı cemaatle kılın.' Hamas'a üye olmak isteyen gençlerden istenen, sır tutma ve sabah namazına cemaate devam. (Kassam tugaylarının gençleri bu kritere göre seçtiğini biliyoruz.) En güzel namaz, en güzel Kur'an, ölümle barışık yaşamak. Caminin ortası namaz yeri, bir kenarı kültür ve eğitim merkezi, diğer kenarı spor merkezi.” Size de külliyeyi hatırlatıyor mu hocanın bu sözleri?

Filistinliler şöyle söylermiş: "Bizde altı ezan okunur. Sizden farklı olarak teheccüd (gece namazı) ezanı da okunur."

Bir hafızlık merasiminde 24 bin çocuğun hafızlık törenine hazırlandığını gördüğünü söyleyen Kayan, “anketlere göre ülkemizde namaz kılan oranı yüzde yirmi. Bu bizi ne kadar dertlendiriyor?” diye sordu. Sevgili Peygamberimizin (as) tam altı ay Hazreti Fatıma ve Hazreti Ali efendimizin kapısına sabah namazına kaldırmak için gittiğini hatırlattı Ramazan Kayan. Bugün ise biz çocukların uykusunun bozulmasından korkuyoruz! Bireyselleşme ve dünyevileşme bizi cemaatten uzaklaştırıyor. Namaz ve Kur'an tek çıkış yolumuz.

Biz aç kalabiliriz; fakat namaz ve Kur'an'sız kalamayız”

Ramazan Hoca sözlerini şöyle sürdürdü: “Farklı bir coğrafyadan hatıramla bitirmek istiyorum. Arakan'a yardım faaliyeti için gitmiştik. Arakan mülteci kamplarına girmek istedik. Bu kamplara girmek yasak, çıkmak yasak. Bangladeş artık mülteci kabul etmiyor.

Ramazan günü zor şartlarda kampa girdik. Tel örgülerle çevrili alan. Çamur içinde yatıyorlar. 10 metre muşambanın bile servet olduğunu orada anladım. Yaprak ve otla besleniyorlar. Yağmur sularını dinlendirerek içiyorlar. O kamplar kapanmış değil, aynı şekilde devam ediyor. (İnsancıl dünyanın duyarlılığına dokunmuyor! C.M.) Baraka önünden geçiyorum, bir anne ve kız yanyana bir deri kemik oturuyorlar. Anne, kıza o şartlarda Kur'an öğretiyor. Biraz ileride mescid var. Ben orada mesajı aldım. Onlar 'biz aç kalabiliriz; fakat namaz ve Kur'an'sız kalamayız' diyor, bize öğüt niteliğinde bu mesajı veriyorlar. Tutundukları dal belli.

Arakanlı yetimlerle iftar ettik. Üç iftar var unutamadığım; Kabe'de, Kudüs'te ve Arakanlı yetimlerle yaptığım iftar. Karşımda küçük çocuk var, göz göze geldik. Dua et der gibi bir işaret yaptım. Okusa okusa kısa bir sure okur diye aklımdan geçiriyorum, o Kıyamet suresini okudu. 20-21. ayetlere geldiğinde daha derin gözüme baktı ve mesajı iletti. (Bu ayeti meraklısı okusun, buraya alacaktım, fakat merak öğrenmenin kardeşidir. Bakalım o küçük ama dağ yürekli çocuk ne mesaj vermiş. Bu yazıyı yazdıran da o yiğit çocuktur. Rabbim onu toplumuna lider kılsın. Amin. C.M.) Adı Muhammed İslam, yaşı altı. Binin üzerinde medrese var Bangladeş'te. İki milyon üzerinde öğrenci var (Rabbim onları muhafaza etsin, bizi onlara yar ve yardımcı kılsın. İşte tam da bu yüzden Andolu'ya sıkışıp kalamayız. C.M.)”

Dünyanın gözü Türkiye'de, ensar olması gereken Türkiye. Tüm mazlumlar için. Biz insanlık için gönderilmiş en hayırlı ümmet olma hedefi için çok mücadele etmeliyiz. Tüm çocukların velisi olduğumuzun bilincinde olmalıyız. Tüm çocuklarla ilgilenirsek, kendi çocuklarımız bize daha çok yaklaşır ve onlara en büyük iyiliği yapmış oluruz.

Bu buluşmalar çoğalsın ve buradan çıkınca görev alıp çıkanlardan olalım. Biz ilk olarak yazma görevini aldık. Rabbim hayra vesile kılsın. Amin.



Cihad Meriç notlarını aktardı

Güncelleme Tarihi: 16 Aralık 2015, 11:28
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20