Ravza-i Mutahhara'ya yakışmayacak çiğlik!

Ravza-i Mutahhara, insanların direklere sarılarak medet umduğu, mektuplar yazılıp atıldığı, mendillerin ve tespihlerin altın parmaklıklara sürüldüğü bir yer olmamalı..

Ravza-i Mutahhara'ya yakışmayacak çiğlik!

 

Kutlu şehir Medine-i Münevvere’ye her girişimde adeta o yıllar önceki Hatice’nin ayakkabılarıyla toprağa basmanın verdiği utancı hatırlayarak, ayakkabılarımı elime alıyorum yine. Ve yine insanların formalite icabı salâvat getirdiklerinde ellerini neden göğüslerine getirip götürdüklerini kavrayacak kadar kalbimi tutmanın telaşıyla; Sahabe-i Kiram edasıyla Rasulullah s.a.s.’i selamlarken büyümem… Bilmem, belki de sözler kifayetsiz… Rasulullah s.a.s. varken hadisi şerif ve ayet ile konuşamamanın acizliği…

Bu giriş de Allah namına olmalıydı, oldu da!Ravza-i Mutahhara'da yazılar

Mekke-i Mükerreme’den Medine-i Münevvere’ye gelirken bir şeyler duydum. Duyduklarımı bizzat görmek için adeta gözlerimi, kulaklarımı dört değil, bin kez açmaya çalıştım! Mescid-i Nebevi’ye gidince orada yıllardır hayatını sürdüren birkaç arkadaşımla buluştum. Ravza-i Mutahhara’da insanların direklere sarılarak medet umduğu, mektuplar yazılıp atıldığı, mendillerin ve tespihlerin altın parmaklıklara sürüldüğünün gerçekten olup olmadığını sordum. “Gözlerinle gör, gözlerini sil tekrar bak ve gör, sonra gözlerini tekrar sil, bak ve gör. Sünneti ihya et ve bak bakalım gerçekten var mı yok mu?” dedi.

Bu kez Rasulullah s.a.s.’i, mübarek halifeler Hazreti Ebubekir ve Hazreti Ömer Efendilerimizi selamlamanın usulü, erkânı başkaydı. Gönlümüzü saran bereket sanki savaş meydanına gidiyordu. Bir yanımız Hazreti Ebubekir edasıyla sukut ederek hurafeyi yok etme telaşında, diğer yanımız sünneti, ayeti boşa çıkaran, cahilce davranışlar karşısında kılıcını bir hışımla çeken Hazreti Ömer gibiydi… İlkin H kapısından, kıymetli Türk umrecilerimizin, hacılarımızın Ravza-i Mutahhara’daki bilgilendirme görevlisi olan Feyza Ablamızın yardımı ile gerekli mercilerden hanımların yüzünü çekmemek kaidesi ile fotoğraf makinemize izin alıyor ve Ravza-i Mutahhara’ya ilerliyorduk.

3 kez değil, 5 kez de silsek artık hurafeler konuşuyordu!

Daha kapıdan girer girmez Ravza-i Mutahhara güzergâhında bizleri Türkçe yazıyla “Hüseyin’e zihin açıklığı, büyük adam olsun”, İbranice “oğlum Tarık evlensin”, Arapça “komşum da inşallah gelebilsin, dua et Ya Rasulullah” ve dahası hitaplarla pervasızca yazılan sözler vardı. Daha da içeriye girdiğimizde “kalemini rica edebilir miyim” diyerek beyaz paravanlar üzerine rahatça isteklerini, sülalesinin adını soyadını yazan hanımları gördük. Rasulullah s.a.s.’in “cennetimden bir bahçedir” diyerek belirttiği direklere, çocuklarının sınava girecekleri kalemi süren insanları gördük ve fotoğraflamak istedik. Lakin aldığımız söze dayanarak peçesi olmayan hanımları kadraja alamadık.

Ravza-i Mutahhara'da yazılarŞimdi böyle yazarken gitmeyenler, gidip de gözleri başkasının ne yaptığını göremeyecek kadar huşu içinde Rasulullah s.a.s.’i selamlayanlar, hasret giderenler “yok daha neler, abartıyor, gerçekten öyle mi” diyebilir, normal karşılarız. Okuduğunuzda idraki gerçekten zor olan bir hal! İşte bu sebeple, Ravza-i Mutahhara’yı dahi, cahil, görevlileri zor durumda bırakan insanların arkalarında bıraktıkları halde fotoğrafladık.

Görevliler engellemekte güçlük çekiyor!

Hem de biliyor musunuz, yıllardır böyleymiş buralar! Görevlilere sorduğumuzda mücadele etmekte zorlandıklarını, sanki her geçen ay bu insanların çoğaldığını söylediler. Bu sebeple çare olarak, büyüyüp giden bu hali her dilden ve ırktan bir görevliyi başa getirmekle aşmaya çalıştıklarını gözlemledik. Her kafilenin rehberini, kafilelerini yalnızca namaz ve dua ile bilgilendirmelerini, içeriye girmeden evvel ziyaret adabını ve bilhassa asla paravanlara yazı yazılmayacağını, direklere bir şeyler sürülmeyeceğini, kâğıda yazı yazılıp atılmayacağına dair bilgilendirmelerini rica ederek, önemle vurgulayarak anlatmalarını hanım yetkililer şart koşmuşlar. Ayrıca karalanan paravanları sıklıkla değiştirmeyi, her bir direğin başına görevli koymayı ve son olarak da hanımlara açık olan şebeke-i saadeti maalesef hac zamanına kadar kapatarak girişi yasaklamayı uygun görmüşler.

Yeşil halı, Asr-ı Saadet günlerinden Rasulullah’ın sohbetine davet eder!

Ravza-i Mutahhara'da yazılar

Orada Hazreti Ömer r.a.’nın “Dicle’nin kıyısında bir kurt aşırsa bir koyunu, gelir de ilahi adalet sorar Ömer’den onu” sözleri aklımıza gelmedi değil! Halifelik bir yana, din kardeşliği hükmü ile hakikatli bizlere de, emanet olan İslam dinini ayakta tutmak adına bu meyanda çok iş düşüyor. Bir kişiyi uyarsak, bir kişiye gerçekten yaptıklarının şirk olduğunu anlatabilsek, kalemlerini kırıversek Rasulullah s.a.s.’in “kim ahir zamanda bir sünnetimi ihya ederse ona yüz şehit sevabı vardır” hadis-i şerifine inşallah nail olmuş oluruz.

Hem Rasulullah s.a.s., “evimle minberimin arası cennet bahçelerinden bir bahçedir” diyerek “burada bilinçli bir şekilde bulunan, namaz kılan veya başka bir ibadette bulunan, yaptığı işleri cennet bahçelerinden birinde yapmış gibidir” buyuruyor iken, nasıl olur da hulusi âşıkların kendilerini kaybederek, Rasulullah s.a.s.’e pek yakın oldukları bu kutlu mekânda ibadetlerle meşgul olmayız! Rasulullah s.a.s.’in sancağı altında, cennet bahçelerinden birinin içinde Rabbimize secde ederken; Asr-ı Saadet günlerinden kalma bir esinti ile gül kokusu yayılan, dilinden inci dizeleri dökülen, nurundan gözlerin gönüllerin şenlendiği sohbetlerle nasiplenebilmeyi istiyor ve diliyor olmayız.

 

Hatice Tüfekci “Efendimiz s.a.s.’i ve ehlibeytini çok seviyorum” diyerek yazdı

Güncelleme Tarihi: 22 Temmuz 2012, 23:52
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
ayşegül
ayşegül - 6 yıl Önce

2013 de ümreye gittim rabbim nasip etti annem kardeşim gelinimiz ve eşim vesile oldu allahıma şükürler olsun böyle igrenç hurafe batıl görüntülere raslamadım yalvarıyorum sünnetin farzı yapıyorsak hakkını verelim bu çarşaflı din kardeşlerim dışlarını kapatmış farz ı işlemiş olmuşlar ama hurafeden geri kalmamışlar allah yardımcımız olsun aminnnnnnnnn

Leyfunnur
Leyfunnur - 7 yıl Önce

Rabbim kalbimize yazilan RESULULLAH ASKini SILMESIN...

züleyha gelen
züleyha gelen - 7 yıl Önce

gidip oraya Allahım hacılara akıl fikir ve adap ver diye yazmak geçti içimden:)Alah resulünü de ehl-i beyti de sevmekten ayırmasın Rabbim bizi.

süheyb
süheyb - 7 yıl Önce

sonra suudi yönetimi ( sevmiyor ve diktatör kabul ediyorum ) yapışmaya yapıştırmaya ve yazmaya izin vermeyince aşırı dinci oluyorlar.

İLKNUR ARI
İLKNUR ARI - 6 yıl Önce

Sorun Suudilerin aldıkları önlemlerle önüne geçilecek bir sorun olmadığı düşünüyorum. Diyanetin Türkiyede önlem alması gerekir bence.Ancak, önemli başka bir mesele daha vardır ki, Kadınların Ravza ziyaretinde çektikleri izdihamdır.Resmen ezilme pahasına namaz kılmaya çalışıyoruz.Suudiler önce bu soruna bir çözüm bulsun. Suudi yönetiminin kadınlara bakışı açısı ile ilgili bir sorun olduğunu düşünüyorum.Bizlerde herhalde Suudi kadınların temel hak ve özgürlüklerine kavuşmalarını bekliyeceğiz.

İlhami Bor
İlhami Bor - 3 yıl Önce

Allahın selamı üzerinize olsun.2009 senesinde umre için mukaddes diyarlara gittim.Arafata gittiğimizde Arafat mikattır deyip ihram namazı kılan kadınlar mı dersin secdesi ayakta namaz kılan veya deve pislşkleri ile iç içe taşlara secde eden kadınlar mı dersin,işaret taşına isim,vasıf ve temenni yazanlar mı dersin deveci olup umrevileri dolandıran mı dersin hepsi orada cem etmiş!Önlemek içinçok söyledik ama itikadları çok sağlam! Kim dinler seni beni!Jabede temizleniyor,burada kirleniyor!

elifinci
elifinci - 2 yıl Önce

burayı hiç gezmedim ama çok güzel bir yere benziyor

banner19

banner13