banner17

Rasulullah başımızın tacı olmasın!

Ömer Tuğrul İnançer İnegöl’de konuştu: ‘Sosyal hayatta sünnet olmazsa ibadet bizi kurtarmaz.’

Rasulullah başımızın tacı olmasın!

 

AHİD (Aile Hayatını İyileştirme Derneği), Bursa-İnegöl’de mütevazı ve samimi biçimde çalışan derneklerden bir tanesi. Belli bir ritimde kararlılıkla ümmete hizmete etmek için çalışıyorlar. Aylık toplantılar ve seminerler düzenleyip, sözüne kıymet verdiğimiz büyüklerimizi İnegöl’e konuşmacı olarak davet ediyorlar. Nisan ayında olmamız sebebiyle, bu ayki konferans Peygamber Efendimiz ile ilgiliydi. Programa davet edilen zat ise Ömer Tuğrul İnançer idi. İsmini duyar duymaz bu programa katılmamız gerektiğini düşündük ve orada bulunduk.Ömer Tuğrul İnançer

O’nun 63 yaşında vefat ettiğini söylemek papağanlıktır

Ömer Hocanın her zamanki tatlı sert üslubu ile alışılmışın dışında bir konferans verdiğini az çok tahmin edersiniz. Sözlerine şöyle başladı: “Slogan bilgilerden kaçının!” Bu cümleyi duyduğumda, orada bulunmakla ne kadar isabetli bir iş yaptığımızı bir kere daha anlamış oldum. Ömer Hoca, “slogan bilgilerden kaçının” ibaresini biraz açtığında, salonda bir uğultudur yükseldi ki sormayın! Peygamberimizin kaç yaşında vefat ettiğini sormuştu ve her kafadan ayrı bir ses çıktı. 63 diyenler çoğunlukta idi. Ömer Bey birden hiddetlendi ve “63 demek papağanlıktır” diye çıkıştı. Takvimlerin insan icadı olduğunu, bu yüzden yanılma payının olabileceğini, araştırmadan, üzerine düşünmeden bazı bilgileri tekrarlamanın papağanlıktan öteye gidemeyeceğini söyleyen Ömer Hoca şunları da ekledi: “Rasulullah’ın hayatını kendi kullandığımız takvime adapte edemiyorsak onun yaşantısını nasıl kendi yaşantımıza örnek alacağız?” Ardından bir hesap yaptırdı. “632-571=61’dir, bu ise peygamberimizin hayatını kendi kullandığımız takvime, kendi hayatımıza adapte etmektir. Bu durumda peygamber efendimiz 63 değil 61 yaşında vefat etmiştir” dedi.

Böylesi ayrıntı bilgiler bizim ne işimize yarayacak diye düşünme ihtimalimize karşılık şöyle dedi: “Bu kadar basit bir ayrıntı hakkında bile doğru bilgiye sahip değilsek, Rasullullah’ın hayatını nasıl kendi hayatımıza örnek alacağız?” Cemiyetimizin asıl sorunlarından bir tanesinin de Rasullullah’ın hayatı hakkında bilgi sahibi olunmayışının yanında düşünüp tefekkür edilmemesi olduğunu söyleyen Ömer Hoca üzerine basa basa şunları zikretti: “Tefekkür İslam’ın asgari görevlerindendir, dinimizi evde seccadeye, sokakta cami duvarlarına hapsetmek doğru değildir”

Ömer Tuğrul İnançerRasullullah başımızın tacı olmasın!

Peygamber efendimizden başımızın tacı diye bahsetmenin dillere pelesenk olduğunun ve fakat bunun ne gibi anlamlara gelebileceğinin hiç düşünülmediğinin üzerinde durdu Ömer Hoca: “Bir insan başındaki tacı uyurken çıkarır, tuvalet banyo ihtiyaçlarını giderirken çıkarır, top oynarken çıkarır, koştururken çıkarır ki bir zarar gelmesin! Rasullullah işimize geldiğinde hayatımızdan çıkarılacak biri olmadığına göre onu öyle bir noktaya yerleştirmeliyiz ki, hangi halde olursak olalım, bizimle beraber olsun! Bu durumda Rasullullah’ın yeri başımızın üstü değil kalbimizin tam ortasıdır.” Vicdan sahibi bir insana hakikat tatlı bir üslupla bir bir anlatıldığında, asla kayıtsız kalınamayacağını ise o anda bir kere daha anladım.

Hangimizin Kevser’i daha büyük?

Rasullullahın hayatının Kuran’la paralel biçimde incelenmesinin ve tefekkür edilmesinin gerekliliğini vurgulayan Ömer Hoca, ilginç bir noktaya değindi: Hepimizin küçük yaşlarda ezberlediği Kevser suresi! Birçok tefsircinin “Kevser”i farklı biçimlerde yorumlamalarına örnek getirdikten sonra şunu söyledi: “Kur’an’daki ayetlerin muhatabı sadece Peygamberimiz değil, biz de o ayetlerin muhatabıyız, peki bize verilen Kevser nedir? O Rasullulah’ın ta kendisidir. Bu durumda hangimizin “Kevser”i daha büyüktür, hiç düşünüp, şükrettik mi?” Bu sözler gerçekten de salonda bulunanları bir kere daha düşünmeye, araştırmaya ve bilmeye doğru yönlendirdi. Konuşma esnasında fark edilmese bile program çıkışında insanların konuşmalarından ve hareketlerinden bu rahatlıkla anlaşılıyordu.

Peygamber ne kadar övülmeli?

Günümüzde Peygamber Efendimizi övmeyi bidat sayanların varlığından da söz etti Ömer Hoca. Müslümanların konuşma dilleri üzerine bir orandan bahsetti. Yüzde 44 oranında Urduca konuşanların hemen ardında yüzde 21 oranında Türkçe konuşanlar mevcut. Ve bugüne kadar yazılagelmiş naatların yarısından çoğunu, Müslümanlar arasında beşte birlik Türk lisanına sahip insanların yazdığından söz etti. Peygamberi övmek, onu selamlamak bidat olsaydı Ahzab suresi /56’da “Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber'e salât ediyorlar. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin, selam edin.”  şeklinde bir ifadeye yer verilmezdi. Öyle ya, hiç kimse öveceğini Allah kadar övemezdi.Ömer Tuğrul İnançer

Hayatın şifresi Nisa 80!

Nisa suresinin sekseninci ayeti olan “Her kim ki Peygambere itaat eder Allah’a itaat etmiş olur” ayetindeki “itaat” kelimesine dikkat çeken Ömer Tuğrul Bey, bu ayetin bir formül olduğundan bahsetti. “İtaat kelimesinin yerine ne koyarsanız, yani Peygambere ne yaparsanız Allah’a da onu yapmış gibi olursunuz”u izah etmeye çalıştı: “Her kim ki peygambere hakaret etti Allah’a hakaret etti’ dersek yalan mı söylemiş oluruz? Elbette hayır, zira Peygamberi kabul etmeyip hakaret eden kişinin Allah’a asi gelmeyen samimi bir Müslüman olduğundan bahsetmek mümkün değildir.”

Bir konferansı dinleyip de yüzme öğrenen var mı?

Ömer Hoca’nın söylediği sözler arasında altı çizilmesi gerekenlerden biri de şuydu: “Siz hiç bir konferansa gidip yüzme öğrenen birini gördünüz mü?” Bu elbette mümkün değildir. Salt konferans dinlemekle Rasullullah’ın hayatının anlaşılamayacağını söyleyen Ömer Hoca konuşmasını şu sözlerle nihayetlendirdi: “Sosyal hayatta sünnet olmazsa ibadet bizi kurtarmaz!”

Sözün özü arkaya yürek yakan bir fon koyup, dinleyenleri salya sümük ağlatmayı Peygamberimizi anma programı sananlara güzel bir örnek teşkil etti bu program. Öyle ki, program çıkışında, “şu hocanın kitaplarını biz de alalım bakalım başka neler öğreneceğiz” diyenleri görmek mümkündü.

 

Emine Yaşar haber verdi

Güncelleme Tarihi: 23 Nisan 2012, 13:55
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
derbeder
derbeder - 7 yıl Önce

ve son paragraflar vurur insanı... :)

akif benna
akif benna - 7 yıl Önce

"Sözün özü arkaya yürek yakan bir fon koyup, dinleyenleri salya sümük ağlatmayı Peygamberimizi anma programı sananlara güzel bir örnek teşkil etti bu program." sözün iffetini korumak, övgüde ve yergide haddi aşmamak tavsiyesiyle derim ki; böylesi bir konferansla ilgili haber metnine son paragraf yakışmamış.

ahmetmithat
ahmetmithat - 6 yıl Önce

Anlamaya da ihtiyacımız var anlamaya da. Üslubunuzu aman bozmayın.

banner8

banner19

banner20