banner17

Polat, Köroğlu gibi bakar

Edebiyat öğrencisi olmak adama neler öğretiyormuş. Köroğlu'na sınav için hazırlanan Hamdi Enes neler bulmuş neler.

Polat, Köroğlu gibi bakar

Türk Halk Edebiyatı dersi final sınavında Köroğlu’ndan sorumlu olmam sebebiyle Köroğlu ile ilgili birçok kaynak taramak zorunda kaldım. Bu kaynakları taradığım esnada aklıma gelen bir meseleyi yazıya dökmek gerektiği kanısına vardım.

Sınava çalışırken Beşir Ayvazoğlu’nun ‘Halk Şiirinden Tarihe’ ve Mehmet Kaplan’ın ‘Tip Tahlilleri’ eserlerinden faydalandım. Bu kaynaklardan hareketle Köroğlu’nu farklı bir bakış açısından hareketle sizlere anlatmak istiyorum.

KöroğluKöroğlu aslında bir eşkıya mıydı?

Köroğlu denince aklımıza ilk olarak başrollerini Cüneyt Arkın ve Fatma Girik’in üstlendiği Türk filminin gelmesi muhtemeldir ve doğrudur da. Bu filmdeki Köroğlu, Halk edebiyatına konu olan Köroğlu’na bağlı kalınarak tasvir edilmiştir. Zaten edebiyatımızda da, toplumumuzda da birbirinden farklı Köroğlu motifleri vardır. Şöyle ki; Ayvazoğlu Köroğlunu’nu hemen hemen bir halk kahramanı şeklinde –her ne kadar devlete başkaldıran bir celali de olsa-tasvir etse de, Kaplan Köroğlu’na bazı kaynakları delil göstererek homoseksüellik atfetmiş ve onu yozlaşmış bir alp tip olarak anlatmıştır. Bunlar meselenin akademik kısmıdır, doğruluğu veya yanlışlığını tartışmaya ben vakıf değilim. Ben Ayvazoğlu’nun kaynağından yararlanarak Köroğlu’nu farklı bir bakış açısıyla ele almak istiyorum.

Köroğlu, Başbakanlık Arşivlerinde asıl adı Ruşen olan ve Köroğlu adıyla ünlenen bir celali şeklinde karşımıza çıkar. 16. yüzyılda Bolu civarında yol keserek, soygunculuk yaparak ün kazanmıştır. 16. yüzyılda Osmanlı’da ekonomik yapının bozulması ve bununla birlikte halktan ağır vergilerin alınması Celali isyanları olarak tarihe geçen isyanlara ve başkaldırma hareketlerine sebep olmuştur. Devlete göre Köroğlu da bu isyancılardan biridir.

Efsaneye karışmış gerçek hikayeler…

Devletin gözünde isyancı bir kişi olan Köroğlu halkın gözünde zenginden alıp fakire veren, her zaman zalimlerin karşısında ve mazlumların yanında olan, zalim beylere karşı halkı savunan bir kahramandır. Buradaki çelişki çok da anlaşılmaz değildir. Bozulan devlete karşı halkı savunan ve devlete karşın halk için savaşan bir kahraman... Köroğlu halk için böyle bir anlam taşımaktadır. Ayvazoğlu bu durumu şu şekilde ifade etmiştir: “Köroğlu bir mit. Bir fikir, bir semboldür. Halkın zulme, haksızlıklara, yolsuzluklara karşı tepkisini somutlaştırdığı hatta hikâye ve efsanelerle büyülü dünyasında çaresizliğini yiğitliğe dönüştürerek belirli dönemlerde belirli kişilere giydirdiği bir kimliktir.” (Ayvazoğlu,1991,s.52)

Ayvazoğlu’nun belirttiği şekilde halk ağır vergiler ve zalim yöneticilerden -ki Köroğlu’nda Bolu Beyi’dir- korunmak için tepkisini Köroğlu adlı bir kahramanda somutlaştırmıştır. 

Köroğlu babasının intikamını almak için Kıratı ile dağa çıkmış, yanına Demircioğlu, Koca Bey, Bıyıklı Köse gibi yiğitleri de toplamış, halk içinde itibar kazanmış, zenginlerin kervanlarını soyarak fakir halka dağıtmış, ‘zalim’ Bolu Beyine, dolayısıyla devlete karşı halkı savunmuş bir isyancı ya da halk kahramanıdır. Bir yandan da koçaklamalar söyleyerek savaşçı kimliğinin yanında âşık kimliğini de ustalıkla yerleştirmiştir. Ve son olarak ‘tüfenk icat oldu, mertlik bozuldu’ mısraları ile ortadan kaybolmuştur. Ölmüş müdür ya da öldürülmüş müdür, kesin bir bilgi yok. Zaten bir mezarı da yok. Köroğlu’nun ab-ı hayat içtiği ve Kırklara karıştığı da rivayet edilir.

Ölüp ölmediği konusunda Ayvazoğlu  ‘Yaşayan birinin mezarı olur mu’ (Ayvazoğlu,1991,s.61) yorumunu yapmıştır. Evet, haklıdır da… Bir mit, bir fikir olarak geçmişi İskitlere dayanan Köroğlu hala yaşamaktadır.

Kurtlar Vadisi21. yüzyıl Köroğlusu: Polat Alemdar

Köroğlu bugün de karşımıza bir televizyon dizisinin kahramanı olarak çıkmaktadır. Şöyle ki; bu kahraman, devletin bekası ve varlığı için çalıştığını iddia eden ancak devletin kurumları tarafından suçlu ilan edilen, kanunsuz olarak adam öldüren, kendi kanunlarına göre infaz yapan, buna rağmen halk tarafından sevilen ve örnek alınan bir tiptir. 16. yüzyılda Bolu Beyi olarak karşımıza çıkan bozulan ve halka zulüm eden devlet bu dizide Ünsal Kemal ve Ersoy Ulubey olarak karşımıza çıkmaktadır. Köroğlu’nun yanındaki yiğitler 16. yüzyılda Demircioğlu, Koca Bey olarak karşımıza çıkarken, bugün bu kahramanların yerini  Abdulhey, Memati, Zaza, Baba Memduh ve Zülfikar Ağa’ya bırakmıştır. Bu kahramanlar her ne kadar karanlık işlerle uğraşsalar da izleyici/halk tarafından sevilmektedirler. Köroğlu tüfeğin icat edilmesini mertliğin bozulması olarak kabul eder ve kılıç kullanmaya devam eder. Dizideki kahramanımız ise mertliğin bir kenara koyulup düşmanın çocuğunun bile öldürüldüğü bu devirde hala mertçe savaşmaya çalışmaktadır. Yani kısaca, Köroğlu bugün karşımıza Polat Alemdar olarak karşımıza çıkmaktadır. Yukarıda her iki tip arasında birçok benzerlikler sıraladım. Yazdıklarım kimilerine hayal ürünü olarak gelebilir. Ama yazmak istedim yine de.

Köroğlu bir mit, bir fikir ve sembol olarak Polat Alemdar’da somutlaştırmıştır. Tıpkı Köroğlu’na olduğu gibi P. Alemdar’da kanunsuzdur ancak halk tarafından sevilir. Mazlumun yanındadır. Bu yüzden de Köroğlu’nun mezarı yoktur. ‘Yaşayan birinin mezarı olur mu?’

 

Hamdi Enes Akçay hayal etti ve yorumladı.

Güncelleme Tarihi: 02 Mart 2011, 12:59
YORUM EKLE
YORUMLAR
çökek
çökek - 8 yıl Önce

ben köroğlunu dindar birisi olarak düşünüyorum ama Polat'ın dinle alakası günümüzle eşit uzaklıkta..

Hamdi Enes Akçay
Hamdi Enes Akçay - 8 yıl Önce

Köroğlu'nun dindar olduğu düşüncesini neye dayanarak savunuyorsunuz bilemiyorum ama benim okuduğum kaynaklarda dindarlık noktası üzerinde durulmamış,eserlerinde de dini ögelere çok sık rastlanmaz.Polat Alemdar'ın dindarlığı noktasında Ömer Baba'nın oğlu olması mühimdir.

meryem
meryem - 8 yıl Önce

Köroğlu'nu Beşir Ayvazoğlu ciddiye alır ,Polat alemdar üzerine yazmaz ,hiç benzetmeye yapmaya gerek yok

Cahit
Cahit - 8 yıl Önce

Köroğlu deyince akla gelen Cüney Tarkın olamaz. Öyleyse yandı gülüm yanr gider keremin arpa tarlası. Filmin çekildiği yılları ve gösterimini biliyoruz. Köroğlunu tabiri caizse "piç" eden bir yeşilçam kurdelasıdır. Filmin Köroğlunu istismar ettiğini bilen bilir bilmeyen de böyle bir şey sanır.
Behçet Mahir diye bir zat vardı. Köroğlu anlatırdı. Ondan derlenen metin 500 sayfadan fazladır. Farklı rivayetlerle köroğlunu okumadan filme itibar etmeseniz Köroğlunu gücendirmemiş olursunuz.

banner8

banner19

banner20