Peygamber sevgisi var ama bilgisi yok

3. Naat Şiirleri Şöleni geçtiğimiz günlerde Bursa'da gerçekleşti. Metin Önal Mengüşoğlu ve Cevat Akkanat’ın hazırladığı programın şair konukları Nurettin Durman, Rasim Demirtaş, İbrahim Eryiğit, Murat Şahin, Abdurrahman Adıyan ve Celal Fedai’ydi. Ahmet Serin etkinlikten notlarını aktarıyor..

Peygamber sevgisi var ama bilgisi yok

Türkiye, Resul’ün dünyayı teşrifini her sene olduğu gibi, bu sene de büyük bir coşkuyla kutladı. Müminler, bir biçimde ona sevgi ve bağlılıklarını ifade ettiler. Bu ifade, herkesin kendi anlayışına, kendi meşrebine göre oldu.

Bursa, bu anmaların canlı bir biçimde yapıldığı illerimizden biri. Her yolun yolcusu, her meşrebin müntesibi kendi anlayışınca kutladı Resul’ün doğumunu. Hayatını şiirin biçimlendirdiği kişilerin onu anması da, elbette şiirle oldu.

İbrahim Paşa Kültür Merkezi'nde de Resul, naatlarla anıldı 26 Nisan Cumartesi gecesi. Metin Önal Mengüşoğlu ve Cevat Akkanat’ın organizesiyle gerçekleşen şiir şöleninin konukları Nurettin Durman, Rasim Demirtaş, İbrahim Eryiğit, Murat Şahin, Abdurrahman Adıyan ve Celal Fedai’ydi.

3. Naat Şiirleri Şöleni, Kur’an-ı Kerim kıraatiyle başladı. Kur’an-ı Kerim kıraatinin ardından kürsüye gelen Cevat Akkanat, edebiyatımızda Hazreti Peygamber sevgisi çevresinde gelişen bir edebiyat olduğu bilgisini vererek bu edebiyatın türleri hakkında genel bilgi aktardı. Süleyman Çelebi’nin Bursalı olmasının anlamlı olduğunu, Mevlid’in Bursa’da yazılmasının boş yere olmadığını söyleyen Akkanat, daha sonra sözü Metin Önal Mengüşoğlu’na bıraktı.

Nasıl bir Peygamber?

Programın açılış konuşmasını yapan Metin Önal Mengüşoğlu, konuşmasına Ahzab suresinin “Gökler ve melekler Nebi’ye salat ve selam ederler” ayetini okuyarak başladı. Metin Önal Mengüşoğlu, bu ayetteki salavat getirmenin anlamını iyice düşünmek, etraflıca sorgulamak gerektiğini söyleyerek bu salavat getirmeyi şöyle yorumladı: “Müslüman, aksiyon adamıdır. Bu ayette zikredilen salavat getirmek, bir kenara çekilerek onun adını anmak mıdır yoksa başka bir şey midir, bunu iyice tefekkür etmek gerek. Şimdi bir düşünelim: Ebu Cehil tarafından Resulullah’ın sırtına hayvan işkembesi atıldığında, Hazreti Hamza acaba bir kenara çekilip ona salavat mı getirdi yoksa hemen olaya müdahale ederek Ebu Cehil’i hırpaladıktan sonra Resul’ün üzerinden hayvanın işkembesini kaldırdı mı? Elbette ki Hazreti Hamza bir kenara çekilmedi ve o anda bir insan, bir mümin ne yapmalıysa onu yaptı, fiilen müdahale etti. İşte Peygamber sevgisi budur.”

Peygamber sevgisi var ama Peygamber bilgisi yok!

Yakın zamana kadar insanımızdan birçok bilginin gizlendiğini söyleyen Mengüşoğlu, insanımızda Peygamber sevgisinin hep olduğunu ama Peygamber bilgisinin maalesef hâlâ olmadığını söyledi. Onun tüm insanlar için ama özellikle de müminler için bir model olduğunu söyleyen Mengüşoğlu, bu yüzden Peygamberin hayatının iyi bilinmesinin şart olduğunu söyledi. Günümüzde özellikle bazı insanlar tarafından topluma anlatılan Peygamber’in, ardından gidilmesi mümkün olmayan, hayatı normal insanların yapamayacağı olağanüstü olaylarla örülü “Uçan Peygamber” olduğunu söyleyen Mengüşoğlu, oysa Kur’an’da da ifade edildiği gibi, onun da bizler gibi bir beşer olduğunun, bizler gibi bir hayat sürdüğünün unutulmaması gerektiğinin altını çizdi.

Mengüşoğlu sözlerini şöyle sürdürdü: “Günümüzde Peygamber sevgisini Peygamber bilgisiyle bütünleştirmemiz gerek. Çünkü günümüzde birçoğunun anlattığı Peygamber, yerde yürüyen değil havada uçan ve dolayısıyla da ardından gidilmesi mümkün olmayan bir Peygamberdir. Oysa Hazreti Peygamber de diğer tüm beşer gibi yiyen, içen, unutan hatta aldatılan biriydi. Ama onu farklı kılan, Allah’ın ayetlerine, Allah’ın vahyine muhatap olmasıdır. Allah ona unuttuğunu hatırlatıyor, yanıltıldığında uyarıyordu. Onu diğer beşerlerden üstün kılan, vahiy alması ve dünyada hiçbir insanın iman edemeyeceği kadar kuvvetle iman etmesidir, Allah’a sadık olmasıdır. İşte bizim Peygamberimiz böyle bir peygamberdir ve üstelik de bu Peygamber portresi hem Kur’an’da hem de hadislerde bu şekilde anlatılmaktadır. Bize düşen, sahih Peygamber bilgisine ulaşmaktır.”

Mengüşoğlu’nun bu konuşmasından sonra sırasıyla Nurettin Durman, Rasim Demirtaş, İbrahim Eryiğit, Murat Şahin, Abdurrahman Adıyan ve Celal Fedai Hazreti Peygamber sevgisini yansıtan şiirlerini okudular.

 

Ahmet Serin aktardı

Güncelleme Tarihi: 30 Nisan 2014, 10:49

Eslem Nilay Bozdemir

banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner26