Oysa insan hayatı tek bir ömre sığmaz

Murat Menteş, Bayrampaşa’da bir söyleşideydi, biz de oradaydık.

Oysa insan hayatı tek bir ömre sığmaz

Bugün yine trafik, yol, gürültü, aşk, okul, hukuk, şiir, edebiyat derken son zamanlarda ününü bir ehram azametiyle büyüten şair, yazar Murat Menteş’in Bayrampaşa Belediyesi’nde ‘Hız, eylem, ironi: Parçalanmış bir dünyada edebiyat ne işe yarar?’ konulu söyleşisinin olacağını haber alınca, yönümüzü derhal Aksaray Metrosundan Bayrampaşa’ya doğru çevirdik. Zira ismini dudaklarda mütemadiyyen duyduğumuz, romanlarını okuduğumuz Murat Menteş’i görüp, onu dinlememek olmazdı.

Sohbet’in konusu ‘Parçalanmış bir dünyada edebiyat ne işe yarar?’ olmasına rağmen yazar, sohbeti tek bir konu etrafında değil, daldan dala atlayarak şiirden, romandan, yazı tekniğinden, kıssalardan oluşturarak, insanların zihnini bir noktaya odaklamaktan sakındırır bir edayla dinleyicilerinin karşısındaydı. Zira farklı bir dili vardı Menteş’in. Ne tam kucaklıyordu dinleyenleri ne de tam olarak bırakıyordu.

Romanı şiir zenginleştirirMurat Menteş

Espri yapıp, bir çok konudan dem vuran Menteş’in sohbeti esnasında benim dikkatimin yoğunlaştığı konular onun roman yazmasında tekniği, ustalık eseri benzetmeleri mısralara nasıl aksettirebildiği, kelimeleri hizaya getirip onları nasıl bir sarraf  işçiliğiyle düzene koyduğu idi. Şiir de yazan Menteş, romanının daha muhteviyatlı olmasının  arkasındaki gizli gücün şiir olduğunu da belirtti. Çünkü şiir için kelime seçmek büyük bir titizlik gerektirir. Kelimeleri tek tek seçtiğin için bu konuda antrenmanlı olursun ve yeri geldiği zaman da bu en güzel mefhumlarla cümlelerle okuyucuya gülümsetirsin. 

İnsanların bu dünyada bir ideal peşinden koştuğunu dile getiren Menteş, “Korkma Ben Varım” romanının sonunda söylediği sözü tekrar etti: “Oysa insan hayatı tek ömre sığmaz.” İnsanların yapmak istedikleri için bir ömrün yetmediğini yineledi. Bu cümleleri sarf ederken Yahya Kemal’in şu mısraları terennüm etti dudaklarımdan: “Ömrü oldukça yürür her yolcu, varmadan menzile bir yerde ölür” Bu bağlamda, şiirin pınar başlarının tutulmuş olması ve insanın her istediğinin yapamaması gerçeği, kendisini şiirden romana doğru bir eğilime doğru sürüklediğini aktardı.

Orhan Gencebay sorusu

Bir saatten fazla süren sohbet sonrası vakti dar olan yazar, buna rağmen dinleyicilerden birkaç soru alıp cevapladıktan sonra da istekleri geri çevirmeyip ayaküstü,  kitap imzalatmak isteyenlerin kitaplarını imzalamayı da ihmal etmedi. Oysa Murat Menteş’e soracağım bir soru da ben de vardı. Sohbet esnasında soramadığım soruyu kapıdan aceleyle çıkarken sorma fırsatı buldum: “Orhan Gencebay dinlemeye ne zaman başladınız?” Çünkü Orhan Gencebay’ın Murat Menteş’te ayrı bir yeri olduğunu biliyordum. Verdiği cevap biraz muğlak, biraz farklı. Dedi ki: Annemin karnındayken. Aslında şaşılacak bir taraf olmadığı o zamanki müzikal sektörün ahvaline bakıldığında anlaşılır mahiyettedir. Sohbet bittiğinde Murat Menteş’in muhataplarına karşı nazik ve hoşgörülü tavrı dinleyiciler üzerinde tezahür ediyordu. Ne diyelim başarı merdivenlerini ehram azametiyle tırmanan Murat Menteş’e biz de kaleminin daimi olmasını niyaz edelim.

Uğur Altuntaş oradaydı

Yayın Tarihi: 23 Ekim 2011 Pazar 23:19 Güncelleme Tarihi: 23 Ekim 2011, 23:19
banner25
YORUM EKLE

banner26