Osmanlının uzun ömürlülüğünde vakıflar

Mehmet Genç Boğaziçi Üniversitesi'nde 'Osmanlıların uzun ömürlülüğünde vakıfların etkisi' başlıklı bir konferans verdi. Mustafa Runyun etkinlikten notlarını aktarıyor.

Osmanlının uzun ömürlülüğünde vakıflar

Final dönemleri gelince öğrencilerin nefes alıp da sınavlardan başka bir şeye ayıracak vakit bulabilmeleri pek mümkün olmuyor. Bu yüzden 19 Aralık 2014’de Boğaziçi Üniversitesi’nde Mehmet Genç’in verdiği “Osmanlıların Uzun Ömürlülüğünde Vakıfların Etkisi” başlıklı konferansın haber metnini yazmak da bugüne kısmetmiş. Gecikmeden dolayı herkesten özür dilerim.

19 Aralık’ta Boğaziçi Üniversitesi Rektörlük Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen bu konferans aslına bakılırsa pek çok açıdan ilki içerisinde barındırıyordu. Ama her şeyden önce ideolojik kaygılardan dolayı seküler hegemonyanın hâkim olduğu üniversite ve kurumlardan uzaklaştırılmaya çalışılan kıymetli bir ilim adamı yeterli olmasa da hak ettiği saygıyı görmüş oldu.

Bu kısa girişten sonra konferansın içeriğine dönmek bence faydalı olacaktır. Yaklaşık iki buçuk saate yakın süren bu konferans katılımcılar açısından çok verimli geçti. Vakıfların işlevi ve yapısı konferansın düzenlenmesinin temel gayesi gibi görünse de konferansı veren dimağ Mehmet Genç’inki gibi olunca konferansın içeriği bununla sınırlı kalamadı. Mehmet Genç öncelikle Osmanlı vakıf sisteminden ziyade Osmanlı iktisadi düşüncesinin ve daha geniş manada dünya görüşünün (Weltanschauung) anlaşılması gerektiğini söyledi. Bu sebeple Mehmet Genç Hoca Osmanlı Devleti’nin başlangıcından 19.yy’ın sonuna kadarki dönemi kapsayan genel bir özet geçmekle işe başladı. Öncelikle Hocanın sorduğu sorular şunlar oldu: Osmanlı Devleti ne zaman “Devlet-i âli Osmanlı” gibi bir ifadeye devlet arşivlerinde yer vermeye başladı? İkinci sorduğu soru Osmanlı’nın kurmaya çalıştığı yapıların tam olarak işlevi neydi ve bu yapılar kurulmaya çalışılırken nelere dikkat edildi? (Ki vakıflar meselesi bu soruda önem kazandı.) Hocamızın son olarak dikkat çekmek istediği husus “tüm bu çabanın altında yatan felsefe ve dünya görüşü nedir?” sorusu oldu.

Yukarıdaki sorulara cevap veren Mehmet Genç ve Erol Özvar Hocalarımız, konferansın bitimindeki sorular sayesinde konuyu daha da derinleştirdiler.

Mesele sadece verimlilikle alakalı değil

Konuşmaya önce Mehmet Genç Hocamız başladı. Hocanın pek çok tespitinin farklı ve orijinal olduğunu söylemekte fayda var. Mehmet Hoca, Osmanlının servet düşmanı değil ama paylaşımın ve kaynakların dağıtımının oldukça adil yapılmasına özen gösteren ve bununla birlikte devletin uzun ömürlü olmasını sağlayan bir yapı kurmaya çalıştığını söyledi. Bu ikinci söylediğine delil de Osmanlı belgelerinde yaklaşık olarak 15.yy’ın ortalarına kadar “Devlet-i Âli Osmanlı”, “Devlet ebed müdded” gibi ifadelerin geçmemesi. Bunun bilinçli bir tercih bağlamında yapıldığını belirten Hocamız daha sonra şunu söyledi: “Osmanlının kapitalizmin bu yıkıcı ve yakıcı etkilerinden sonra günümüzdeki bu sisteme evrilecek olmasını tahmin edebilecekleri belki de mümkün değildir. Ve evet şu anki varolan yani kapitalist sistemden kaynaklanan büyük bir zenginlik olduğunu da kabul etmeliyiz. Fakat benim Osmanlı mantığından anlayabildiğim kadarıyla Osmanlı bugünkü bu yapıyı tahmin etmiş olsaydı bile yaklaşık 200-300 yıllık bir süre zarfında bu kadar insanın fakirlik, açlık gibi sorunlarla yüz yüze gelmesine müsaade edemezdi ve bu sisteme geçmezdi.”

Daha sonra Hocamız devşirme usulünün hukuksal temellerine ve işleyişini anlattı. Sonra mesele vakıfların durumunu ve işleyişini konuşmaya geldi. Mehmet Hocamız vakıfların yukarıda anlatılan şeylerin yerine getirilmesindeki en önemli sacayaklarından biri olduğunu dile getirdi. Erol Özvar da vakıfların tıpkı birer “şirket mantığıyla çalıştığını” söyledi ve ekledi: “Vakıflar ilanihaye kıyamet kopana kadar ayakta tutulmak üzere kurulmuşlardır ve vakıflarda verimliliği ve devamlılığı sağlamak vakıfların kurulması kadar önemli bir fenomendir.” Bunun akabinde Erol Hocamız artık bir slogan haline gelmiş olan şu cümleyi eleştirdi: “Osmanlı verimliliği (efficiency) sağlayamayan kurumlar sebebiyle çöküş durumuna geldi ve kendi varlığını devam ettiremedi.” Erol Özvar, “Aslında bu cümlede fark edilmeyen bir hata var. Kurumlar ve bunların devam ettirilmesinin ardında sadece ekonomik sebepler değil aynı zamanda politik tercihlerin de rolü oldukça önemlidir. Bu açıdan mesele sadece verimlilikle alakalı değildir. Örneğin köleliği düşünün. Etkinliğini kaybetmesine rağmen bu kurumun bu kadar devam ettirilmesinin sebebi politik tercihlerden ileri gelmekteydi. Bu açıdan gelişen dünyada ve kapitalist anlayışın yayıldığı yıllarda vakıf yapısı özellikle korundu ve bunun ardında var olan yapıyı korumak gibi bir saikten ziyade daha karmaşık bir yapı var.”

Sanırım hocalarımızın verdiği bilgiler içerisinde dinleyicileri en çok şaşırtanlardan biri de şuydu: “1700’lerde dünyanın en büyük üç şehrini düşünün: Londra, Paris ve İstanbul. Bu şehirlerin de o dönemki nüfus sayılarının yaklaşık olarak yakın olduğunu söyleyebiliriz. O dönemde bu şehirleri gezen Avrupalı seyyahların bu şehirlere dair anılarından öğrendiğimiz çok önemli bir şey var: O zamanki nüfus bilgilerinden ve seyyahların verdiği bilgilerden faydalandığımız zaman Paris ve Londra’daki insanların yaklaşık %10’u dilencilik yapıyor. Fakat İstanbul’a baktığımız zaman bu sayı sadece 32’dir."

İki buçuk saatlik bu dolu konferansı burada yeterli derecede özetlemek mümkün olamayacağından bütün konferansı dinlemek isteyenler için konferansın ses kaydına şu adresten ulaşılabilir: https://www.dropbox.com/s/9mxrljb3h5ne2vs/Ses%20004.m4a?dl=0

Bitirirken, bu kıymetli konferansı düzenledikleri ve bizi çok önemli iki ilim adamı ile buluşturdukları için Boğaziçi İslam Araştırmaları Topluluğu’nu ve konferansın her türlü prosedür işiyle ilgilenen Boğaziçi Üniversitesi rektör danışmanı Prof. Fikret Adaman’ı kendi adıma tebrik ediyorum.

 

Mustafa Runyun haber verdi

Yayın Tarihi: 19 Ocak 2015 Pazartesi 17:01 Güncelleme Tarihi: 25 Mayıs 2018, 15:28
YORUM EKLE
YORUMLAR
Said
Said - 8 yıl Önce

Bu konferanstan haberdar etmeniz kadar konferansa ait ses kaydı linkini de paylaşmanız takdire şayan. Teşekkürler.

ÖKKEŞ KUL
ÖKKEŞ KUL - 8 yıl Önce

üstat Mehmet Genç hakkında siz haber verdikçe, ben de onunla nehir röportaj yapılıp yayınlanması gereği üzerinde durmaya devam edeceğim. Allah sizden razı olsun ki, bu tür haberlerle kıymetli hocamızın bir nebze de olsa gündemde kalmasını sağlıyorsunuz. hocamız kendisi yazmıyor, fakat onunla yapılacak mülakat bu deryadan hiç olmazsa dünyamızda bir katre kalmasını sağlayacaktır. ilgilisine önemle duyuruyorum. başta prof. Tevfik Güran hocamıza. tanıyanlar duyursun. lütfen, himmeten...

banner19

banner36