Orman ve roman nasıl mı bir araya gelir?

Murat Menteş katıldığı programda canını sıkan kahramanı öldürdüğünü söyledi.

Orman ve roman nasıl mı bir araya gelir?

 

Fatih Buluşmaları adı altında her ay düzenlenen söyleşilerde, sebebi seçilen mekânın nikâh salonu olması mıdır yoksa konukların renkli kişilikleri midir bilinmez yine neşeli, samimi bir buluşmaya şahit olduk.Fatih Buluşmaları

Bu ay Ali Ural’ın konuğu Dublörün Dilemması, Korkma Ben Varım romanlarıyla daha bir tanıdığımız ve pek de sevdiğimiz yazar-şair Murat Menteş’ti. Roman etrafında keyifli bir sohbet dinledik.

Romanda orman kanunları geçer!

Murat Menteş, “Güçlünün zayıfı ezdiği bir durum söz konusuysa eğer, burada orman kanunu geçer, deriz. Halbuki orman harika bir şeydir. Orman Bakanlığı vardır. Ormana bakarsa bir ev, daha caziptir. Aslında ormanda aslanlar kelebekleri yemez, kurtlar üzümleri parçalamaz; ormanda denge vardır. Bütün türler ormanda bir arada yaşar.” diye sözlerine başladıktan sonra romanın da tüm türlerden mürekkep bir yapıda olduğunu ifade ederek “Romanda orman kanunları geçer.” sözünün derinine indirdi bizleri.

Uyduruyorum

Ali Ural’ın “Romanda hangi kanunlar geçer?” sorusuna romanda gerçeklerden uyarlanmanın olduğunu ancak okuyucu açısından romandan etkilenmenin, romanı hayata taşıma becerisi göstermenin de gerekliliğini anlattı. Bunun yanında yazar olarak kendisinin istifade edilir düşüncesiyle baktığı metinlerinin okur süzgecinden geçerken farklı anlaşılmalara yol açmasına, ya da söylemediği sözlerin kendisine atfedilmesine de değindi.

“Nasıl roman yazarsın?” yazar adaylarının yazar yakaladığında sormadan edemediği sorulardan biridir. Ali Ural da buna yazarlık atölyelerinden aşina olmalı ki dinleyicilerin zihninden geçen soruyu geciktirmedi. Nasıl yazdığını içtenlikle “uydurmacılık yapıyorum.” diyerek açıklayan Murat Menteş, çizgi roman birikiminin kendisini nasıl beslediğini anlattı. Meğer genç yazarımız ilk çizgi romanın mağara resimleri olduğu tezini de ileri sürmüş.

Murat Menteş, Ali Ural

Her gün başka uyanıyorum

Derdini şiirle anlatan bir toplum olduğumuzu vurgulayan, romanın da uzak doğudan çıkıp batıda şekillenmiş bir tür olduğunu kabul eden yazar, yine de romanın özünün öyküleme olmasından yola çıkarak destan, ortaoyunu gibi türlerimizle ondan uzak olmadığımızı vurguladı. Menteş, kendini hangi karakterine benzettiği sorusunu yeni romanından ipuçları vererek cevapladı: Romanımdaki karakter gibi her gün nasıl biriyim diye uyanıyorum. Değişmeyen özelliklerim yok. Çoğul kişilikliyim.

Kendi tercih ve beğenileriniz olsun!

Murat Menteş, karakterleriyle arasındaki ilişkiyi “Canımı sıkanı öldürüyorum.” diyerek açıkladı ve esprilere, kritik anlara, farklı sahnelere okuyucuyu doyurmak adına dikkat ettiğini dile getirdi. Romanını ayrıntılarıyla planlamadığını ama sonuca kısmen bile olsa vâkıf olduğunu aktardı. Şımarıklık olarak algılanmaması temennisiyle kendisinin de bazen göz attığında romanlarına hayranlık duyduğunu söylemeyi de ihmal etmedi.

En beğendiği eserleri Türk edebiyatından, Ebüssüreyya Sami’nin Amanvermez Avni’nin Maceraları, Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın Kesik Baş’ı, Attila İlhan’ın romanları, Ahmet Mithat Efendi’nin Esrâr-ı Cinâyât’ı, Alper Canıgüz’ün romanları, Peyami Safa’nın Cingöz Recai gibi polisiyeleri olarak gösterdikten sonra yazar, okurlara da edebiyat adamlarından zihinlerinde birer takım kurmalarını tavsiye etti. Yazarların eserlerinden kendi beğeni ve ayıklamalarımızı yaptıkça konuşacak sözümüz olacağını söyledi.

Fatih Buluşmalarının bu ayında da dinleyicilerinin özellikle de roman meraklılarının oldukça istifade edeceği bir söyleşi gerçekleşmiş oldu, bize de notlarımızı paylaşmak düştü.

 

Ceylan Ergin notlarını aktardı

Güncelleme Tarihi: 04 Ocak 2012, 22:57
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Sevdenur Güleç
Sevdenur Güleç - 8 yıl Önce

Murat Menteş yazdıklarını okumaya doyamadıklarımızdan.. Yeni kitabını heyecanla beklerken, katılamadığımız bu organizasyondan notlar aktardığınız için teşekkürler..

Abdullah-Yusuf
Abdullah-Yusuf - 8 yıl Önce

Neredeyse tüm kitaplarını (hatta şöhret olmasından çok önce yayınlanmış "Kaosa Mütevazı Bir Katkı" vs gibi kitaplarını da) okumuş olduğumuz Murat abiyle bir söyleşi gerçekleştirmek istedik. Fakat çok şaşırtıcı bir tepki verdi. Buraya ayrıntıları yazmanın doğru olmadığını düşünüyorum; bu yorumu yazmamın nedeniyse, mutahabın görme ihtimali dolayısıyladır. Çeşitli dergi ve platformlarda yayınlamak için, samimi bir şekilde girişimde bulunduk. Tavrınız çok kırıcıydı, farkında mısınız? Umrunuzda mı?!

banner19

banner13