banner17

Organizasyonda emeği geçen herkese!?

Sultanahmet’te ralli heyecanı!? Üstüne bir de Cuma Cuma bangır bangır müzik yayını..

Organizasyonda emeği geçen herkese!?

 

Kamunun ortak kullandığı alanlarda bir şey yapılacaksa öncelikle o alanı en çok kullananların düşünülmesi gerekir. “Siz hep buradasınız, biraz da onlar şunu şunu yapsınlar” deyip oranın bir bakıma yerlilerinin rahatı, keyfi kaçırılmaz.

Diyeceğim şu ki; Allgau Orient isimli dünyanın en uzun klasik otomobil rallisinin yolu İstanbul’dan da geçecekmiş. Ralli hangi yollardan geçecek, ne yapacak, ne edecek birincil meselem değil. Fakat rallinin birincilik ödülü ilginç. İki hörgüçlü deve vereceklermiş birinci gelecek takıma. Bunu da geçelim. Gelelim asıl meseleye.Sultanahmet'te ralli

Sultanahmet meydanına bir sürü araba getirip, tam da cami girişine yığan zihniyet

Malum Cuma günleri Cuma namazına gidiyoruz. Sultanahmet Camii varken, insanın canı da başka yerleri çekmiyor doğrusu. Cami yolunda mecburen gözümüz önümüzde gidiyoruz. Bu da hepimizce malum. Yaz geldi, meydanlar et pazarı. Bu konuda yapacak pek bir şey yok. İnsanların zihniyetinin tamamen değişmesi ile temizlenecek bir şey.

Fakat Sultanahmet meydanına bir sürü araba getirip, tam da cami girişine yığan zihniyete karşı hoşgörülü olmak mümkün değil. Camiye giden yola bir yığın araba dizip misafirlere hürmet olsun diye ev sahibini rahatsız eden zihniyete eyvallahım olamaz. Secdeye giden ruhuma levye sallayanlara buğz etmek en tabii hakkım.

O arabalı, çadırlı, keşmekeş meydandan cami avlusuna girince bir sekinet atıldı sanki omuzlarıma. Cemaate ayakkabı poşeti dağıtan amca ordaydı. Elini öptüm. İmam efendi güzelce vaaz ü nasihat ediyordu. Ezanla baştan ayağa durulduğumu, dinlendiğimi hissediyordum ufak ufak.

Ne yani, bütün kapılar erkeklerin mi?

Maalesef bu da çok sürmedi, kapı önünde camiye sığmayanların yüksek sesle sitemlerine, üç kişilik yeri tek başına tapulayan isim koyamadığım insanların tavırlarına tekrar şahid olunca içim sıkıldı. Cuma namazı kılmaya gelen bir hanımefendi üst kata çıkmak için hepimizin arasından geçmek zorunda kalmaktan hoşnut değildi. Ben de hoşnut değildim. “Ne yani, bütün kapılar erkeklerin mi. Köy camilerinde bile bayanların girişi ayrı bir kapıdan oluyor. Bu çok da imkânsız bir şey değil” diye Sultanahmet'te rallidertlenirken imdadıma müezzin efendi yetişti. İç ezan, bilinen manasından başka bir de şunu söylüyordu sanki; “Müminler kardeştirler. Kardeşler birbirlerini gözetirler, birbirlerinin işini kolaylaştırırlar.”

Artık sükûn bulmuştum. Tesbih ve dua bittikten sonra imam efendinin cemaate bir müjdesi vardı. Bir hidayet haberiydi bu. Birinin daha gönlü hakikate açılmış, onu duyuruyordu. Kanadalı, tarih profesörü bir hanımefendi “Fatma” olmuştu. Hep birlikte tebrik ettik, dualarımızla. İmam efendi “welcome Fatma” dedi. Keyfime diyecek yoktu. Ne güzel bir cumaydı.

Hâsılı organizasyonda emeği geçen herkese…

Avluda yürürken, “Nasıl geldim, nasıl gidiyorum. Kafam bozuktu, keyfim yerinde çıkıyorum çok şükür” diyordum kendi kendime. Avlu bitmeye yakınken dışarıdan gürültülü bir müzik yayını doldurdu kulaklarımı. İçinde belden aşağı bir sürü söz geçen bir yabancı şarkı çalıyordu. Arabaların sayısı daha da artmıştı. Güç bela kendimi işyerine attım. Tam caminin dibinde böylesi bir organizasyon gerçekleştirmenin mantığını sorguladım.

Hâsılı organizasyonda emeği geçen herkese ve bir yığın makine ve çadırı cami yoluna dolduranların cümlesine teessüf ediyorum, kınıyorum.

 

Ahmed Sadreddin teessüfle bildirdi

Güncelleme Tarihi: 03 Mayıs 2017, 21:24
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
vy
vy - 7 yıl Önce

efendim,belki de camii yolunun böyle de bir hikmeti vardır...namaz kılma niyetiyle çıkılan yollarda böylesi tefekkürlere vesile olmuştur söz konusu durum.öyle ki aynı anda hem manevi bir feyz hem de modern zamanların kristalize olmuş zevk ve neşeleri aynı mekanı paylaşmaktadır.bu yanından da bakalım...

muzaffer tekin
muzaffer tekin - 7 yıl Önce

onlar bizim kutsalımızı tanımadan saygısızca çiğneyebiliyorlar,eğer biz bir pazar günü onların bilmem ne kilisesi önünde aynı organizasyonu yapmaya kalksak ne pahasına olsun izin vermezler, tüküreyim oraya o gün o saatte o saçma izni verene!

banner8

banner19

banner20