Okumanın sebebi gizli bir hazineyi keşfetmek

Yakından tanıyanlar bilir ki, Mustafa Kara, davet edildiği her yere gitmeyi kendisine görev bilen bir ilim erbabıdır. Bu kez de Bursa’da, Mihraplı Abdulkadir Can Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencileriyle buluştu Mustafa Kara Hoca. Ahmet Serin dinledi ve aktardı.

Okumanın sebebi gizli bir hazineyi keşfetmek

 

 

Yakından tanıyanlar bilir ki, Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Kara, davet edildiği her yere gitmeyi kendisine görev bilen, her fırsatta ilminin zekâtını hakkıyla ödeyen bir ilim erbabıdır. El uzatılacak bir ilmî/İslami organizasyon olup da Mustafa Kara Hoca’ya iş düştü mü, bunu kim tebliğ ederse etsin, Mustafa Kara Hoca için bu, mutlaka icabet edilmesi gereken bir davet hükmündedir. Yeter ki zamanı olsun, yeter ki şartlar elversin…

Bu kez de Bursa’da liseli öğrencilerle, Mihraplı Abdulkadir Can Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencileriyle buluştu Mustafa Kara Hoca. Onlara kâh “arkadaşlar” dedi, kâh “torunlarım” dedi, kâh “sevgili öğrenciler” dedi ve yine ilminin zekatını ödeyen bir âlimin nasıl olması gerektiğinin zirve örneğini verdi.

Mihraplı Abdulkadir Can Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencilerine, Allah’ın kitabını, Resul’ün kitabını ve Halifetullah’ın kitabını anlatı kalpten çıkıp kalplere ulaşan davudî sesiyle. Eğitimin ne olduğunu hem sözüyle hem de eylemiyle gösterdi herkese. İlginin hiç eksilmediği sohbetinde şunları anlattı Mustafa Kara:

Eğitimin asıl amacı nedir?

Söze kitap ile başlayan Mustafa Kara Hoca, o çok sevdiği üçlü tasnif ile sınıfladı kitapları. İnsan için önem taşıyan kitaplar hangileridir, sorularına cevap veren konuşmasında şu sözlerle seslendi gönüllere: “İnsan için okunacak üç kitap vardır: 1. Allah’ın kitabı (Kur’an-ı Kerim), 2. Peygamberin kitabı (hadisler), 3. Halifetullah’ın kitabı (Allah’ın yeryüzündeki halifesi olan insanın kitabı). İlk iki kitabı herkes biliyor ama üçüncü kitap nedir diye merak edenler olabilir. O da, âlimlerin, ariflerin, sanatkârların ürettiği bilgilerin yazılı olduğu kitaplardır. Bu kitapları yabana atmamalı çünkü âlimler ve arifler, peygamberlerin varisleridir. Âlimler ve ariflerin sözü, mirasçısı olduğu zata kadar gittiği için önemlidir.”

İnsan niçin okur?

Mustafa Kara Hoca, insanda dünyayı ve insanı anlayacak belli bir kapasite olduğunu ama insanoğlunun bu kapasiteyi kullanmadığını söyleyerek konuya dair şu sözleri söyledi: “Okumanın sebebi, gizli bir hazineyi keşfetmektir. Bu hazine, ilim-irfan, sanat ve fikir hazineleridir. Bu hazinelere sahip olan kişi ve toplumlar, kendi kapasitelerini üçe-beşe katlayabilir. Ve elbette eğitimin asıl amacı da, aklı ve kalbi ihya etmektir.”

Kalp nasıl ihya olacak?

Mustafa Kara Hoca, kendi kurduğu büyülü dünyasına, dinleyicileri de adım adım çekiyor, birbiri ardına aydınlığa açılan kapıları açıyordu zihinlerde. Kalp ihya olmalıydı, evet, ama nasıl? Bunun da cevabı, Kutlu Kitabımız Kur’an-ı Kerim’de vardı: “Büyüklerin kitapları, kutup yıldızı gibidir, insanlara hep doğruyu gösterir. Ama bu doğrulara ulaşmak bugünden yarına olacak bir şey değildir; uzun soluklu bir koşudur, emek ve çaba isteyen bir yolculuktur. Burada şunu da eklemek gerek: Faydalı ilim-faydasız ilim diye bir şey de yoktur. İnsanı ilgilendiren her bilgi ilimdir ve bütün ilimler de insanı ilgilendirdiği için değerlidir. İşte o ilimlere ulaşmak için gerekli olanları da Rabbimiz şöyle sayar: 1. İşiten bir kulak, 2. Hakikatı gören bir göz ve 3. Akleden bir kalp… “

Kuş, tek kanatla uçamaz!

Mustafa Kara Hoca, ilme ulaşmanın duraklarını ve bu durakları aşmak için donanacağımız şeyleri anlatırken, bu eğitimin tek taraflı olamayacağını, kalple beraber bedeni de eğitmek gerektiğini özellikle vurguladı. Bu eğitimin gerçekleşmesi için üç şeye daha ihtiyaç olduğunu da vurguladı Mustafa Kara Hoca: “Eğitim, hem beden hem de kalp için gereklidir. Eğitim denen şey, aslında, bir şeyi çok yaparak onu bünyemizin normal bir hareketi haline getirmektir. Bunu yapmak da kolay değildir, zordur. Bunu yapmak için de üç şeye ihtiyaç var: 1. Zaman, 2. Mekân, 3. İhvan.”

Zamana, mekâna ve ihvana dair…

Mustafa Kara Hoca, zamanın, mekânın ve ihvanın gerekliliğiyle ilgili şu açıklamaları yaparak sohbetini sonlandırdı:

“Eğer biz bu eğitime talipsek, bu eğitim için zaman ayırmamız gerekir. Üstelik de bu, bugünden yarına ayrılacak bir zaman değildir. Uzun bir zamandır. Yıllar gerektiren bir zamandır. Kısa yoldan elde edilmesi mümkün olmayan bir hazinedir eğitim. Bir de, bu eğitim için mekân gerekir. İnsanımız bu eğitime hep önem verdi. Şimdi bile, sizin hiç tanımadığınız ve sizi de hiç tanımayan bir sürü insan, sizler eğitim alasınız diye bir sürü para harcayarak bina yapıyor. Demek ki mekân da, eğitimin en önemli ayaklarından biri. Bunların hepsi de yetmiyor. Bir de ihvan gerek. Bu eğitimi paylaşıp müzakere edeceğiniz kardeşler ve size bu yolda rehberlik edecek bir hoca gerek… Bu hocanın kim olduğu veya ona ne dediğiniz önemli değil. Önemli olan, onun ilim ehli olması ve hak yolun yolcusu olmasıdır. Şimdi sizler, bu imkânların tümüne sahipsiniz ve bunun değerini bilmelisiniz; çünkü içinde bulunduğunuz yaş, en bereketli yaştır. Unutmayın ki, giden zaman geri gelmiyor. Bugünleri bir kez daha yaşama şansınız yok. O yüzden bu yola şimdi düşmelisiniz ki bu mübarek hazineyi keşfedesiniz.”

Katılımcıların diri bir ilgiyle dinlediği sohbet, Mustafa Kara Hoca’nın “Gençlerle Gönül Gönüle” kitabının BİHMED (Bursa İmam Hatip Mezunları Derneği) yetkilileri tarafından dağıtılmasıyla sona erdi.

 

Ahmet Serin aktardı.

Güncelleme Tarihi: 22 Kasım 2013, 13:25
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13